Mirasçılar arasında elbirliği mülkiyetindeki taşınmazlarda fiili taksimin yokluğu, 1961 tarihli satış senedinin resmiyet eksikliği ve zilyetlik yoluyla mülkiyet intikali iddialarına ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Davacılar, mirasbırakanlarına ait taşınmazların davalının mirasbırakanı adına tesciline dayanak olan 1961 tarihli satış senedinin, mirasın fiilen taksim edilmemesi ve resmi şekilde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğunu iddia ederek tapu kayıtlarının iptalini ve kendi adlarına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, miras taksimine ilişkin somut delil bulunmadığı ve senedin resmi şekil şartını taşımadığı gerekçesiyle senedin geçersizliğini tespit edip davacıların hisseleri oranında tescile hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise tapusuz taşınmazlarda mülkiyetin zilyetliğin devriyle kazanılacağı, davalı tarafın mirasbırakanına zilyetliğin geçmediği ve bağımsız 20 yıllık zilyetliğin de oluşmadığı tespitleriyle bu kararı onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2024/2140 E.  ,  2025/4344 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1455 E., 2024/92 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/10 E., 2021/297 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...köyü 1 47... , 52, 55 parsel, 1 73... parsel, 1 74... , 22, 30, 34 parsel sayılı taşınmazların davalının miras bırakanı ... adına tespit edildiğini, taşınmazın davacılar ve davalarının annesi olan ...ye miras bırakanından intikal ettiğini, taşınmazların edinme sebebinde mirasçılar arasında taksim edildiği belirtilmiş ise de böyle bir taksimin bulunmadığını ve elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu, ... ile ... arasında yapıldığı belirtilen 10.05.1961 tarihli satış senedinin bu nedenle geçersiz olduğunu, ...'in taşınmazlara hiçbir zaman zilyet olmadığını ve taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığını, davacıların miras bırakanları ...den gelen hisseleri olduğu gibi yine ...in diğer mirasçılarından satın aldıkları miras hisselerinin bulunduğunu, mirasçılardan ..., ... ve ...hisselerinin anneleri ...den intikal eden hisse dahil olmak üzere ... tarafından satın alındığını ileri sürerek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile davacıların hisseleri oranında adlarına tescilini, 10.05.1961 tarihli senedin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların ... tarafından ...’e 10.05.1961 tarihinde satıldığını, satıştan bu yana herhangi bir itiraz olmadığını, satış tarihinden sonra taşınmazların zilyetliğinin de ...’te olduğunu, demir-çelik fabrikasında çalışmaya başladıktan sonra hafta sonları köye gelerek ölümüne kadar kullanıma devam ettiğini, ölümünden sonra taşınmazların tek mirasçı olan davalıya intikal ettiğini, ...in diğer mirasçıları adına yapılan tespitlerin Kadastro Müdürlüğünden istenmesi halinde taksim hususunun kanıtlanacağını, bir kısmının kendisine verilen taşınmazları üçüncü kişilere sattığını, davacılardan ...'in tespitten sonra taşınmazları satın almak için davalıya başvurduğunu, davanın kötü niyetli olduğunu ve davacıların taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığını, köyde ikamet etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yargılama sırasında 1 74... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefrikine karar verildikten sonra, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; uyuşmazlık konusunun taşınmazların fiili taksim neticesinde ...ye bırakılıp bırakılmadığı ve sonrasında...tarafından ...'e devrine dair 10.05.1961 tarihli satış senedinin geçerli olup olmadığına ilişkin olduğu, toplanan delillere göre muris ...in mirasının taksim edildiğine ve ...ye düşecek hissenin belirli olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, satış senedinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, tapunun kadastro sırasında oluşturulduğu, zilyetliğin geçmediği anlaşılmakla geçerlilik şartlarının oluşmadığı, ...'in diğer mirasçılardan taşınmaz aldığına ilişkin somut delilin bulunmadığı, dava konusu taşınmazların ...'in veraset ilamında belirtilen oranlarda davacılar adına tescilinin gerektiği gerekçesiyle 1 74... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın geri alındığı anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 10.05.1961 tarihli senedin taşınmaz devrine ilişkin olması ve resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunun tespitine, 1 47... ve 55 parsel, 1 74... , 52... parsel ve 1 73... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının tamamının, 1 74... parsel sayılı taşınmazın davalılar murisi ... adına kayıtlı 1/4 payının iptali ile tamamı 96 pay kabul edilerek ...'in veraset ilamında belirtilen oranlarda davacılar adına tesciline, kalan payların ise ...’in vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan davalılar adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tapusuz olup menkul mal hükmünde olduğu, mülkiyetin zilyetliğin devri ile geçeceği, tespite dayanak yapılan ve davalı tarafın dayandığı senet tarihinden sonra çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin davalılar murisi ...'e devredilmediği, bu nedenle mülkiyetin geçmediği, davalı tarafın taşınmazlar üzerinde bağımsız olarak 20 yıl süreyle zilyetliğinin bulunmadığı, ayrıca davacı taraf her ne kadar taşınmazlarda kök muris ...in...dışındaki mirasçılardan paylarını satın aldıklarını ileri sürmüş ise de bu iddialarını dosya kapsamı ile kesin olarak kanıtlayamadıkları, taşınmazların tarafların ortak murisi ...’e ait olduğu ve vefatıyla mirasçılarına intikal ettiğinin belirlendiği gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1 47... