İşverenin tam kusurlu bulunarak mahkemece tazminata hükmedilen, helva tesisinde makineye elini kaptıran işçinin maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bir iş kazasında sağ el parmaklarını kaybeden eski çalışan, temizlik yaparken başka bir personel tarafından yanlışlıkla çalıştırılan makine nedeniyle meydana gelen olayda işvereni tam kusurlu bularak maddi ve manevi tazminat talep etmiş; işveren ise gerekli eğitimlerin verildiğini ve kusurun çalışanın tedbir almamasına ait olduğunu savunsa da, ilk derece mahkemesi işverenin %100 kusurlu olduğuna hükmederek davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış, davalı şirket ise kararı temyiz ederek çalışanın ağır kusurlu olduğunu ve maluliyetin bulunmadığını iddia etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8935 E.  ,  2025/16556 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1032 E., 2025/399 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/64 E., 2023/202 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait ... Tesislerinde Mayıs 2014 döneminden bu yana iş sözleşmesi ile çalışmakta olduğunu ve müvekkilinin çalıştığı birimin helva üretim birimi olduğunu, 19.06.2017 tarihinde müvekkilinin helva üretim birimi yerine lokum kesme makinesinde çalıştırılmak üzere görevlendirildiğini, 17.30 sıralarında lokum kesme makinesinin temizliğini yaptığı sırada makinenin çalıştırılması nedeniyle sağ el parmaklarının tendonlarla birlikte kesildiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, 100,00 TL maddi tazminat, 25.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği tarih olan 19.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... San. ve Tic. A.Ş. ... Atıştırmalık Tesislerinde 12.05.2014 tarihinde “Helva/draje üretim personeli” olarak işe başladığını ve halen görevine Helva/Daraje Üretim Operatör Yarrdımcısı olarak devam etmekte olduğunu, davacıya gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, eğitimini aldığı hatta üretim personeli olarak çalıştırılmak üzere görevlendirildiği 19.06.2017 günü üretim hattında bulunan lokum kesme makinasında hattın durması üzerine makinayı temizlemek istediğini, temizliği yaptığı sırada, davacının temizlik yaptığını fark etmeyen başka bir personel tarafından hattın çalıştırıldığını ve davacının sağ el 2, 3 ve 4. parmaklarının kesilmesi sureti ile iş kazasının meydana geldiğini, olay anında bulunan diğer personelin durumu fark etmesi üzerine hattın acil olarak durdurulduğunu ve davacının işyeri revirine götürülerek ilk müdahalenin yapıldığını, iş kazasının meydana gelmesinde davacının kendisinin alması gereken tedbirleri almaması sebebiyle olayda tam kusurlu olduğunu, davalı işverenin kusurunun bulunmadığını iddia ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacının geçici-sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat taleplerinin kabulüyle bilirkişi raporunda geçici göremezlik tazminatı olan 1.521,33 TL ve sürekli iş göremezlik tazminatı olan 744.047,21 TL toplamı 745.568,54 TL'nin kaza tarihi olan 19.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %100 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %15,2 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre takdir olunan 20.000,00 TL manevi tazminatın 19.06.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ".. 1-Hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın tamamen davacı işçinin kusurundan kaynaklandığını, davacıya gerekli iş güvenlik eğitimlerinin verildiğini, davacının olayda ağır kusurlu olduğunu, işverenin kusurunun bulunmadığını, kusur raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının kaza yapmadan önceki işini yaptığını ve gelirinde azalma olmadığını, bu nedenle gerçekte herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, manevi tazminatın belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı sigortalıya verilen kusur oranı yerinde olup, davalı ve dava dışı kişiler arasındaki kusur belirlemesi hatalı ise de davalı ve dava dışı kişiler arasındaki kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davalı vekili tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.