Kamulaştırma Bedeli Tespiti ve Tescili Davasında, Değerleme Metodolojisi, Faiz Hesaplaması ile Anayasa Mahkemesi Kararının Etkisinin Temyiz İncelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesi, sulu tarım arazisi vasfındaki taşınmazın değerlemesinde uygulanan bilimsel yöntemi, %5 kapitalizasyon faizini ve %30 objektif değer artış oranını isabetli bularak davacı idarenin istinaf başvurusunu reddetmiş; ancak davalının kısmi istinafını kabul ederek, acele kamulaştırma dosyasında bloke edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ve nemalarıyla birlikte davalı tarafa ödenmesine karar vererek ilk derece mahkemesi hükmünü düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1647 Esas, 2025/449 KararKARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2024/25 Esas, 2024/91 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının düşük, objektif değer artışı oranının ise yüksek belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgede mutat olarak ekilen münavebe ürünlerine yer verilmediğini, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, objektif değer artış oranının ise düşük belirlendiğini, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli ve 32666 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2942 sayılı Kanun'un 04.04.2001 tarihli ve 4650 Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptaline yönelik 05.04.2023 tarih, 2022/83 Esas ve 2023/69 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, dava tarihinden işbu karar tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihlerinin hatalı tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesininin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin %5 oranında alınmasında, tespit edilen metrekare birim fiyatına %30 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/... başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de usul ve kanuna uygun bulunduğu belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak tespit edilen kamulaştırma bedelinin idarenin acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelden fazla olan ve üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak üzere bloke edilen 27.378,65 TL'lik kısmının dava tarihinden 4 ay sonrası olan 09.12.2020 tarihinden bu miktarın ödenmesine ilişkin hüküm kurulan ilk karar tarihi olan 07.04.2021 tarihine kadar işleyen yasal faizi ve diğer nemalarıyla birliktedavalı tarafa ödenmesine, Dairenin kaldırma kararından sonraki 28.243,35 TL' ye ise dava tarihinden 4 ay sonrası olan 09.12.2020 tarihinden bu miktarın ödenmesine ilişkin hüküm kurulan ikinci karar tarihi olan 07.05.2024 tarihine kadar işleyen yasal faizi ve diğer nemalarıyla birlikte davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden tüm bedele dava tarihinden 4 ay sonrası olan 09.12.2020 tarihinden karar tarihi olan 07.05.2024 tarihine kadar faiz işletilmek suretiyle hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.4. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.