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... tarafından inşa edilen binanın beyanlar hanesinde gösterilmiş bulunmasına ve bu hususta hissedarların herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen Mahkemece beyanlar hanesindeki şerh kaldırılarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, ...mirasçılarından ...hisselerinin davacıların babası... ...'e satıldığına dair senetlerin evinde çıkan yangın nedeniyle zayi olduğunun beyan edildiğini, 1 74... parsel sayılı taşınmazın ... tarafından ...isimli şahıstan satın alındığı ve kök muristen kalmadığının anlaşıldığını, kök murisin...değil ...olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; kök muris .........'nın 1907 yılında ölümüyle geriye çocukları..., ...ve ...nin kaldığı, davacılar murisi ...nin 1961 yılında ölümüyle geriye 2. eşi ..., ...'ten olan davalı kızı ... ile ilk eşi ...den olma ...ve ...'nin kaldığı, çocuklarından...'in 2007 yılında ölümüyle geriye dava dışı torunu ... ile davacı torunları ..., , ..., ..., ...'in kaldığı, çocuklarından ...'nin 2004 yılında ölümüyle torunları ..., ... ve ...'un kaldıkları, 2. eşi ...'in ölümüyle ...'in diğer eşi ...nin ilk eşi ...'dan olma çocukları davalı ... ve onun 2020 yılında ölümüyle davalılar ... ve ...nın kaldığı; 1 73... parsel, 1 47... , 52, 55 parsel, 1 74... ve 34 parsel sayılı taşınmazların ceddinden intikalen ve taksimen 20 yıl aşkın zamandır ...'in tasarrufunda olduğu, 10.05.1961 tarihli satış senedine göre ...'e satılarak zilyetliğinin devredildiği, malikin 1983 yılında öldüğü ve halen mirasçıları tarafından kullanıldığı belirtilerek ... adına 24.05.2007 tarihinde tespit edildiği, 1 74... parselin ise ceddinden intikalen ve taksimen 20 yılı aşkın zamandır ..., ..., ... ve ...'nın 1/4 hisseler halinde tasarrufundayken ...'in hissesini 1961 yılında ...'e sattığı (diğer hissedarların da pay devirleri yaptığı) belirtilerek 28.05.2007 yılında 1/4'er payla ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 27.09.2007'de itirazsız kesinleştiği, 1 47... parsel sayılı taşınmazda ev ve havuzun ...oğlu ...'e ait olduğuna dair beyanın bulunduğu, davanın 13.01.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde taşınmazların esasen kök mirasbırakan ...den geldiğini, ...mirasçıları arasında taksim edilmediğini, davalılar murisi ...'e yapılan devrin geçersiz olduğunu ileri sürerek davacıların anneleri ...den gelen miras hisseleri ile diğer ...mirasçılarından satın alındığı iddia olunan miras hisselerinin davacılar adına tescilini talep etmiştir. Taşınmazların tespitine esas alınan 10.05.1961 tarihli senet içerisinde de satıcı ...nin eşi ...ve babası ...den kendi hissesine isabet eden taşınmazları ...'e sattığı ifadesine yer verilmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte genel olarak taşınmazların 1950 yılından ömrünün sonuna kadar davacılar murisi ... tarafından, onun ölümünden sonra davacı ... tarafından kullanıldığı, davalıların, murisleri ...'in ve ...nin zilyetliğinin görülmediği, ...in yalnızca 1 74... parseli 3. kişiden satın aldığı beyan edilmiş ise de taşınmazların öncesinde...'in annesi...ve dedesi ...e ait olup olmadığı hususunda beyan alınmadığı gibi her bir taşınmaz hakkında ayrı ayrı alınan beyanlarda 1 47... parselin...'e "babasından ve dedesinden kaldığı", 1 47... parselin "babasından" kaldığı, 1 74... ve 22 parselin "...'dan satın alındığı" yönünde münferit beyanlar bulunup yerel bilirkişi beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiştir. Öte yandan, bir kısım davacıların ... mirasçısı olmayıp...çocuklarından ... mirasçıları olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davaya konu taşınmazların her biri yönünden ayrı ayrı öncesinde kime ait olduğu, kök muris ...den gelip gelmediği, üçüncü kişilerden satın alınan veya...eşi ...den intikal eden taşınmazlar olup olmadığı, taksime konu edilip edilmediği, kimden kime hangi tasarruflarla devredildiği, üzerindeki zilyetliğin tereke adına mı yoksa malik sıfatıyla mı sürdürüldüğü hususunun aydınlatıldığını söylemek mümkün değildir. Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ve yeniden temin edilecek yerel bilirkişilerle birlikte usulünce keşif yapılarak anılan hususlarda maddi olaylara dayalı ayrıntılı beyan alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilerek toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; 1 74... parsel yönünden; bu taşınmazın daha önce hükmen davacılardan ... adına tescil edildiği gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın tefrikine karar verilmişken, bu husus göz ardı edilerek davacılar vekilinin 08.11.2021 tarihli dilekçesindeki geri alma beyanı üzerine anılan taşınmaz hakkında davanın geri alındığından bahisle açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz ise de bu husus temyize konu edilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bunun yanında; davalı ... adına kayıtlı bulunan payların davalı ... mirasçıları adına tesciline karar verilerek davalıların edinme sebebinin değiştirilmesi ve davaya konu 1 47... parselin maddi hataya dayalı olarak hüküm fıkrasında 1 74... parsel olarak belirtilmesi de doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.