Trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsiline ilişkin davada, işverenin kusur tespiti ve tazminat yükümlülüğünün onanması.
Özet: Trafik-iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilini talep eden davacı kurumun davası, başlangıçta reddedilip istinafta onaylanmasına rağmen, Yargıtayın iş güvenliği ve kusur oranlarına ilişkin detaylı bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle bozması üzerine, ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek davalıdan yasal faiziyle birlikte 76.880,49 TL peşin sermaye değerli gelirin tahsiline hükmetmiştir; bu karara karşı hem davacı hem de davalı vekilinin yaptığı temyiz başvuruları, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uygun davrandığı ve kararın kanuna uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilerek, davayı kabul eden hüküm onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/8597 E.  ,  2025/15003 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/32 E., 2024/492 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı Kurum 04.04.2013 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili iş kazasının meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını, gerekli bütün önlemlerin alındığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli ve 2014/351 E., 2019/178 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı/birleşen dava davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2021 tarih ve 2019/2377 E., 2021/813 K. sayılı kararı ile davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; mahkemece, öncelikle iş yerindeki çalışma koşulları, çalışma düzeninin nasıl olduğu, sigortalının daha önceki günlerdeki seyir durumu, sigortalının kullandığı aracın marka ve modeli ile periyodik bakım ve onarımından kaynaklanan hata olup olmadığı, uykusuzlık, yorgunluk yönünden uygun çalışma ortamının sağlanıp sağlanmadığı hususlarında detaylı incelemeyi içerecek şekilde olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, bu bağlamda işverenin ve sigortalının kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporunun alınması, ayrıca dosyada mevcut tüm raporlar irdelenerek çelişkilerin giderilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 76.880,49-TL peşin sermaye değerli gelirin 10.07.2014 ödeme onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir
Davalı vekili, kaza olayında kusurlarının olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.