Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf başvurusunun reddi üzerine Yargıtay tarafından onanmasına dair temyiz incelemesi.
Özet: Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının delil yetersizliği, hukuka aykırı delil elde edildiği, suç unsurlarının oluşmadığı, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiği ve teşhisin delil niteliği taşımadığı gibi gerekçelere dayanan temyiz istemi incelenerek, hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/13222 E.  ,  2025/19765 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2372 E., 2025/1863 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin mahkûmiyet kararının yalnızca iddianameye konu edilen vakıalara ve müşteki beyanına dayandırıldığına, sanığın savunmasının ve olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesinin ihmal edildiğine, hükmün somut ve kesin delile değil, kuvvetli şüphe ve varsayımlara dayandığına, sanığın cebindeki telefonun açtırılmasının ve dinlenmesinin hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, teşhisin delil değeri taşımadığına, sanığın cezai ehliyeti ve dil bariyerinin göz ardı edildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.