Hileli kambiyo senediyle taşınmaz satışına ilişkin kesinleşen eski kararların çelişkili yeni bir karar nedeniyle yargılamanın iadesi yoluyla iptali ve tapu tescili talebinde görevli mahkemenin tespiti.
Özet: Davacılar, zorla imzalatıldığı iddia edilen senet nedeniyle gerçekleşen taşınmaz devrine ilişkin geçmişte reddedilen iki davanın, lehlerine kesinleşen yeni bir kararla çeliştiğini ileri sürerek yargılamanın iadesini, tapu kaydının iptali ve adlarına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesinin yargılamanın iadesi talebini usulden reddetmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi bu kararı, yargılamanın iadesi talebinin kararı veren mahkemenin devamı niteliğindeki yetkili mahkemece incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırarak dosyayı ilgili mahkemeye göndermiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/3690 E.  ,  2025/4330 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/299 E., 2025/719 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/134 E., 2023/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların annesi ...ün paraya ihtiyacı olması nedeniyle davalıya yönlendirildiğini, bir süre sonra davalının, davacılar ...ve ...'yi yanlarına çağırarak hazırladıkları kambiyo senedini imzalattıklarını, bu imzayı zorla ve tehditle aldıklarını, daha sonra bu senedin icra takibine konulduğunu ve Keşap İcra Müdürlüğünün 2006/528 Esas sayılı dosyası ile davacının maliki olduğu taşınmazın davalı tarafından satın alındığını, bunun üzerine taraflar arasında kapatılan Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 Esas, 2010/161 Karar ve 2009/142 Esas, 2010/69 Karar sayılı dava dosyaları ile davalar görüldüğünü, her iki davanın da reddine karar verildiğini ve Yargıtayca onandığını, ancak olayın basit bir irade fesadı şeklinde nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun tespiti için ise taraflar arasında daha sonrasında Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/326 Esas, 2015/871 Karar sayılı dava dosyasında görülen başka bir davanın müvekkilleri lehine kesinleştiğini, bu haliyle daha öncesinde kesinleşen kararlar ile daha sonrasında verilen karar arasında çelişki olduğunu ileri sürerek kapatılan Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 Esas, 2010/161 Karar ve 2009/142 Esas, 2010/69 Karar sayılı dava dosyalarında yapılan yargılamanın iadesine, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Giresun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/401 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile; davacılar tarafından Keşap Kapatılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 Esas ve 2009/142 Esas sayılı davalarının yenilenmesinin talep edildiği, Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinin davanın bakıldığı ve kesin sonuca bağlanan mahkeme tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2022/781 Esas, 2023/507 Karar sayılı kararı ile ; " ... HMK'nın 378. maddesinde "Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca yargılamanın iadesi istemine konu dosyada kararı veren mahkemenin kapatılması veya başka bir mahkeme ile birleştirilmesi hallerinde yargılamanın iadesi talebinin söz konusu kararı veren mahkemenin devamı niteliğinde olan ve dosyalarının devredildiği mahkemece görülmesi gereklidir. Açıklanan bu durum karşısında mahkemece yargılamanın iadesi talebine konu dosyaların hangi mahkemeye devredildiği araştırılarak söz konusu dosyaların Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesine devri halinde işin esasının incelenmesi, karar gerekçesinde belirtildiği üzere bahsi geçen dosyaların Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ya da başka bir mahkemeye devri halinde bu mahkemeye gönderme kararı verilmesi gerekirken hatalı hukuki değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli ve 2023/99 Esas, 2023/200 Karar sayılı kararı ile dosyanın Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, hile sebebine dayalı olarak açılmış davada kapatılan Keşap Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin olduğu, yargılamanın yenilenmesinin HMK madde 375'te düzenlendiği, bu madde kapsamında şartları oluşmuş ise taraflarca yargılamanın yenilenmesinin talep edilebileceği, davacı tarafın (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden verilen 2009/141 esas ve 2010/161 karar sayılı hükmün iptali ile yargılamanın yenilenmesine, (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 esas sayılı dosyasında verilen davalı ... yönünden verilen 2009/141 esas ve 2010/69 karar sayılı hükmün iptali ile yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep ettiği, (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 esas sayılı dosyası yönünden dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin talep edildiği, yapılan yargılama ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verildiği, davalının yargılandığı Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/9 esas sayılı dosyasında davalının tefecilik suçunu işlediği sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, yine Mahkemede görülen 2012/136 esas