İş kazası sonucu gözünü kaybeden işçinin talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, işverenin kusuru ile işçinin koruyucu ekipman kullanmaması iddiaları yargı sürecinde incelenmektedir.
Özet: Bu hukuki metin, iş yerinde çekiçle bilya çakarken gözüne metal isabet etmesi sonucu yaralanan ve meslekte kazanma gücünü kaybeden davacı işçinin, işveren aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının sürecini ele almaktadır; davacı, işverenin iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmediği için kazanın meydana geldiğini savunurken, davalı işveren ise işçinin kendi kusuru ve koruyucu ekipmanları kullanmamasının kazaya yol açtığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek önemli miktarda maddi ve manevi tazminata hükmetmiş, bu karar istinaf mahkemesince de hukuka uygun bulunarak davalı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve dosya davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2507 E., 2025/465 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. İş MahkemesiSAYISI : 2021/648 E., 2024/431 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya ait iş yerinde ustabaşı olarak çalışmakta iken, 21.09.2015 tarihinde işyerinde işi gereği çekiç ile bilya çakarken zımba diye tabir edilen metal patlayarak gözüne isabet ettiğini ve yaralandığını, müvekkilinin yaralanması nedeni ile gözünü kaybettiğini ve %44 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde sorumluluk ve kusurun tamamen davalı işverene ait olduğunu, davalı işverenin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolayısı ile iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin maluliyeti nedeni ile iş bulamadığı için çalışamadığını beyan ederek şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın, 75.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 05.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17.08.2015 tarihinden itibaren sigortalı olduğunu, davalıya ait işyerinde tecrübeli bir eleman olarak çalışmakta ve işyerinde işin yürütümü sırasında çekiç ile bilye çakarken metal parçanın fırlaması sonucu gözünden yaralandığını, kendi kusurlu davranışı sonucu ve "6331 sayılı Kanun'un 19. maddesinde kendisine yüklenilen edimleri yerine getirmeyerek" söz konusu iş kazası olayının meydana gelmesine sebep olduğunu, nitekim işyerinde bulunan ve işin yürütümü sırasında kullanılması gereken iş güvenliği ekipmanlarını kullandığını, işyeri gözlüğünü ve koruyucu takmadığını ve bu nedenle anılan olay meydana geldiğini, davacının olay günü "tek başına çekiç ile bilye çakarken dalgınlığı ve tamamen kendi kusuru ile 6331 sayılı Kanun'un 19. Maddesine aykırı hareketi ile iş kazası geçirdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davanın kabul kısmen reddine, 1-Davacının geçici iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 236,03 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 2.807.438,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatın kaza tarihi olan 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 25.000,00 TL tedavi giderine ilişkin tazminat alacağından davacının talebi ile bağlı kalınarak 20.000,00 TL tedavi giderleri alacağının kaza tarihi olan 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine,.." karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..1-Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın davacı işçinin kendi kusurundan kaynaklandığını, davacıya gerekli iş güvenlik eğitimlerinin verildiği gibi koruyucu ekipmanlarının da teslim edildiğini, davacının olayda ağır kusurlu olduğunu tanıkların dinlenmemesinin hatalı olduğunu olduğunu, kusur raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARAR1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,2.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.