Kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın hazine adına tescili davasında, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin önceki bozma kararına uyularak verilen ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin önceki Yargıtay bozma kararına uyarak davanın kabulüne ilişkin verdiği karar, davacı idare tarafından yeniden temyiz edilmiştir. Davacı idare, temyiz dilekçesinde, Yargıtayın evvelki bozma ilamında belirtilen yönteme uygun yeni bir bilirkişi raporu alınmadığını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, taşınmazın kamulaştırma tarihindeki gerçek durumunun yeterince değerlendirilmediğini ve bedel hesabının hatalı olduğunu iddia ederek mahkeme kararının bozulmasını talep etmektedir. Özellikle askeri alan içinde olmasının değer azaltıcı unsur olarak kabul edilmemesi ve emsal karşılaştırmalarındaki hatalar ile AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/261 Esas, 2024/39 KararKARAR: KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 35 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına teciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın kıymetli ve gün geçtikçe değerlenen bir bölgede yer aldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin tespitini talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın askeri birlik sınırları içerisinde yer aldığını, idarece yıllardır taşınmazın kullanıldığını, bölgede yapılan yatırımların taşınmaz değerinde artış sağlandığını ve idarenin taşınmaz için ileride daha yüksek bedel ödememek için kamulaştırmak istediğini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 29.11.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2017/3459 Esas, 2019/774 Karar sayılı kararıyla başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2017/3459 Esas, 2019/774 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan ve dava konusu taşınmaza 250 metre mesafede bulunan Odayeri köyü 45 parsel sayılı taşınmaz dava konusu taşınmaz ile aynı özelliklerine sahip ve aynı konumda olup, Arsa Metrekare Rayiç Komisyonu tarafından takdir edilen 2016 yılı emlak vergisine esas metrekare rayiç bedelleri eş değer olduğu hâlde, dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacının değerine etki etmeyeceği gözetilmeksizin, askeri alan içerisinde bulunmasının değer azaltıcı unsur olarak kabul ederek, emsal taşınmazla dava konusu taşınmazın en az eş değerde olabileceği düşünülmeden, daha değersiz kabul eden bu rapora göre hüküm kurulması ve Avrupa İnsan Haklari Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf isteminin esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamında belirtilen yönteme göre bilirkişi raporu alınmadığını, bedelin fahiş olduğunu, taşınmazın kamulaştırma tarihindeki durumunun gözetilmediğini, kamulaştırma bedelinin doğru hesaplanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.