sayılı dosyada da davacı tarafın davalıya dava konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespit edildiği, HMK madde 375/1-ı bendinin "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" hükmü ile yargılamanın yenilenmesi sebebini düzenlediği, somut olayda bu madde hükmünün şartlarının oluştuğu gerekçesiyle 2009/141 Esas sayılı dosya yönünden davanın kabulüne; (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/142 esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden verilen hükme ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebi yönünden ise tekrar yargılama yapılan davanın senedin iptaline ilişkin olduğu, Mahkemenin 2012/326 esas sayılı dosyası ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu yönüyle hakkında hüküm verilen hususa ilişkin yeniden karar verilmesini talep etmekte davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle 2009/142 Esas sayılı dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda yargılamanın iadesine konu edilen (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 Esas, 2010/161 Karar sayılı ilamının 20.07.2011 tarihinde, 2009/142 Esas, 2010/69 Karar sayılı ilamının da 22.07.2011 tarihinde kesinleştiği, istinaf incelemesine konu bu davanın ise 25.11.2021 tarihinde açılmış olup HMK 377. maddede belirtilen 10 yıllık sürenin geçmiş bulunduğu, Mahkemece bu husus gözetilerek HMK'nın 375. maddesi uyarınca işin esasına girilmeksizin davanın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine hatalı hukuki değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, ne var ki bu eksikliğin giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisi ile davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere davacı müvekkilleri tarafından (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1 41... /142 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığını, davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddedildiğini, bununla birlikte kararın Yargıtay nezdinde kesinleştiğini, Giresun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/9 Esas sayılı dosyası ile davalıların tefeci oldukları kanıtlanarak atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verildiğini, müvekkilleri tarafından Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/326 Esas - 2015/871 Karar sayılı kararı ile menfi tespit davasının müvekkili lehine sonuçlanıp davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, tüm bu nedenlerle (Kapatılan) Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1 41... /142 Esas sayılı davalarının yenilenmesi ile davaya konu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptaline, davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesinin talep ve dava edildiğini, yargılamanın yenilenmesini gerektirir nedenler bulunduğunun açık olduğunu, HMK madde 375/1-ı bendinin "Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması" halinde yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın konusu, nevi, yargılamanın iadesine konu olan delil niteliğinde mahkeme ilamlarının iadeye konu karardan uzun bir süre sonrasında ortaya çıkması hali (Ceza Mahkemesi kararının kesinleşme süresi düşünüldüğünde) ve diğer nedenler göz önüne alındığında süre yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden;
- Keşap Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/141 Esas, 2010/161 Karar sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ....... ve ... ........... olduğu, davacının, dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmazdaki 8/12 payına davalı ...’den aldığı borcun teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, okur yazar olmayıp tapudaki işlemin mahiyetini anlamadığını, davalıların cebir ve tehdit ile kendisinden açık senetler alarak borçlandırdığını, yapılan icra takibi sonucu anılan payın alacağa mahsuben davalı ...’e cebri icra satışı ile geçtiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ettiği, Mahkemece çekişme konusu taşınmazda davalı ...’nin kayıt maliki olmadığı, hile ve tehdit iddiasına dayalı davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 20.07.2011 tarihinde kesinleştiği,
- Yine aynı Mahkemenin 2009/142 Esas, 2010/69 Karar sayılı dosyasında ise davacılar ........... ... ve .............. tarafından davalılar ... ve ...'a karşı açılan davada, davalılar tarafından haklarında takibe konu edilen üç adet senedin kendilerinden cebir, şiddet ve tehditle alındığı ve hukuki değerleri olmadığı ileri sürülmek suretiyle senetlerin iptaline karar verilmesinin istendiği, Mahkemece davacıların BK'nın 31. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre geçtikten sonra şikayette bulundukları gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın da Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle 22.07.2011 tarihinde kesinleştiği,
-Davacılar ..., ... ve ... tarafından eldeki temyize konu dosyada; yukarıda bahsi geçen iki dosya yönünden 21.11.2021 tarihli dava dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 615,40 TL onama harcının mahsubu ile fazla alınan 4.585,60 TL harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.