Yargıtay, eser sözleşmesi, protokol hükümleri, eksik/ayıplı işler, menfi tespit ve istirdat taleplerini gizli ayıp ve zamanaşımı çerçevesinde değerlendirerek bozma kararı verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işler ile menfi tespit taleplerini içeren davada, taraflar arasındaki protokolün kapsamını değerlendirerek, protokol tarihinden önceki eksik ve açık ayıplı işler için bedel talep edilemeyeceğine; yalnızca protokolde belirtilen eksik imalatlar ve gizli ayıplar yönünden garanti süresi içindeki giderim bedellerinin istenebileceğine, ayrıca menfi tespit davasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmediği durumda istirdat yerine borçlu olunmadığının tespiti kararı verilmesi gerektiğine karar vererek yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/3 E., 2023/1350 K.BİRLEŞEN DAVA 2015/558 E., 2015/384 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine protokol düzenlendiğini ve yapılacak işlerin belirlendiğini, kalan borç için senet verildiğini ancak belirtilen işlerin yapılmadığını ileri sürerek icra takibine konu edilen bono ve çek nedeni ile borçlu bulunmadığının tespiti ve istirdatını talep etmiştir.2.Birleşen davada davacı vekili; eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve kusurlu işlerin giderim bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 07.06.2016 tarihli kararı ile eksik ve gizli ayıplı işler bedelinin 258.212,00 TL olduğu asıl davanın istirdata dönüştüğü gerekçesi ile ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 07.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, yüklenici ve iş sahibi arasında İnşaat Yapım Sözleşmesi ve Çevre Düzenlemesi Yapılmasına İlişkin Sözleşmelerin ifasından sonra 14.06.2011 tarihli protokol imzalandığı, protokolde yüklenicinin her iki sözleşmedeki işlerden çevre düzenlemesi sözleşmesine bağlı kapıların takılması (25.06.2011'de takılacak) ve inşaat yapım sözleşmesine bağlı 3362-1 parsel B blok merdiven sahanlığı boşluklarının kapatılması (25.06.2011 de yapılacaktır) haricindeki tüm işleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğinin yüklenicinin yapmış olduğu tüm işlere ilişkin ilgili kanun hükümlerine göre belirlenmiş gizli ayıp çerçevesinde ortaya çıkacak her türlü imalât hatasını kabul edeceğinin, yüklenicinin iş sahibi kooperatiften 71.000,00 TL alacağının kaldığı, 2010 yılına ait emlâk vergi ödemelerinin iş sahibi kooperatif tarafından yapılacağının, yüklenici şirketin payına düşen SGK primleri ödeme makbuzu ya da borcu yoktur yazısını 10.09.2011 tarihine kadar kooperatife teslim edeceğinin, kooperatifin kalan 71.000,00 TL borcu için 20.07.2011 vadeli yönetim kurulu üyelerinin de şahsi kefaletinin bulunduğu 58.500,00 TL bedelli senet verdiğinin ve yine kalan miktar için 12.500,00 TL'lik 25.08.2011 tarihli bir adet çekin yükleniciye ciro edilerek verildiği kabul edildiği, protokolde belirtilen emlak vergi ve SGK ödemeleri ile ilgili eldeki davada tarafların bir ihtilafı bulunmadığı, bu protokolden sonra yüklenicinin işe devam ettiği ve bir kısım iş ve imalâtlar yaptığıda ileri sürülüp ispatlanmadığı, protokolde, yüklenici şirketin yapmış olduğu işler ile ilgili kanun hükümlerine göre belirlenmiş gizli ayıp çerçevesinde ortaya çıkacak her tür imalât hatasını kabul eder şeklindeki düzenlemenin mahkemenin de kabulünde olduğu gibi gizli ayıplar yönünden zamanaşımı süresince garanti niteliğinde olup hatanın kabul edileceği belirtilerek garanti verildiğinden davacı iş sahibinin zamanaşımı süresi içerisinde sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden ayıp ihbarında bulunulmaksızın ayıbın ortaya çıkmasından itibaren dava açılması için gereken makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçleri ile giderim bedelini talep edebileceği, söz konusu protokol tarihinden önceki eksik ve ayıplar yönünden