Kamulaştırma Kanununa dayalı irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında bozma sonrası verilen kararın, değer tespiti ve faiz uygulamasındaki hatalar nedeniyle Yargıtay tarafından tekrar bozulması.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı idarenin irtifak hakkı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada yerel mahkemenin kabul kararı, kamulaştırma bedeli hesaplamasındaki hatalar nedeniyle ilk olarak bozulmuş; bozmaya uyularak verilen ikinci kararın temyizi üzerine, mahkemenin arazi niteliği ve net gelir esas alınarak yaptığı irtifak hakkı bedel tespitinin genel olarak doğru olduğu, ancak bozma sonrası depo edilen fark bedel ve faizinin derhal ödenmesi yerine farklı hüküm kurulmasının hatalı olduğu, bu eksikliğin yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilebileceği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/116 Esas, 2019/383 KararKARAR: KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 325 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2015/231 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 30.11.2015 tarihli ve 2015/231 Esas, 2015/521 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan incelemede, dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2015 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2014 yılı resmî verilerine göre tespit edilen metrekare birim fiyatına endeks uygulanmak suretiyle değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması hatalı olduğundan taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında kabulü ile buna göre hesaplama yapılması gerekirken %5 oranında alınmak suretiyle eksik bedel tespiti doğru olmadığından dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun %75 oranında olacağı gözetilmeden daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre az bedele hükmedilmesi yerinde olmadığından tespit edilen bedele acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin dolduğu tarihi takip eden 09.09.2015 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği hâlde, faiz başlangıç ve bitiş tarihleri hüküm fıkrasında açıkça gösterilmeyerek infazda tereddüte yol açılması ve davacı idare harçtan muaf olmadığı hâlde, muaf olduğundan bahisle hüküm kurulması uygun olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; değer düşüklüğü oranının düşük ve objektif değer artış oranın düşük belirlendiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve boru hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Bozma sonrası depo edilen fark bedel ve fark bedele işletilen faizin derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Dahili davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;a) (4) nolu bendinde ve (5) nolu bendinde yer alan ''karar kesinleştiğinde'' ibarelerinin hükümden çıkarılması, yerlerine ''derhal" ibaresi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dahili davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.