Kooperatif üyesinin devir sözleşmesi ile edindiği bağımsız bölümün yolsuz tescili iddiasıyla tapu iptali, tescil veya tazminat talepli davasının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, kooperatif üyesi olarak, oğlundan devraldığı 14 numaralı bağımsız bölüm üyeliği hakkı için kooperatife ödeme yapmasına rağmen, bu dairenin arsa sahibine ait olduğu belirtilerek kendisine 15 numaralı dairenin tahsis edildiğini ve uzun süre burada ikamet ettiğini, ancak 15 numaralı dairenin kooperatif yöneticileri tarafından teminat gösterilerek üçüncü kişilere usulsüzce tescil edildiğini iddia ederek, öncelikli olarak 15 numaralı, mümkün olmaması halinde 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini, aksi takdirde kooperatiften sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödediği bedelin iadesini talep etmektedir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1585 E.  ,  2025/3870 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/113 E., 2025/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/101 E., 2024/834 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve oğlu ...'ın davalı kooperatif üyesi olduklarını, müvekkilinin oğlunun kur'ada kendi adına isabet eden 14 numaralı bağımsız bölümün üyelik hakkını.... Noterliği'nin 01.10.2010 tarih ve 2630 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini, böylece müvekkilinin davalı kooperatifte iki üyeliğinin olduğunu, müvekkilinin kooperatif başkanının talebi üzerine kooperatife 14 numaralı daire için toplam 65.000,00 TL ödediğini, kooperatif yetkilisi ...'ün müvekkiline bu dairenin arsa sahibine ait olduğunu belirterek 2010 yılının 9. ayında 15 numaralı dairenin anahtarını teslim ettiğini, müvekkilinin o tarihten beri 15 numaralı dairede oturduğunu ve kendisini malik olarak bildiğini, müvekkilinin bu dairenin tapusunun devrini istemesi üzerine kooperatif yetkililerinin 15 numaralı dairenin tapusunu teminat olarak kooperatif yönetiminde olan ...’a verdiklerini, onun kredi çekeceğini, kredi çekilip ödendikten sonra dairenin tapusunu müvekkili adına vereceklerini söylediklerini, buna ilişkin kooperatif karar defterinde karar alındığını, müvekkilinin 15 numaralı dairenin, davalılardan ... adına kayıt edildiğini davalının Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/160 Esasında açmış olduğu "Fuzuli İşgal Nedeniyle Tahliye ve Ecrimisil" davasından sonra öğrendiğini, davalı ...'ün kooperatif yönetiminde olan ve kredi çekmek üzere daireyi üzerine alan ...'ın damadı olduğunu, ...'ün iyiniyetinden bahsedilmesi ve korunmasının kanunen mümkün olmadığını, diğer davalı ...'ün ise arsa sahiplerinden ...'ün gelini olduğunu, her iki tescil işleminin de yolsuz/muvazaalı olduğunu, davalı kooperatifin ise tapu iptali tescil davası neticesiz kaldığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, öncelikle 15 numaralı bağımsız bölümün, mümkün olmadığı takdirde 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, aksi halde davalı kooperatife ödenen 65.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 2.11.2015 tarihli dilekçesi ile; davalı ... hakkındaki davayı HMK'nın 125. maddesi uyarınca davayı tazminat davası olarak devam edileceğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 09.08.2012 tarihinde ...'dan bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının anılan taşınmazı kira sözleşmesi olmaksızın işgal ettiğini, davacı aleyhine müdahalenin men'i istemiyle dava açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin ...'ın damadı olmadığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davadan haberi olmadan önce dava konusu 14 numaralı bağımsız bölümü satarak devrettiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, yüklenici kooperatif ile arsa sahipleri arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre 14 numaralı bağımsız bölümün arsa sahiplerine verilecek bağımsız bölümlerden olduğunu, arsa sahiplerinden ...'ün kendisine ait olan daireleri çocukları arasında taksim ettiğini, buna göre 14 numaralı daireyi gelini olan davalıya devrettiğini, davayı kabul etmemekle birlikte, aksi düşünülse bile, yasaya göre yüklenicinin 3. kişiye harici devir işlemi, sözleşmeden doğan alacağın temliki hükmünde olduğundan. 3. kişi konumundaki davacının, aslında arsa sahibine dönük ve muvazaa iddiasıyla müvekkiline yönelik taleplerinin, sözleşmenin yükleniciye tanıdığı haklarla sınırlı olacağını, diğer taraftan yüklenici kooperatif ile davacı arasındaki harici devrin, sözleşmeden doğan alacağın temliki şartlarını taşımadığını, bununla birlikte şeklen geçerli bir harici devir olduğu varsayılsa bile, bu işlemin içerik yönünden hatalı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, davacının beyanları ile, 14 no.lu bağımsız bölümün arsa sahibine ait olduğunun, bu dairenin davacıya verilmesinin imkânsız olduğunun, bu hususun karar defterinde de düzeltildiğinin anlaşıldığını, davacının yüklenici kooperatif ile yapmış olduğu hukuki işlemlerin kendileri açısından karşılıklı hüküm ifade edeceğini, müvekkili açısından bir hüküm ifade etmeyeceğini savunarak davanın öncelikle usul yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