taraflarca o tarih itibari ile işin protokolde belirtilenler hariç tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği kabul edildiğinden, iş sahibinin sadece protokolde kabul edilen ve 25.06.2011 tarihinde takılıp yapılacağı kabul edilen eksik imalâtların giderim bedelini de eksikliklerin protokolde belirtilen tarihte giderilmemesi halinde dava açılması gereken makul süreden sonraki mahalli piyasa rayiçleri ile yükleniciden talep edebileceği, protokolden önceki eksik ve açık ayıplı işlerin giderim bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığı, menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeni ile para tahsil edilmiş olsa dahi icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiş ve bu ihtiyati tedbir kararı uygulanmış ise alacaklıya yapılan ödeme söz konusu olmayacağından borçlu bulunulmadığının tespitine karar vermekle yetinilip istirdata karar verilmemesi gerektiği, bu durumda mahkemece davacı iş sahibince ciro edilip, davalı yükleniciye verilen 25.08.2011 keşide tarihli, 12.500,00 TL meblağlı çekin 25.08.2011 tarihinde ödendiği anlaşıldığından; birleşen davada tespit edilecek eksik ve kusurlu işlerin giderim bedeli de dikkate alınarak menfi tespit isteminin esası ile ilgili hüküm kurulması, tamamı ile ilgili menfi tespit isteminde haklı olduğu kabul edilse dahi ciro edilip, ödenen çekle ilgili çekin ödendiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte bedelinin istirdatına karar verilmesi, icra takibine konu edilip, ihtiyatî tedbir kararı verildiği için ödenmeyen bono ile ilgili istirdat kararı verilemeyeceğinden, sadece borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve protokol kapsamında yapılması gereken ancak yapılmayan eksik ve ayıplı iş bedelleri 62.300,00 TL ve faizi ile toplam 72.511,23 TL olduğu, dava konusu eksik işler bedelinin davalı yüklenicinin alacağından mahsubu neticesinde davacı iş sahibinin davalı yükleniciden toplam (72.511,23 – 71.000,00) 1.511,23 TL alacaklı konumda olduğu asıl dava yönünden; ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/9832 Esas sayılı dosyasına konu edilen 58.500,00 TL bedelli senedin takibe konu edilen 49.500,00 TL bedel yönünden borçlu olmadığı, toplam 71.000,00 TL bedele istinaden 25.08.2011 tarihinde ödenen çek bedeli olan 12.500,00 TL bedelin istirdadının gerektiği, birleşen dava yönünden; ... 19.İcra Müdürlüğünün 2011/9832 Esas sayılı dosyasına konu edilen 20.07.2011 vadeli 58.500,00 TL bedelli bonoya ilişkin yapılan 29.06.2011 tarihli 9.000,00 TL ödemenin istirdadının gerektiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının protokol ile tüm işin eksiksiz yapıldığını kabul ettiğini,b. Protokolde belirtilen eksik işler harici işlerin hesaplamaya dahil edilmesinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise eksik ve ayıplı iş bedeline ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 14.06.2011 tarihli protokolün yüklenici şirketin yapmış olduğu işler ile ilgili kanun hükümlerine göre belirlenmiş gizli ayıp çerçevesinde ortaya çıkacak her tür imalât hatasını kabul eder şeklindeki düzenlemesinin mahkemenin de kabulünde olduğu, protokol tarihinden önceki eksik ve ayıplar yönünden taraflarca o tarih itibari ile işin protokolde belirtilenler hariç tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğinin kabul edildiği bu durumda protokol tarihinden sonra ortaya çıkan ve gizli ayıp kapsamında kabul edilmesi mümkün olmayan; kullanılan seramik ve fayansların kalite farkı bedeli, çevre, drenaj yağmur suyu ve kanalizasyon imalatlarının projesiz yapılması nedeni ile oluşabilecek imalat hatasının bedeli ve yangın ihbar santralinin devreye alma bedelinin hesaba dahil edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının asıl ve birleşen davada davalı lehine BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.