Yargıtay 2. Ceza Dairesi, karşılıksız yararlanma suçundan beraat eden sanık hakkındaki kararı hukuka uygun bularak, katılan vekilinin temyiz başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Sanık hakkında "karşılıksız yararlanma" suçundan verilen beraat hükmüne karşı, katılan vekilinin, kaçak tespit tutanağının suçun unsurlarını kesin olarak ispatladığı, sanığın suçu işlediğinin sabit olduğu ve bu nedenle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu değerlendirilmiştir; yapılan incelemede, bölge adliye mahkemesince verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddedilerek usul ve yasaya uygun olan söz konusu beraat kararının onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 2025/1143 E., 2025/1986 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, kaçak tespit tutanağı uyarınca suçun unsurlarının oluştuğu, tutanağın mahiyeti gereği aksi ispat olunana kadar kesin delil sayılan belgelerden olup sanığın atılı suçu işlediğini ispatladığı, sanığın suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek incelemede;Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.