Ziraat Odası kayıtları ve Bağ-Kur tarım sigortalılığına dayalı yaşlılık aylığı talebinin tespiti davasında bozmaya uyularak verilen kararın onanması.
Özet: Tarım sigortalılığı tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açılan davada, davacının ziraat odası kayıtlarının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle reddedilen yaşlılık aylığı başvurusuna ilişkin olarak, ilk derece mahkemesi bozma kararına uyarak davacının 26.07.2011 tarihinden itibaren 1534 gün isteğe bağlı sigortalı olduğunu tespit etmiş ancak emeklilik talebini reddetmiş; davalı kurumun kararın yetersiz inceleme nedeniyle bozulması yönündeki temyiz itirazları, mahkemenin bozmaya uygun davrandığı ve önceki kararların oluşturduğu kazanılmış haklar nedeniyle yeniden inceleme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/151 E., 2024/492 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili, davacının 18 yaşından itibaren tarım işi ile uğraştığını, 13.11.1997 tarihinden itibaren Ziraat Odası üyesi olduğunu, davacının devamlı çiftçilik yaptığı için 2011 yılında çıkan Kanun ile 05.05.2011 tarihinde 3539 günlük Bağ-Kur hizmeti borçlanarak 12.315,00 TL ödeme yaptığını, 16.03.2017 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından 01.10.2008 öncesi Ziraat Odasındaki kaydının usulsüz olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini belirterek davacının borçlanma işleminin kabulü ile 01.04.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının 15.06.1998 tarihli müstahsil makbuzuna göre 01.07.1998 tarihinde tescilini yaptırdığını, davacının sadece Ziraat Odası kaydının bulunup, başka destekleyici kaydının bulunmadığını, Ziraat Odası kayıtlarının usulüne uygun olmadığından tahsis talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2017/340 E., 2019/228 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının 01/08/1998-30/04/2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur'lu olduğunun tespiti ile aksi Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2022 tarih ve 2021/1695 E., 2022/1268 K. sayılı kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususlarının ayrıntılı olarak araştırılması, buna göre sigortalılık şartlarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 26.07.2011 tarihinden itibaren 1534 gün isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, tahsis talep tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığı yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2025tarihinde oy birliğiyle karar verildi.