Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuk cinsel istismarı ve hürriyetten yoksun kılma suçlarında, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi olmaksızın verdiği karara uyularak tesis edilen hükmün istinaf reddini hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.
Özet: Sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılandığı davada, bölge adliye mahkemesinin, kanunda belirtilen sınırlı istisnalar dışında ilk derece mahkemesi kararını bozma yetkisi olmamasına rağmen bu yönde verdiği karar sonrası, hukuka aykırı bozmaya uyularak tesis edilen hükmü esastan reddetmesi usul hatası kabul edilerek, dosyanın yeniden yargılama yapılması için bozulmuştur.
9. Ceza Dairesi         2025/2974 E.  ,  2025/7140 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/2378 E., 2024/2271 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle, mevcut hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/13255 Esasına kayıtlı dosya ile birlikte yapılan incelemede;
Sanıklar ...ve ...müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından,
01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararları hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri değerlendirilmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanıklar .... ve ...'in tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından, tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.