Vakıf adına kayıtlı taşınmazın imar uygulaması sonrası derneğe haksız tescili ve iyi niyetli üçüncü kişilere satışı nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası.
Özet: Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, mazbut bir vakfa ait olduğu iddia edilen tarla vasıflı taşınmazların imar uygulaması neticesinde dernek adına yolsuz tescil edildiği, ardından üçüncü kişilere devredildiği ileri sürülerek tapu iptali ve vakıf adına tescil talep edilmiş; ilk derece mahkemesi, taşınmazların gerçekten vakfa ait olduğuna ve dernek adına yapılan tescilin hukuka aykırı olduğuna hükmederken, davalı bireylerin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğuna karar vermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2024/4351 E.  ,  2025/4331 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/867 E., 2024/652 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/1122 E., 2023/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... Mahallesinde bulunan Vakıflar Genel Müdürlüğünün mazbut akar kütüğünün 13. sırasında kayıtlı 3 11... parsel sayılı 26.189,00 m² yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak 9 94... , 9 95... , 9 96... , 9 99... , 10 00... , 10 01... , 10 13... , 10 13... , 10 14... parsel sayılı sayılı taşınmazların oluşturulduğunu ve davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği adına tescil edildiğini, sonrasında 10 14... parsel sayılı taşınmazın 10 14... ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla tevhit edilerek 10 14... nolu pasele dönüştürüldüğünü, daha sonra bu taşınmazın ifraz işlemi sonucu 10 14... ve 8 nolu parsellere ayrıldığını, üzerinde kat mülkiyeti tesisli altı katlı betonarme binanın bulunduğu 470,90 m² yüz ölçümlü 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, üzerinde üç katlı bina bulunan arsa vasıflı, 495,33 m² yüz ölçümlü 8 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya kaydedildiğini ileri sürerek davaya konu taşınmazların davalılar adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptali ile ........ Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 18.10.2016 tarihli dilekçesi ile davalarını ıslah ettiklerini bildirerek dava konusu taşınmazlarda ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği adına yapılan yolsuz tescilin düzeltilerek taşınmazın gerçek maliki olan... Mescidi Vakfı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili; ... vakfının tüzel kişiliğinin tespiti gerektiğini, taşınmazın kadastro tutanağında vakıf şerhinin bulunmadığını, bu nedenle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili davalıların iyi niyetli üçüncü kişiler konumunda olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki korumadan yararlanmaları gerektiğini, Kooperatif Mahallesi 5 74... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 5 74... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı iken tevhit edilerek 10 14... parselin oluştuğunu, davalı ...'ın 10 14... parselin 210, 14... 'lik bölümünü, davalı ...'in 10 14... parselin 170, 13... 'lik bölümünü davalı dernekten iyiniyetle satın aldıklarını, daha sonra 10 14... ve 10 14... parsellerin tekrar tevhit ve ifraz edilerek 10 14... ve 8 nolu parsellere ayrıldığını, 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına, 8 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kaydedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği vekili; davalı derneğin kamuya yararlı bir dernek olduğunu ve Siirt ... Vakfının halefi niteliğinde bulunduğunu, taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğunu, uygulama sonucu oluşan yeni parsellerin dernek adına tescil edildiğini, anılan imar uygulaması işleminde yasaya aykırılık bulunmadığını, ... Vakfının kuruluş biçiminin ve taşınmazın vakfa özgülenip özgülenmediğinin tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli 2014/1164 Esas, 2016/844 Karar sayılı kararı ile; Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıf malları taşınmaz kütüğünün 13. sırasındaki ............ 3 11... parsel sayılı taşınmazın... Vakfı'na ait olduğuna dair kayıt ile, .........de aynı vakıf adına......... Mahallesi 85... ve 2 parsel sayılı taşınmazların bulunması ve dava konusu taşınmazın tarla vasfındaki haliyle... adına olan tapu kaydının imar uygulaması sonrasında davalı dernek yöneticisinin tek taraflı beyanı üzerine taşınmazların malik adının, davalı davalı Dernek olacak şekilde değiştirilmesinden dava konusu taşınmazların mülkiyetinin... Mescidi Vakfına ait olduğu halde yasal ve haklı bir neden bulunmadan davalı dernek adına tescil edildiği sonucuna ulaşıldığı, İmar uygulaması ve davalı derneğin hisse satışı sonucu davalı ... ve ......... adına tescil olunan 10 14... ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki ......hissesinin ise, davalı dernek yönetimi tarafından devredildiğinden gerçek kişi davalıların tapu siciline itimat ilkesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişi konumunda oldukları kanaatine varıldığı, davacı ... Müdürlüğünün vakfa ait mal varlığının korunması ve yönetimi konusunda yetkisi dolayısıyla hukuki yararının bulunduğu değerlendirilerek belirtilen nedenlerle davalı ....... Tüzel Kişiliği adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptaline, iyi niyetli oldukları değerlendirilen gerçek şahıslara ait tapu kayıtlarının iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiş, söz konusu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli 2017/1560 Esas, 2017/1141 Karar sayılı kararı ile; " .... Davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği yönünden istinaf başvurusu nispi karar ve ilam harcına tabi olduğu halde maktu karar ve ilam harcı yatırılmış, mahkemece eksik harcın tamamlattırılması yönünde ihtaratta bulunulması üzerine davalı dernek vekili 10.02.2017 havale tarihli dilekçe ile, davalı derneğin herhangi bir geliri olmadığı gerekçesi ile dairemizden adli yardım talebinde bulunmuş, dairemizin 12.04.2017 tarihli ve 2017/350-351 Esas, Karar sayılı kararı ile adı geçenin bu yöndeki talebi reddedilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde itiraz yoluna başvurulmadığından ret kararı kesinleşmiş, bu kerre eksik harcın tamamlattırılması için dosya Dairemizin 11.05.2017 tarihli ve 2017/480-451 Esas, Karar sayılı kararı ile mahkemesine iade edilmiş, mahkemece istinaf harç ve giderlerinin tamamlaması yönünde davalıya usulüne uygun ihtaratta bulunulmuş, davalı süresinde istinaf harç ve giderlerini tamamlamamış, bu nedenle mahkemece 13.06.2017 tarihli ek kararla davalının istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı da yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmamış, bu şekilde davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma Ve Güzelleştirme Derneği yönünden istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiştir.
Dava, "yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil" talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir." gerekçesi ile davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği yönünden istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleştiğinden adı geçenin istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma ilamında belirtilen eksikliklerin tamamlanması nihayetinde sonuç olarak; .......... Mahallesi 9 94... - 9 95... - 9 96... - 9 99... - 10 00... - 10 01... - 10 13... - 10 13... parsel sayılı taşınmazların (ifrazdan önce 3 11... parsel numaralı taşınmazın) yasal bir dayanak bulunmaksızın Siirt... Camii Yaptırma, Onarma, Koruma ve Güzelleştirme Derneği adına tescil edildiği anlaşıldığından tapu kaydının iptali ile Siirt... Mescidi Vakfı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı derneğin hisse satışı sonucu davalı ... ve .............. adına tescil olunan 10 14... ve 8 parsel sayılı taşınmazlardaki, davalıların kendi taşınmazlarından gelen hisse miktarlarının düşülmesi sureti ile dernekten devraldığı hisseler saptanarak değeri belirlenmiş, bu hisseler davalı dernek yönetimi tarafından devredildiğinden gerçek kişi davalıların tapu siciline itimat ilkesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişi konumunda oldukları kanaati ile devraldığı hisseler yönünden tapu kayıtlarının iptaline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Dernek vekilleri istinaf başvurusunda (davalı Derneğin adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebinin reddedildiği, itiraz üzerine dosyanın Gaziantep BAM 2. HD'ne gönderildiği, itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği görülmüş olup) bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın davalı tarafından istinaf edildiği, davalının süresinde istinaf harç ve giderlerini tamamlamadığı, bu nedenle Mahkemece 13.06.2017 tarihli ek kararla davalının istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı da yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmadığı, bu şekilde davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği yönünden istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiği, bu durumda, ilk hükmü istinaf eden ancak istinaf itirazları reddedilen davalının daha aleyhe olmayan ikinci hükmü istinaf etmekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve ........ Derneği vekilinin istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise davaya konu ............. Mahallesi, 9 94... parsel, 9 95... parsel, 9 96... parsel, 9 99... parsel, 10 00... parsel, 10 01... parsel, 10 13... parsel, 10 13... parsel sayılı taşınmazların davalı dernek adına oluşturulan tescilinin yolsuz olduğu saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğu gibi, esasen bu yönde davalı dernek tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir istinaf başvurusu da bulunmadığından bu hususun istinaf edilmemek sureti ile kesinleşmiş bulunduğu davalılar ... ve ... yönünden ise yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalıların kayda dayanarak iktisapta bulunan iyiniyetli "ikinci el" malik oldukları saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; davalılar ........ ve .............yönünden iyiniyet araştırması yapılmadan, adlarına kayıtlı 10 14... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın tamamen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın 1988 tarihli kadastro tutanağının kesinleştiğini, hem bu tarihten sonra hem de öncesinde taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğünce kullanıldığını ve yargılama sırasında mahkemeye gönderilen kira sözleşmelerinden görüleceği üzere çeşitli şahıslara kiraya verildiğini, taşınmazın vakıf taşınmazı olduğunun yöre halkı tarafından açıkça bilindiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Dernek vekili temyiz dilekçesi ile; istinaf taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin doğru olmadığını, usulsüz bir şekilde kararın kesinleştirildiğini, bu nedenle yok hükmünde olduğunu, davanın yasal süresinde açılmadığını, ayrıca görev yönünden yanlış mahkemede açıldığını, mahkeme kararının tamamen eksik ve hatalı incelemeye dayandığını, bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu, davalı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, yatırılan istinaf harçlarının iadesine karar verilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu kök 3 11... parsel sayılı 26.189,00 m² yüz ölçümlü tarla vasıflı taşınmazın evveliyatı itibarı ile mayıs 1932 tarih ve 367 sayılı tapu kaydına istinaden ........ adına kayıtlı olduğu, 27.06.1985 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı Dernek adına tespit edildiği, itiraz üzerine 23.06.1988 tarihinde kadastro komisyonunca yapılan inceleme sonucunda tespitin iptal edilerek tapu kayıt maliki ...adına tesciline karar verildiği, kararın itiraz edilmeyerek 10.10.1989 tarihinde kesinleştiği ve 16.09.1989 tarihinde ...adına tescil edildiği, 27.07.2010 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu taşınmazın 9 94... , 9 95... , 9 96... , 9 99... , 10 00... , 10 01... , 10 13... , 10 13... , 10 14... parsellere ayrıldığı ve yine tapu kayıt maliki ........ Saat adına tescil edildiği, davalı dernek temsilcisinin 25.04.2011 tarih ve 1555 sayılı tescil istem belgesi ile müracaatı üzerine Tapu Müdürlüğü'nce taşınmazın... adına tapuya tesciline dayanak teşkil eden Mayıs 1932 tarih ve 367 sayılı tapu kaydı ile kadastro komisyon kararı gözardı edilerek... adına olan taşınmaz malik kaydının Siirt... Camii Yaptırma, Onarma, Koruma ve Güzelleştirme Derneği olarak değiştirildiği, 10 14... parsel sayılı taşınmaz haricindeki taşınmazların halen davalı dernek adına kayıtlı olduğu, ifraz sonucu oluşan 10 14... parsel sayılı taşınmazın 10 14... ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla birleştirilerek 10 14... parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu, sonrasında bu taşınmazın ifraz işlemi sonucu 10 14... ve 8 no lu parsellere ayrıldığı, davalı Derneğin dava tarihindeki değeri 42.149,88 TL olan 10 14... parseldeki 10507/23545 hissesini 09.01.2012 tarihinde taşınmazın diğer hissedarı davalı ...’a 3.712 TL bedelle, dava tarihindeki değeri 34.124,67 TL olan 10 14... parseldeki 5671/16511 hissesini 31.01.2012 tarihinde taşınmazın diğer hissedarı davalı ...’e 3.100,00 TL bedelle satış sureti ile temlik ettiği, bu şekilde üzerinde kat mülkiyeti tesisli altı katlı betonarme binanın bulunduğu 470,90 m² yüz ölçümlü 7 parsel sayılı taşınmazın tam hisse ile davalı ... adına, üzerinde üç katlı bina bulunan arsa vasıflı, 495,33 m² yüz ölçümlü 8 parsel sayılı taşınmazın tam hisse ile davalı ... adına kaydedildiği, davaya konu taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıf taşınmaz mallar kütüğünün 13. sırasında “...Vakfı” adına kayıtlı olduğu, Vakıflar Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında “...Vakfı” na ait bir vakfiyeye rastlanamadığı, ancak “... Mescidi Vakfı” adı ile atik şahsiyet kaydının tespit edildiğinin bildirildiği, Siirt İl Dernekler Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında, Siirtte “Siirt... Camii Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği” adında bir dernek bulunmadığı, “Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği” adında bir derneğin bulunduğu ve 02.11.1977 tarihinde kurulduğunun bildirildiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile ...in vakfeden olduğu, ... Vakfı’nın aynı vakıflar olduğu, bu vakfın... tarafından kurulduğu anlaşılmaktadır.
Belirtmek gerekir ki; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı olan 18.10.2016 tarihli ve 2014/1164 Esas, 2016/844 Karar sayılı kararının davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından istinafı sırasında nispi karar ve ilam harcının yatırılmadığı, Mahkemece eksik harcın tamamlattırılması yönünde ihtaratta bulunulması üzerine davalı dernek vekilinin 10.02.2017 havale tarihli dilekçe ile, davalı derneğin herhangi bir geliri olmadığı gerekçesi ile adli yardım talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2017 tarihli ve 2017/350-351 Esas, Karar sayılı kararı ile adı geçenin bu yöndeki talebinin reddedildiği, bu karara karşı süresi içerisinde itiraz yoluna başvurulmadığından ret kararının kesinleştiği, bunun üzerine eksik harcın tamamlattırılması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2017 tarihli ve 2017/480-451 Esas, Karar sayılı kararı ile Mahkemesine iade edildiği, Mahkemece istinaf harç ve giderlerinin tamamlaması yönünde davalıya usulüne uygun ihtaratta bulunulduğu, davalının süresinde istinaf harç ve giderlerini tamamlamadığı, bu nedenle Mahkemece 13.06.2017 tarihli ek kararla davalının istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği, bu karara karşı da yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmadığı, bu şekilde davalı Siirt ... Yaptırma Onarma Koruma ve Güzelleştirme Derneği yönünden istinaf talebinin reddine, kararın istinaf edilmemiş sayılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmakla; davalı Dernek vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Dernek vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı ... İdaresi harçtan muaf bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.