Hakaret içeren kısaltma iddiasıyla açılan davada verilen beraat kararının, delil yetersizliği sebebiyle Yargıtayca hukuki gerekçe düzeltilerek onanması.
Özet: Temyiz mahkemesi, hakaret suçundan açılan bir davada, ilk derece mahkemesinin sanık hakkındaki beraat hükmünün istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, suça konu kısaltma şeklindeki ifadenin hakaret niteliğinde olduğunu belirtmekle birlikte, sanığın inkara yönelik savunması, kolluk tarafından yapılan tespitte paylaşımın bulunamaması ve başkaca delil olmaması nedeniyle sanık tarafından suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle verilen beraat kararının yasal dayanağını 5271 sayılı Kanunun 223/2-a maddesinden 223/2-e maddesine düzelterek, bu düzeltmeyle birlikte hükmü onamıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/16938 E.  ,  2026/1416 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/311 E., 2023/1087 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanığın kullandığı ifadenin tahkir edici nitelikte olduğuna ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığına, yetersiz ve eksik araştırma ile sanığın hayatın olağan akışına aykırı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek beraat hükmü kurulduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve dosya içeriğine göre,
Suça konu edilen kısaltma şeklindeki ifade hakaret niteliğinde olmakla birlikte sanığın inkara yönelik savunmada bulunması, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta, suça konu paylaşımın tespit edilemediğinin belirtilmiş olması ve suçun işlendiğine delalet oluşturabilecek başkaca bir delilin dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2- e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken aynı fıkranın (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan bir numaralı bentten "sanığa atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından CMK 223/2-a maddesi gereğince" ibaresi çıkartılıp "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.