Kefalet sözleşmesinden doğan rücuen alacak talebiyle banka borcunu ödeyen kefilin, asıl borçluya karşı açtığı icra takibine itirazın iptali ve tazminat davası, görevsizlik kararı sonrası uzman mahkemece incelenen tarafların iddiaları.
Özet: Bu hukuki evrak, davalı şirketin banka kredisine kefil olan davacının, şirketin borcu ödememesi üzerine kendi cebinden yaptığı ödemeyi rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davacı, borcu kendisinin ödediğini belirtirken, davalı ise kredinin aslında kendisi adına davacı tarafından kullanıldığını iddia ederek davanın reddini talep etmekte ve bankacılık mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlığın ihtisas mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilmektedir.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/189 Esas
KARAR NO : 2025/226
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 07/03/2025
Mahkememizde görülen Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı hakkında İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasıyla ... Bankası A.Ş ... Şubesi ile 03.08.2016 tarihinde akdedilen kredi borcunun kefalet sebebiyle ödenmesinden kaynaklı alacak ile başlatılan icra takibinin durduğunu, davalı şirketin ticari amaçla çektiği banka kredisine kefil olan müvekkilinin tüm borcu tek başına ödemesi sebebiyle asıl borçluya rücu ettiğini, müvekkilinin mali müşavir olduğunu, müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin bireysel dostlukları ve güven ilişkisi nedeniyle müvekkilinin, davalı şirketin kredisine kefil olduğunu, ancak daha sonra aralarında husumet oluşması sebebiyle davalı şirketin kredi sözleşmesinden kaynaklı borcu ödemediğini, tüm borcun müvekkilinin üzerinde kaldığından bahisle davalı hakkında başlatılan icra takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Öncelikle görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile ... Bankası arasında 03.08.2016 tarihinde kredi sözleşmesi akdedildiğini, ancak bu kredinin tamamen davacı tarafça kullanılmak üzere çekildiğini, kefil olmasının nedeninin de zaten kredinin kendisi için çekilmiş olmasından kaynaklandığını, davacının yazlık ve daire satın aldığını ve doğrudan eşinin üzerine satın aldığını, davacının kredi dolayısıyla gelen tüm parayı kendisinin kullandığından bahisle açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarihli ve ... E.- ... K. Sayılı verilen görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiş, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2025 tarihli, ... E. - ... K. Sayılı gönderme kararı gereği "Dava dışı ... Bankası A.Ş ... Şubesi ile davalı şirket arasında arasında 03.08.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, Genel Kredi Sözleşmesine davacının kefil olduğu, dava dışı ... Bankası A.Ş ... Şubesi tarafından krediler kapsamında kaynaklanan borcun asıl borçlu davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle kefil olan davacı tarafça ödendiği iddiasıyla Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı kefalete dayalı rücuen alacağın tahsili için davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, davacının, borçlunun takibe itirazı nedeniyle iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarih ve 1232 Karar nolu kararı ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde belirtilen uyuşmazlıklarda 15/12/2021 tarihi itibariyle İzmir ilinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirildiği, davaya konu uyuşmazlığın temelde 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtisas alanına girdiği" gerekçesiyle mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizce ... E. numarasını almıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyanın incelenmesinde; dava, kefil sıfatı ile davacı tarafından ödenen banka borcunun rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucunda itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkindir.
25/11/2021 tarihli 1232 numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca "Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına," karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilinin, davalı tarafından bankadan kullanılan kredinin teminatı için kefil olarak imzaladığı borcu ödediği ve bankadan alacağı bu şekilde temlik alması sonucunda, asıl borçlu-davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibinde borçlu davalının borca itiraz neticesinde takibin durması sonucunda itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki ilişkinin kefalet iç ilişkisinden kaynaklandığı, davanın taraflarının banka kredisi kullanım aşamasında kefil olan davacı ile asıl borçlu şirket-davalı olduğu, bankanın bu davada taraf olmadığı görülmüştür.Davanın Bankacılık Kanunundan kaynaklanmayan, keza yukarıda belirtildiği üzere temelde ki bir kredi sözleşmesi yahut bunun fer'i edim yükümleri bağlamında çek taahhüt borcu, gayri nakdi risk benzeri bankacılık ve kredi sözleşmesi kaynaklı olmayıp davacının salt genel hükümlere göre davalıya karşı açtığı bir itirazın iptali davası olduğu, taraflara bankacılık kanunu uygulanmayacağı, Türk Borçlar Kanunun kefalete ilişkin TBK 596 vd.maddelerinin uygulanacağı, bu itibarla da yargılamanın ihtisas anlamında Bankacılık Mahkemesi olarak değil de genel hükümlere göre görülmesi gereken bir dava olduğu nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine, işbölümü anlamında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İzmir BAM ... hukuk dairelerine tevdine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Mahkememiz ile evveliyatta karar veren İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı hasıl olmakla dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRELERİNE TEVDİNE,
4-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
5-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
6-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren tarafların yokluğunda 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı