Marka hükümsüzlüğü davasında davacı, tescilli ayırt edici markasının haksız rekabet ve ihlale uğradığını iddia ederken davalı, öncelik hakkı ve davacının markasını kullanmamasıyla savunma yapmaktadır.
Özet: Davacı taraf, uzun yıllardır elektronik ürün sektöründe tescilli ve tanınmış markasının ana unsurunun davalı tarafından kendi markasında birebir kullanılarak marka ihlali ve haksız rekabete yol açtığını iddia ederek davalının markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ederken; davalı ise, kendi markasının davacının ilgili başvurularından önce tescil edildiğini, davacı markalarının farklı sınıflarda olduğunu, tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığını ve davacının kendi markasını aktif olarak kullanmadığını öne sürerek tescil önceliği hakkına sahip olduğunu savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/94 Esas
KARAR NO: 2026/17
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının; ----tescil numaralı --- ibareli markanın (-------- sınıflandırmasına göre ---- başvuru numaralı ---- ibareleri (------- sınıflandırmasına göre ------sınıflarda tescilli)markaların maliki olduğunu, Malik olduğu markaların esas unsurunun--------- ibaresi olmakla, ayırt edici nitelikte olduğunu, davacı şirketin, uzun yıllardır ithalat- ihracaat yapan bir şirket olup, ticari hayatında dava konusu tescilli markası ile ürünlerinin satışını yaptığını, -------- benzeri elektronik aletler ve benzeri elektrik/elektronik ürünleri ile ---- markası ile yer edindiğini,----markasıyla yüksek rakamlarla ithalat-ihracat yapmakta olup, ---- her yerinde ve bilinen ve ------- herkes tarafından kullanılan internet satış sitelerinde ürünleri satıldığını, Bunları ispat eden ürün görselleri, kutu/ambalaj görselleri, gümrük belgeleri, fatura suretleri, satış görsellerinin davaya sunulacağını, davalının ne iş yaptığının taraflarınca bilinmediğini, gerçek hak sahiplerine bu durumun çok ciddi mağduriyet yaşattığını, Davacının---- ibareli markaları ve davalının dava konusu----- ibareli markasının davacı markasının esas unsuru olan ------ ibaresinin birebir, aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanıldığını, markaların hitap ettiği kitlenin aynı ortalama tüketici kitlesi olduğunu, davacı markaları ile ilintili, ilişkili, benzer/aynı türde ki mal ve hizmet sınıfında tescilli olduğunu, Davacı şirketin, ------ ibaresi için markanın müktesep hak sahibi olduğunu, Ayrıca, Davacının ----- ibareli marka ile görüldüğü üzere elektronik eşya, alet, edevat, elektrik/elekronik ürünler sektörüne ilişkin mal ve hizmetler de marka oluşturmuş ve -----nezdinde tescil ettirerek hak sahipliğini üstlendiğini, --- ibareli markanın kullanım hakkının-------- yılından beri Davacıya ait olduğunu, Davacı şirketin, sektörde hem üretici hem tedarik ve satıcı olarak söz hakkına sahip olduğunu ve tescil ettiği markasıyla geniş bir tanınmışlığa ulaştığını, Davalı şirket tarafından birebir/ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanılmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının tescilli markasının, başka bir ticari işletmenin markasının esas unsuru olarak kullanmasının marka hakkı ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının dava konusu markayı kullanmadığı sadece elinde bulundurduğunun tahmin edildiğini, davalıya ait --- tescil numaralı ---- ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafın cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın --- ibaresinin nice sınıflandırmasına göre ----- Sınıflarda tescilli olduğunu ileri sürmesinin gerçeğe aykırı olduğunu, zira ---- başvurularının ---- tarihli olup henüz tescile bağlanmadığını, Ayrıca davacı tarafın daha sonradan yaptığı -----numaralı bu başvurusuna---- hizmet sınıfı altında yer alan -----sınıfı da eklediğini, kendisinin satışları varsa engel olmamak adına bu başvurularına itiraz etmediğini, ----tarihinde ----- sınıflandırmasına göre ----ibaresiyle yapılan marka başvurusunun ---------- tarihinde tescil edilerek hukuki geçerlilik kazandığını, bu tescilin davacı tarafın başvurusundan önceye dayandığını, markaya ait öncelik hakkının kendine ait olduğunu, davacının marka tesciline yasal sürede itiraz etmediğini, davacının ---- başvuru numarasıyla kendisinden önce tescil sahibi olduğu marka sınıfları------ şeklinde olduğunu, bunların farklı sınıflar olduğunu, bunlar haricinde -------- markasıyla geçerli olan bir tescilinin olmadığını, markalar arasında görsel ve şekilsel benzerliğin olmadığını, tanınmış marka kriterlerinin sağlanmadığını, tanınmışlık iddiasının ispatına yönelik somut delil sunulmadığını, davacı tarafın ------------ ibaresi üzerinde mutlak bir hak sahibi gibi hareket ettiğini, ancak bu ibarenin ne ülkemizde nede uluslararası tescil tarihinde ilk kez kendileri tarafından kullanıldığına dair herhangi bir delil sunamadıklarını, bu marka altında herhangi bir ürün satışının gerçekleştirilmediğini, fatura kesilmediğini, tanıtım yapılmadığını, kamuya dönük bir kullanımda bulunulmadığını, markanın yalnızca yasal hakların korunması amacıyla ileride kullanıma yönelik planlama çerçevesinde tescil ettirilip henüz piyasaya arz edilmediğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca tescilli bir markanın kullanılmaması halinde ancak bu durumun tescil tarihinden itibaren 5 yıl geçmesiyle birlikte hükümsüzlük talebine konu edilebileceğini, davacının zarar oluştuğuna veya karıştırılma ihtimaliyle hak ihlali meydana geldiğine dair somut hiçbir delili bulunmadığını, bu süre dolmamışken ve markanın fiili bir ticari kullanımı bulunmazken hükümsüzlük davasının açılmasının hukuki temelden yoksun, usul yönünden erken, ve ticari rekabeti önlemeye yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu, kötü niyet ve haksız rekabet iddialarının tamamen dayanaksız ve mesnetsiz olduğunu, kötü niyetin varlığına ilişkin hiçbir somut delinin olmadığını, açılan davanın yalnızca potansiyel bir rekabet korkusuna dayandığını, marka tescil sistemini baskı unsuru olarak kullanmaya çalışıldığını, davacı tarafın kendi elindeki benzer olmayan sınıfları öne sürerek ----- Marka tescil sınıfında tescili bulunmasına rağmen ----Sınıf ürünler üzerinde hak iddia ettiğini, daha sonrada öncelikli ve geçerli hak sahibi olan tarafını davaya konu ettiğini, bu davranışın 6100 Sayılı HMK ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun genel ilkeleriyle bağdaşmadığını, mevcut marka tescilinin hükümsüz kılınması 6769 sayılı SMK’ nın öngördüğü zorunlu ve sınırlı şartların hiçbirine dayanmadığını, yalnızca davacı tarafın rekabeti engelleme amacına yönelik soyut iddialarına dayandığını, marka ticareti yaptığına dair iddiaların asılsız olduğunu, davacı tarafın ticari rekabet endişesiyle birçok marka ibaresinde farklı kelime varyasyonlarıyla seri marka tescil başvuruları yaparak bu tekeller üzerinde tekelleşmek istediğini, davacı tarafın sunacağını beyan ettiği fatura ve gümrük kayıtlarının tümünün hangi ürün sınıfına ait olduğunu açıklaması gerektiğini, bunların ürün bazında teknik karşılaştırması ne nice sınıflarına göre analizi yapılmadan delil niteliği taşımayacağı,karıştırılabilirdik/öncelik/kullanım gibi hiçbir iddiaya esas teşkil etmeyeceğini, kendisine ait ------sınıfta tescilli ---- sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun m.5, m.6, m.25 ve m.26 hükümleri uyarınca herhangi bir hükümsüzlük sebebi taşımadığını, kötü niyetli başvuru yapılmadığını, kullanıma dair zorunluluk süresinin dolmadığını, davacı markasıyla karıştırıla bilirlik koşullarının oluşmadığını, davacının marka hükümsüzlüğü talebinin tümden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı adına tescilli ---- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabında davacı şirketin---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ---- markasının ---sınıfta --- tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Tarafların 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeli Kapsamında Taşımacılık alanında faaliyet göstermediği, Dava konusu ---- ibaresinin ------Sınıflandırmasında ------ sınıfta tescil edilmiş olduğu, taşımacılık faaliyetini kapsayan ---- sınıfının ise -----sınıf olduğu,------- ibareli markanın taşımacılık faaliyeti açısından bir bağının olmadığı, bu alanda kullanılmadığı; -------ibaresinin ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf markaları arasında endüstriyel ve ekonomik anlamda zorunlu bir bağlantı veya ikame ilişkisi bulunmadığı ve davacı tarafça ileri sürülen marka hükümsüzlüğü iddialarının SMK 6/9 bendi anlamında endüstri mühendisliği disiplini bakımından yeterli teknik dayanakla desteklenmediği; SMK 6/1 anlamında yapılan incelemede davacı markasının özgün olduğu, taraf markaları arasında bağlantı kurulabileceği, bu anlamda markanın çok özgün olması da dikkate alınarak, davalı adına tescilli ------ Tescil numaralı markanın emtia listesinden SMK 6/1 uyarınca; davacı markasının tescil edildiği ürünler ile bağlantılı sayılabilecek -------- bakımından emtia benzerliği nedeniyle hükümsüz kılınabileceği, SMK6/3 anlamında yapılan incelemede; Tarih taşıyan ve üzerinde marka ihtiva eden belgeler dikkate alındığında, otomobil süpürgesi ürünü bakımından davacının yoğun kullanımı bulunduğu, bu bağlamda davalı adına tescilli markanın ---- Sınıfta yer alan ----------İçin hükümsüzlüğünün talep edilebileceğine yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3, 6/9, 25/1 Maddeleri
