Tescil harici bırakılan taşınmazın zilyetliğe dayalı tescili talebiyle açılan davada Hazine itirazları ve Yargıtay bozması sonrası dosyanın işlemden kaldırılması süreci.
Özet: Davacı, yirmi yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinde bulunan tescil harici taşınmazın adına tescilini talep ederken, davalı Hazine arazinin devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını savunmuştur; yerel mahkeme, taşınmazın imar ihya edilen kısmını davacı adına tescil edip edilmeyen kısmını reddetse de, Yargıtay Hazinenin kendi adına tescil talebi hakkında hüküm kurulmaması gerekçesiyle kararı kısmen bozmuş ve bozma sonrası davacının davayı takip etmemesi üzerine bozmaya konu kısmın dosyası işlemden kaldırılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/220 E., 2021/57 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dilekçesinde sınırları belirtilen ...köyü içerisinde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan yaklaşık olarak 2.000,00 m² yüz ölçümlü taşınmazı 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliği altında bulundurduğunu, taşınmaz üzerinde zirai faaliyette bulunduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını ileri sürerek adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında taşlık, kayalık, çalılık ve fundalık olması nedeniyle tescil harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, imar, ihya ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığını, zilyetlikle kazanım koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek davanın reddi ile Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerde zilyetliğe dayalı tescil şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili İdareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, imar planına dahil olan alanlarda imar-ihya suretiyle mülkiyet kazanımının söz konusu olamayacağını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinin şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın imar-ihya suretiyle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.06.2016 tarihli ve 2015/ 21... /397 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1967 yılında yapılan kadastro sırasında üzerinde çalılık belirtmesi ile tescil harici bırakıldığı, davacının satın aldığı kişi ve murisleri tarafından imar-ihya edilerek 1990 yılına kadar, o tarihten sonra da davacı tarafından satın alma ve zilyetlik devri ile dava tarihine kadar aralıksız, fasılasız, malik sıfatıyla tarım arazisi olarak ekilip biçildiği, davacının dava konusu yerle bir bütün olan taşınmazın doğu tarafında yer alan ve aynı mirasçılardan ve aynı zamanda satın aldığı 1 47... nolu parseldeki hissesi ile birlikte burayı bir bütün olarak kullandığı, yaklaşık on yıl önce zeytin ağaçları dikerek bahçe haline getirdiği, davalı taşınmazın köy arazisi, mera veya orman olmadığı, zilyetlikten edinme şartlarının davacı yararına oluştuğu, kanunda öngörülen senetsizden toprak kazanma miktarının aşılmadığı, buna mukabil (B) harfi ile gösterilen kısmın imar-ihya edilmediği, ham toprak vaziyetinde bulunduğu, bu itibarla bu kısımda zilyetlikten kazanım şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.344,48 m²lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) kısmına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.07.2020 tarih ve 2016/14619 Esas, 2020/2732 Karar sayılı kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, davalı Hazine vekilinin, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden davalı Hazinenin yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiş olmasına rağmen Mahkemece, davalı Hazinenin bu talebi yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının duruşmadan haberdar olmasına rağmen gelmediği, davayı takip etmediği, 26.11.2020 tarihinde dosyanın bozmaya konu olan ve fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile işaretli yer yönünden devam eden yargılamada dosyanın yenileninceye kadar HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, taraflarca işlemden kaldırıldığı (başvuruya bırakıldığı) tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği, 3 aylık yasal süresi içerisinde herhangi bir yenileme talebi bulunmayan davacının davasının davaya konu olan ve fen bilirkişisi tarafından sunulan rapor ve krokide (B) harfi ile işaretli yer yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların davasının açılmamış sayılmasına ilişkin karar doğru olmakla, önceki Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere TMK'nın 713/6. maddesi gereğince karşı tescil talebine ilişkin yine karar verilmediğini, (B) harfiyle gösterilen parsel bakımından karşı tescil şartlarının oluştuğunu, karşı tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talepleri hakkında hüküm kurulmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür.Dosya içeriği ve toplanan delillerden ...Mahallesinde bulunan 15.12.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen sırasıyla 1.344,48 m² ve 105,09 m² yüz ölçümlü dava konusu taşınmazın çalılık olarak tescil harici bırakıldığı, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine çekişmeli taşınmaz bölümlerinin adına tescili istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği, özellikle davalı Hazinenin davayı takip etmediği anlaşılmakla; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın kararı veren Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,08.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.