Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, hayvan bakıcısı işçinin tazminat ve alacak taleplerinde iş kanunu kapsamı ve iş mahkemesinin görevi konularında tarımsal faaliyet istisnalarını dar yorumlayan kararı.
Özet: Yargıtay, bir mandırada hayvan bakıcısı olarak çalıştığını iddia eden davacının kıdem, ihbar, fazla mesai, izin, bayram/genel tatil, kötü niyet ve hafta tatili alacakları taleplerine ilişkin davada, yerel mahkemenin iş aktinin haksız feshedildiğine hükmetmesini, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğunu belirterek bozmuştur. Kararda, İş Kanununun 4. maddesindeki istisnalar gereği 50den az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinde İş Kanununun uygulanmayacağı, ancak tarım işleri dışındaki ek görevler veya belirli istisnai durumlar varsa Kanunun geçerli olabileceği ve bu istisnai hükümlerin işçi lehine dar yorumlanması gerektiği vurgulanmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2010/13238 E.  ,  2012/25817 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, kötüniyet tazminatı ile hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkete ait mandırada hayvan bakıcısı olarak 01/02/20 05... /12/2007 tarihleri arasında çalıştığını, işveren tarafından iş aktine haksız şekilde son verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, izin ücreti alacağı, bayram genel tatil alacağı, kötü niyet tazminatı ve hafta tatili alacağının faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf, davacının 01/01/2006 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldıktan sonra bir daha işe devam etmediğini, işten kendi isteği ile ayrıldığı için kıdem, ihbar, kötü niyet tazminatı talep edemeyeceğini, iş yerinde vardiya usulü çalışıldığını, davacının fazla mesai alacağı, tatil alacağı ve hafta tatili alacağı taleplerinin de reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere göre iş aktinin davalı tarafından haksız feshedildiğini kabul ederek edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı tarafca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur.
Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir (Yargıtay 9.HD. 25.3.20 08... / 9975 E, 2008/ 6368 K.).
Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.
Buna göre;
1.Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
2.Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde,
3.Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde
4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde,
çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.
Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir.
Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11- 10... .05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır.
Somut olayda davacının davalı işveren nezdinde hayvan bakıcısı olarak çalıştığı sabittir.
Öncelikle davalı iş yerinin 4857 Sayılı Yasa ' nın 4/a maddesi kapsamında olup olmadığı araştırılarak görev hususunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile İş Mahkemesi sıfatıyla karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre; davalı iş yerinin İş Kanunu kapsamında olduğu kabul edildiği takdirde davacının talep döneminde birden fazla işveren nezdinde çalıştığına ilişkin hizmet cetveli dikkate alındığında bu iş yerleri ile davalı işveren arasındaki ilişki araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece kabul edilen hizmet süresine göre 01/05/2006 tarihinden itibaren davacının çalışması görülen iş yerlerinin kime ait olduğu ve bu iş yerlerinin davalı işverenle aralarındaki ilişki araştırılıp tespit edilerek buna göre davacının hizmet süresinin tespit edilmesi gerekirken bu araştırma yapılmadan tüm sürenin davalı işveren nezdinde geçtiğinin kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.