3-Davalı ...ı Kooperatifi cevap vermemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile oğlu ...'ın davaya konu bağımsız bölümleri yapan ve teslim eden davalı kooperatifin üyesi iken davacının oğlunun kendi adına isabet eden davaya konu 14 no.lu bağımsız bölümün üyelik hakkını.... Noterliği'nin 01.03.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı kooperatif hisse devir sözleşmesi ile davacıya devrettiği, davacının oğlu ve davacı tarafından toplamda 65.000,00 TL bedelin davalı kooperatife ödendiği, davaya konu 14 no.lu bağımsız bölümün arsa sahiplerinden olan dava dışı ...'e verilmesi gereken dairelerden olduğunun anlaşılması üzerine davalı kooperatif yönetimi tarafından davaya konu 15 no.lu bağımsız bölümün davacıya verilmesi yönünde karar alındığı ve bu dairenin davacıya teslim edildiği, kat irtifakı kurulurken davaya konu 14 no.lu bağımsız bölümün dava dışı ... adına tapuya tescil edildiği, ...'ün 10.09.2012 tarihinde bu bağımsız bölümü davalı ...'e satıp tapudan devrettiği, bu davalının da dava açıldıktan sonra 02.04.2014 tarihinde dava dışı ...'a tapuyu devrettiği, bunun üzerine davacı tarafın davaya davalı ... aleyhine tazminat davası olarak devam ettiği, davaya konu 15 nolu bağımsız bölümün ise dava dışı ... adına tapuya tescil edildiği, onun da 21.09.2012 tarihinde bu bağımsız bölümü davalı ...'e resmi senetle satıp tapusunu devrettiği, davaya konu 14 numaralı bağımsız bölümün davalı kooperatif ve arsa sahibi arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahibine verilmesi gereken dairelerden olduğu ve yolsuz tescilin söz konusu olmadığı, davaya konu 15 numaralı bağımsız bölümün ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca davalı ... tarafından iyiniyetle iktisap edildiği ve bu kazanımının korunması gerektiği, buna göre davacının davalı kooperatiften kendisine tahsis edilen davaya konu 14 numaralı bağımsız bölümün bilirkişi tarafından belirlenen bedelini talep edebileceği" gerekçesiyle, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...Kooperatifi aleyhine açılan davanın kabulü ile, 96.600,00 TL'nin dava tarihi olan 19.03.2014 tarihinden itibaren davalı ...Kooperatifinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ile taşınmazı devreden ...'ın akrabalık ilişkisinin nüfus kayıtlarından anlaşılamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeli olmadığını, gerekçede sadece akrabalık ilişkisinin nüfus kayıtlarından anlaşılamadığının yazıldığı ancak her akrabalığın nüfus kaydında yer almayacağı,
b. Davalı ... ile ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin men-i müdahale ve ecrimisil davası sonucunda davacı tarafından ... ... aleyhine başlatılan takipte, ... tarafından davacı ile iletişime geçilmiş ve borcun...’e ait olduğu belirtildiği, ve borcun da...’in oğlu tarafından ödendiği tek başına bu durumun dahi aralarında bağ olduğuna delil olduğunu,
c. ... ...’ün taşınmazı satın aldıktan 2 yıl sonra men-i müdahale ve ecri misil davası açtığını, bu tarihe kadar beklemesinin ve daireyi gezip görmeden almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
d. Dava devam ederken taşınmazı tekrar ...’a devredilip devredilmediğinin ve hatta duruşmada...’İn verdiği adresin dava konusu adres olup olmadığının araştırılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil ve olmadığı takdirde taşınmaz bedeline ilişkindir.
1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde davalı ... yönünden ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı, oğlu ...’ın üyelik hakkını.... Noterliği'nin 01.10.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile devralmıştır. Kooperatif karar defterinde yer alan 25.12.2012 tarihli kararlardan da anlaşılacağı üzere 15 no.lu bağımsız bölümün davacıya verilmesi hususunda davacı ile kooperatif yönetiminin uzlaşmış, bu bağımsız bölümü davacıya teslim etmiş ve davacı da bağımsız bölümü kullanmaya başlamıştır. Yine aynı tarihli karardan davalı kooperatifin bu bağımsız bölümü inançlı işlemle dava dışı ...’a tapu da devrettiği anlaşılmakta olup, ...’ın da bu taşınmazı davacı iddiasına göre yakını olan ...’ e satmıştır. Dosya içerisinde bulunan tapu kaydına göre taşınmazın yargılama aşamasında ... tarafından...’a, ...tarafından da ...’e devredildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının devrin muvazaalı olduğuna ilişkin iddiası karşısında taşınmaz devirlerinin muvazaalı olup olmadığına ilişkin yeterince araştırma yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
3. Davacının ilk talebi 15 numaralı bağımsız bölümün tapu iptal ve tesciline ilişkin olduğu dikkate alındığında mahkemece öncelikle 6100 sayılı HMK’nın 125. maddesi uyarınca davacıya davaya tazminat davası olarak mı yoksa tapu iptal tescil davası olarak mı devam etmek istediği sorulmalı ve sonucuna göre davacının muvazaa iddiası hususunda araştırma yapılarak karar verilmelidir.
4. Kabule göre de; terditli talep olan taşınmazın bedeline hükmedilmesi halinde taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki rayiç bedeli tespit edilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan taşınmaz bedeline hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,
3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine,
13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.