Vefat eden sigortalının iş kazasından kaynaklanan rücuan alacak davasında işveren, üçüncü kişi ve sigortalının kusur oranlarının 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca çoklu bozma kararları sonrası belirlenmesi.
Özet: İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin rücuan tahsili talebiyle açılan bu davada, işveren ve üçüncü tarafın kusur oranları ile müteselsil sorumluluklarının tespiti merkezi bir rol oynamıştır; yargılama sürecinde Yargıtay, özellikle 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri çerçevesinde işveren, üçüncü kişi ve sigortalının kusurlarının dağılımı ve işveren sorumluluğunun hesaplanma biçimi konularında iki kez bozma kararı vererek usul ve esas yönünden düzeltme istemiş, Bölge Adliye Mahkemesi bozmaya uyarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak bu karar davacı kurum tarafından yeniden temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/68 E., 2025/491 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş MahkemesiSAYISI : 2017/153 E., 2018/40 K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum 04.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili, olayda davalının kusurlu olmayıp ayrıca olaya konu vincin diğer davalıya ait olduğunu, vincin diğer davalı ... ve sigortalı ... tarafından birlikte kurulduğunu ve bu kişilerce vincin tekniğine uygun kurulmadığını, ayrıca ikazlara rağmen gerekli dikkat ve özen gösterilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/153 Esas, 2018/40 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 63.493,27 TL Kurum alacağının 22.10.2011 tarihinden itibaren (davalı ... yönünden 5510 sayılı Kanun'un 21/4 maddesi kapsamında 63.493,27 TL'nin 31.746,63 TL'sinden diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2018/3578 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararıyla; davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... 2. İş Mahkemesinin 08.02.2018 tarih ve 2017/153 E. - 2018/40 K. sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne, 63.493,27 TL Kurum alacağının (davalılardan ... bireysel sorumluluğunun 31.746,63 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tahsis onay tarihi olan 22.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine karar vermiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 13.10.2020 tarihli, 2019/5035 E., 2020/5908 K. kararında; davalı ... ile ... ve sigortalı ... arasında çatı yapımı hususunda sözlü olarak anlaşılması ve davalı işverenin çatı yapım işini istisna akdi kapsamında verdiği yönündeki savunması karşısında; çalışmanın hizmet akdine mi dayalı olduğu yoksa istisna akdi kapsamında mı yapıldığının tespitinin önemli olduğu, bu nedenle olayın iş kazası olmadığının tespiti yönünde dava açılması için davalılara süre verilmesi ve dava sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. İkinci Bozma KararıBozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesince 19.04.2024 tarihli ve 2020/1324-2024/724 sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne, 61.376,83 TL gelirin (davalı ...'ın sorumluluğunun 31.746,63 TL ile sınırlı olması kaydıyla) onay tarihi olan 22.10.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 09.09.2024 tarihli ve 2024/7513 Esas-2024/8229 Karar sayılı ilamı ile kusur, işveren, üçüncü kişi ve sigortalı arasında dağıtılmış ise yani 21/1, 21/4 ve 23. madde sorumluluğu varsa, öncelikle işverenin 21/1. madde kapsamında, üçüncü kişi ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı kusur oranının belirlenmesi, daha sonra 23. madde gereğince sigortalının kusurunun yarısı işverene ilave edilerek sorumluluğun tespit edilmesi, bu şekilde somut davada; işverenin kusuru %70, üçüncü kişi ...'ın kusuru %5, sigortalının kusuru %25 olduğuna göre, işverenin 21/1. madde sorumluluk oranının %70+%5/2=%72,5, sigortalının kusurunun yarısının ilavesi ile işveren ...'un 23. madde sorumluluğunun %85 olacağı belirtilerek karar bozulmuştur.C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 63.493,27 TL gelirin (davalı ...'ın sorumluluğunun 31.746,63 TL ile sınırlı olması kaydıyla) onay tarihi olan 22.10.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı Kurum vekili, istinaf vekalet ücretine eksik hükmedildiği belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 04.03.2010 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 77, 79, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesidir.3. DeğerlendirmeTemyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilince ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025tarihinde oy birliğiyle karar verildi.