Hırsızlık suçundan verilen hükümlerin istinaf incelemesinde onanmasının ardından, sanıkların delil yetersizliği temyiz talebini Yargıtay 2. Ceza Dairesi reddedip kararı onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme karşı sanık müdafiinin, müvekkilinin eylemi gerçekleştirdiğine dair somut delil bulunmadığı, başka bir sanığın ifadesiyle çeliştiği, kolluk tutanağının destekleyici unsurlardan yoksun olduğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları mahkemece incelenmiş, bölge adliye mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilerek, temyiz nedenlerinin yerinde görülmeyip esastan reddedilmesiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16581 E.  ,  2025/19781 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/733 E. 2022/1932 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz talebinin diğer sanık ...'nun beyanında, olay esnasında sanık ...'in motosikleti kullandığını, kendisinin böyle bir eylemde bulunacağından haberi olmadığını ikrar ettiği, dosyada hiçbir somut delil eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini göstermediği, şüpheye yer vermeyecek şekilde fiilin sanık tarafından işlendiğine dair akıllarda soru işareti bırakmayan bir delil bulunmadığı, daha sonra kolluk tarafından her ne kadar telefonun sanık tarafından yere atıldığı tutanakta düzenlenmiş ise de bu tutanağı destekleyecek hiç bir somut unsurun olmadığına yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz talebinin Bölge Adliye Mahkemesince suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kabulünde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı şeklindeki tespitinin doğru olmadığı, sanığın mahkeme safhasında olayı kendisinin gerçekleştirdiği yönünde beyanda bulunmuş ise de kolluk tarafından tutulan tutanak ve dosya içerisindeki diğer delillerden sanığın olayı gerçekleştirmediğinin sabit olduğu, dosyadaki hiç bir somut delilin eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini göstermediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.