İdare tarafından ödenen zararların yol yapım işini üstlenen yükleniciden rücuen tahsili talebinin, yüklenicinin kusursuz bulunarak reddi ve yargı kararlarının onanması.
Özet: Yol yapım işi sırasında bir su arkının bozulması sonucu idare mahkemelerinde üçüncü kişilere tazminat ödeyen davacı kurumun, bu zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği yüklenici şirketten ödenen bedellerin rücuen tahsil talepli davasında, ilk derece mahkemesi ve istinafın ardından temyizde de; bilirkişi raporları ve imzalı tutanaklar ışığında yüklenici firmanın idarenin talimatlarına uygun hareket ettiği, işi sözleşmeye ve projesine göre eksiksiz ve hatasız teslim ettiği, dolayısıyla zararın oluşmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle rücu talebinin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/741 E., 2024/599 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili asıl dava dilekçesinde ve tüm birleşen dava dilekçelerinde;...Yolu çalışmaları sırasında ... Köyünde bulunan taşınmazlara su taşıyan kadim su arkının bozulduğunu ve geçen süreye rağmen tahribatının giderilmediğini, köylülerin ürün bedellerinden mahrum kalınması ve ağaçların kuruması sonucu uğranıldığı iddia edilen maddi zarara karşılık İdare Mahkemesinde davacı aleyhine tazminat davası açıldığını ve İdare Mahkemesinde görülen davalarda her bir davacı için ayrı ayrı tazminata hükmedildiğini, işbu İdare Mahkemesi kararlarına istinaden davacı kurumun tazminat ödemelerini gerçekleştirdiğini, yol yapım işinin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini beyanla her bir dosya için kurumları tarafından ödenen tazminat bedellerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde ve tüm birleşen davalar cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin haklı olmadığını, iddia edildiği gibi zarar varsa bile bunun müvekkili ile ilgisi olmadığını, davacı idarenin kusuru olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların iddiaları, idare mahkemesi dosyaları, emsal mahkeme dosyaları, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları, celp edilen müzekkere cevapları, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri ile YİGŞ hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddeleri ile iş sahibinin sorumluğu bakımından aynı Kanun'un 99. maddesi hükümleri birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının tüm talimatlarının davalı tarafından yerine getirildiği, işin eksiksiz tamamlandığı, su kanalının düzeltilmesi amacıyla davalı tarafından imalatların yapıldığı, ancak davacı idare tarafından bu imalâtlara son verildiği, davalının kusurunun bulunmadığı, davacının kusurlu olduğu gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili asıl ve birleşen dosyalar yönünden temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve bu kanunda hüküm bulunmaması halinde Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulandığını, davalının iş yerinin yöneticisi olduğunu, iş yerinin denetleyicisinin ise idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlileri olduğunu, yapı denetim görevlileri tarafından tutulan tutanakların sözleşme ve eklerine aykırı olduğunu, davalının 4735 sayılı Yasa ve şartname hükümleri gereğince sorumlu olduğunu, davalının yapım işleri genel şartnamesi gereğince ... Sigortası yaptırması gerekirken yaptırmadığını, dava dışı üçüncü kişilerin kusurlu olup olmadıklarının idari yargılamaya konu olduğunu ve idari yargı tarafından çözüme kavuşturulduğunu, idari yargılamada üçüncü kişilerin kusuru bulunmadığı yönünde hükümlerin sabit olduğunu, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar yönünden eser sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, taraflar arasında imzalı tutanaklar değerlendirildiğinde, davalı firmanın davacı idarenin talimatlarına harfiyen uyduğu ve görevini yerine getirdiği, işi sözleşmesine ve projesine göre eksiksiz ve hatasız olarak teslim ettiği tespit edildiğinden davalı firmanın bu hususta herhangi bir ihmali veya kusuru olmadığı anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.