Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, eser sözleşmesinin feshinden kaynaklanan cezai şart ve iflas talepli davada, yükleniciden alınan demir bedelinin mahsubuyla alacağın kalmadığına hükmeden kararı onadı.
Özet: Yargıtay, atık su arıtma tesisi yapım sözleşmesinin yüklenici tarafından zamanında tamamlanmaması üzerine idarece uygulanan cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan iflas takibine itirazın kaldırılması ve iflas talebiyle açılan davada, daha önceki bozma kararına uyularak verilen ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararını onamıştır; zira, idarenin yükleniciden inşaat demirlerini rayiç bedelle satın alması ve bu bedelin cezai şart alacağını karşılaması nedeniyle idarenin alacağının kalmadığı ve iflas isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu tespitiyle davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/2937 E.  ,  2025/3893 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/694 E., 2023/837 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; dava dilekçesinde; müvekkili idarenin atık su arıtma tesisi yapılması amacıyla davalıyla sözleşme imzaladığını, ihale konusu işin yükleniciden kaynaklanan sebeplerle zamanında tamamlanmadığını, kontrol mühendisleri tarafından yapılan inceleme sonucunda yüklenicinin 51 gün boyunca herhangi bir çalışma yapmadığının ve iş başında bulunmadığının tespit edildiğini, tespit edilen eksiklikler nedeniyle yüklenici firmanın sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkili tarafından davalıya ihale sözleşmesi gereğince işin başında durmaması nedeniyle para cezası uygulandığını;cezanın tahsili amacıyla davalı aleyhine iflas yolu ile adi takip yapıldığını, davalının gönderilen ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek gönderilen ödeme emrine davalı tarafından yapılan haksız itirazın kaldırılmasına ve davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yasadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve ihale konusunu oluşturan yapım işine ait uygulama projelerinin ve bu projelere ait mahal listelerinin sözleşme ile taraflarına teslim edilmediğini, davacının sözleşmeyi haksız ve mesnetsiz bir sebeple feshettiğini, haksız fesih nedeniyle ortaya çıkan bu keyfi uygulamanın sonucunda firma olarak hem ihalelerde cezalı duruma düştüklerini hem de söz konusu işten kaynaklanan maddi ve manevi kayıplara uğradıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarih, 2009/408 E., 2020/732 K. sayılı kararı ile davacı tarafından davalı şirket aleyhine eser sözleşmesine istinaden cezai şart alacağından dolayı iflas yoluyla adi takip yapıldığı, çıkarılan ödeme emrine davalının itiraz ettiği ve takibin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanunu'nun 156. maddesi uyarınca itirazın iptali ve dava konusu borcun depo edilmesi, aksi taktirde davalının iflasına karar verilmesi talebiyle derdest davayı açtığı, bilirkişiye yaptırılan hesaplama sonucu tespit edilen borç ve fer'ilerinin ödenmesi için davalı tarafa meşruhatlı davetiye ile tebligat yapılmasına rağmen davalının 7 günlük yasal sürede depo emrinin gereğini yerine getirmediği ve borcu ödemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.05.2023 tarih, 2023/2052 E., 2023/2072 K. sayılı kararı ile davacı tarafından davalıya ait olan ve inşaat sahasında kalan toplam inşaat demirlerinin rayiç değeri üzerinden satın alındığı ve satın alınan demir bedelinin davalıya uygulanan cezadan mahsup edildiği, satın alınan demirlerin bedeli sözleşme uyarınca yükümlülük ihlali nedeniyle kesilecek ceza tutarını karşılar nitelikte olduğu, idarenin böylece alacağı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahsup işlemine rağmen alacağın tam karşılanmadığını, davalı yüklenici tarafından açılan haksız feshin tespiti davasının reddedilerek kesinleştiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle takipli iflas istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz eden davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olana kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.