7. Ceza Dairesi, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunda, ilk derece mahkemesinin beraat hükmüne karşı yapılan temyiz başvurularını değerlendirerek, şikayetçi idarenin yetkisizliğini belirlemiş ve suçtan zarar gören ile savcının talepleri üzerine sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasında, ilk derece mahkemesinin kararını temyiz eden suçtan zarar gören ve Cumhuriyet savcısının itirazları değerlendirilerek, sanıkların savunmalarının alındığı tarihten itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, ancak suça konu kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2025/4690 E.  ,  2025/13591 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/344 E., 2019/334 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı düşme
Şikâyetçi ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresinin davaya katılma ve hükümleri temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Suçtan zarar gören ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, ... davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 02.12.2014 kabul tarihli 6572 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 9. madde kapsamında 31.12.2019 tarihine kadar asliye ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının bulunma zorunluluğunun olmadığı, hüküm tarihi itibariyle duruşmada bulunma zorunluluğu bulunmayan
Cumhuriyet savcısı yönünden temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/3. maddesi uyarınca 1 ay olarak kabulü ile temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Suçtan Zarar Gören ... Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ...'nin savunmasının alındığı 21.04.2010 ve sanık ...'nin savunmasının alındığı 13.01.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suç eşyasının taşınmasında kullanılan nakil aracının trafik kaydındaki şerhin kaldırılması suretiyle hak sahibine İADESİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.