Kaçakçılık suçu mahkûmiyetinde, eşya değeri, etkin pişmanlık indirimleri, HAGB kararı, denetim süresi ve TCK 53/3 uygulamasındaki hatalar nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın kaçakçılık suçunu işlediğine dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görmemesine karşın, kaçak eşyanın pek hafif değeri nedeniyle uygulanması gereken ceza indirim oranının eksik belirlenmesi, sanığın kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyerek etkin pişmanlıktan yararlanma hakkının hatalı uygulanması, hakkında objektif engeller bulunmayan ve kamu zararını gidermiş olan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) talebinin hukuka aykırı gerekçeyle reddedilmesi, ertelenen hapis cezasında denetim süresinin kanuna aykırı olarak kısa belirlenmesi ve TCK 53/3 maddesine göre karar verilmemesi gibi birden çok hukuka aykırılık tespit ederek yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/432 E., 2022/582 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Mahkemenin suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin 29.12.2015 tarihli kararının, Dairemizin 09.06.2022 tarihli ve 2021/945 Esas, 2022/11037 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, Mahkemenin nakil aracının iadesi hususunda yeniden kurduğu hükmün yok hükmünde olduğu görülmekle, katılan vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1. Suç tarihi itibarıyla dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olduğu gözetilerek, 72 42... sayılı Kanunlar 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme gereğince sanık hakkında verilecek cezada indirim oranının 1/2 ilâ 2/3 arasında taktir edilmesi gerekirken kanuni sınırın dışına çıkılarak 1/3 oranında indirim yapılması,2.Soruşturma aşamasında sanığın ifadesi alınırken dosyaya henüz kaçak eşyaya mahsus tespit varakası girmediği için yapılan etkin pişmanlık ihtaratının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, kovuşturma aşamasında sanığın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyerek makbuzunu sunması nedeniyle verilecek cezada 5607 sayılı Kanun'un 5/2-a maddesi gereği 1/2 indirim yapılması yerine mahkemece 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve etkin pişmanlık için gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın ödenmesi neticesinde oluşan kamu zararının giderilmiş olduğu, ödenecek kamu zararı da bulunmadığı cihetle; dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında "kamu zararını gidermediği" şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 4.Sanık hakkındaki erteli 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasında denetim süresinin hükmolunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden bu sürenin 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesine aykırı davranılması,5.Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.