GEREKÇE:Dava: davalı adına tescilli ---- tescil numaralı--- markasının hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 5/1-ç. Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/1. Maddesinde "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/3. Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. " hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/5. Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın,----- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. " hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir" hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, ----- tescil numaralı ---markasının----- emtia sınıfında davacı adına tescilli olduğu, ----- tescil numaralı --- markasının ---- tarihinde davalı adına tescil edildiği, davalı tarafça ----- tescil başvuru numarası ile --- ibaresi yönünden ------ Sınıflarda marka tescil başvurusu yapıldığı, bu başvuru sonrasında ---- tarafından marka başvurusundan ----Sınıfta yer alan tüm mallar çıkarıl ve marka red gerekçesi olarak dava konusu davalı tarafın tescilli markası olan ---- markası gösterildiği --- kayıtları ile sabittir. Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelendiğinde; davacı taraf adına tescilli -----markasının tescil tarihinin davacı tarafın ------ markasından önceki tarihli olduğu, her iki markanın da ana ve ayırt edici unsurunun -------- ibaresi olduğu, davacı tarafın markasının alınan bilirkişi raporu ve ------- kayıtları dikkate alındığında tanınmış marka kapsamında olmadığı, alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın kayıtları incelendiğinde, tarih taşıyan ve üzerinde marka ihtiva eden belgeler dikkate alındığında, otomobil süpürgesi ürünü bakımından davacının yoğun kullanımı bulunduğu, bu bağlamda davalı adına tescilli markanın -------yönünden davacı tarafın tescilsiz kullanımının bulunduğu, bu haliyle SMK'nın 6/3 maddesi gereği davacı tarafın davalı adına tescilli markanın bu emtialar yönünden hükümsüzlüğünü talep edebileceği, sektör bilirkişisi tarafından tespit edildiği üzere tarafların 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeli Kapsamında Taşımacılık alanında faaliyet göstermediği, Dava konusu ----- ibaresinin ----- Sınıflandırmasında ------------- sınıfta tescil edilmiş olduğu, taşımacılık faaliyetini kapsayan ------ ibareli markanın taşımacılık faaliyeti açısından bir bağının olmadığı, bu alanda kullanılmadığı dikkate alındığında her ne kadar alınan bilirkişi raporunda SMK 6/1 anlamında yapılan incelemede davacı markasının özgün olduğu, taraf markaları arasında bağlantı kurulabileceği, bu anlamda markanın çok özgün olması da dikkate alınarak, davalı adına tescilli ---- Tescil numaralı markanın emtia listesinden SMK 6/1 uyarınca; davacı markasının tescil edildiği ürünler ile bağlantılı sayılabilecek ----------bakımından emtia benzerliği nedeniyle hükümsüz kılınabileceği tespit ve rapor edilmiş ise de davacı makasının bu alanlarda kullanımının bulunmadığı ve sektörel olarak da faaliyetinin olmadığı dikkate alındığında somut uyuşmazlık yönünden hitap edilen tüketici kitlesinin aynı olduğundan bahisle markaların ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali oluşmayacağı dikkate alınarak bu yöndeki tespitlere itibar edilmemiştir. Yine davalı adına tescilli markanın SMK'nın 6/9. Maddesi kapsamında kötü niyetli tescil edildiği iddia edilmiş ise de davalı tarafın kötü niyetini ispat eder bir delilin bulunmadığı,----- ibaresinin ayırt edici nitelik taşıdığı, taraf markaları arasında endüstriyel ve ekonomik anlamda zorunlu bir bağlantı veya ikame ilişkisi bulunmadığı dikkate alındığında kötü niyetli tescil yönünden ispatın yerine getirilmediği kabul edilerek sadece kullanım dolayısıyla davacının hak sahibi olduğu emtialar yönünden davalı adına tescilli ---- tescil numaralı -----Sınıfta yer alan ------- emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı adına tescilli ------ markasının ----------- emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile hükümsüzlüğüne karar verilen kısım yönünden sicilden TERKİNİNE,
Fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına
3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 702,90-TL harç, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti, 207,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.910,40-TL'nin kabul red oranına göre 20.814,88-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar aç ıkca okunup usulen anlatıldı.05/02/2026