Bankaya karşı açılan ticari kredi kartı borcu menfi tespit davasında, bildirim eksikliğinin giderilmesiyle davacının feragat etmesi üzerine mahkemece davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Davacı, banka tarafından başlatılan icra takibindeki borçlu olmadığını iddia ederek, muacceliyet ihtarnamesinin usulüne uygun yapılmadığını ve faizlerin hatalı hesaplandığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış, ancak daha sonra davalı banka ile iletişime geçildiğinde icra dosyasına bildirim hatasının sehven yapıldığı anlaşıldığı için davasından feragat etmiş, mahkeme de bu feragat üzerine davayı reddederek yargılama giderleri ile davalı vekalet ücretini davacıya yüklemiştir.

T.C.

İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/95 Esas
KARAR NO : 2026/100 Karar
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 05/02/2026
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin temlik eden davalı ... Bankasından Ticari kredi kartı kullandığını, borcunun bir kısmını ödediğini ancak bir kısmını ödeyemediğinden banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile asıl alacak olarak toplam 712.158,50 TL üzerinden takip başlattığını, müvekkiline yapılan takipte muacceliyet ihtarnamesinin usulüne uygun yapılmadığını ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, asıl alacağa işlemiş faizleri de ekleyerek takip başlatıldığını ve asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden icra dosyasından dava tarihi itibariyle dosyadan kapak hesabının yapılmasını, bilirkişi incelemesi yapılarak müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının .. Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 13/02/2026 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça ilgili icra dosyasına gerekli bildirimin yapılmamış olması nedeniyle ikame edildiğini ancak davalı vekilinin tarafları ile iletişime geçmesi üzerine söz konusu bildirimin sehven yapılmadığının anlaşıldığını ve bu sebeple davanın konusuz kaldığını, müvekkili adına davadan feragat ettiklerini ve ön inceleme henüz tamamlanmadığından vekalet ücretinin ilgili kanun maddesine göre hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.
Feragat yapıldığı andan itibaren maddi anlamda "kesin hükmün" tüm neticeleri ile doğuran ve davayı esastan sona erdiren bir hukuki işlemdir. Mahkemenin yaptığı ise bu durumun tespitinden ibarettir. Davacının davasından feragat ettiği, davacı vekili tarafından sunulan vekaletnamede açıkça davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın da kamu düzenine ilişkin bir dava olmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı yanca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026
Katip
¸
Hakim
¸