Yaralanmalı iş kazası nedeniyle temizlik görevlisinin maddi ve manevi tazminat talepli davasında ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bir işveren bünyesinde temizlik görevlisi olarak çalışırken talimat üzerine cam silme esnasında düşerek yaralanan davacının, uğradığı iş kazası nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacının taleplerini kısmen kabul ederek yüksek miktarda tazminata hükmetmiş; davalının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve dava yeniden kısmen kabul edilmiş; nihayetinde hem davacı hem de davalı vekili, bölge adliye mahkemesinin bu kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3169 E., 2025/876 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. İş MahkemesiSAYISI : 2016/792 E., 2024/265 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı bünyesinde temizlik görevlisi olarak çalışmakta iken davalı yönlendirilmesi ile 05.03.2010 günü saat 11:30 sıralarında, ... adreste bulunan dairenin temizliğini yaptığı sırada dairenin pencere camını silerken tutunduğu PVC plastik parçasının kopması üzerine yaklaşık 3-4 metre yüksekliten beton zemine düştüğünü ve bu yolla özürlü kalacak şekilde yaralandığını, olaya ilişkin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı 2010/2690 S.sayılı dosyası kapsamında yürütülen dosyanın olayda tahkikatı gerektirir herhangi bir suç bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlandığını, olaydan sonra SGK'ya iş kazası bildirimi yapıldığını, sürecin halen devam ettiğini, davacının büyük acı çekmesine neden olduğunu ve halen sonuçları devam eden, yüksek olasılıkla gelecekte de sonuçlarının devam edeceği anlaşılan iş kazası nedeniyle manevi tazminat ve uğradığı zararlar ve yaptığı masraflar karşılığının maddi tazminat (beden tamlığının ihlalinden doğan ve yaptığı masraflar karşılığı) olarak tahsilini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 06.05.2005 tarihinden, iş sözleşmesinin sona erdiği 31.03.2015 tarihine kadar müvekkile ait ofiste büro ve temizlik elemanı olarak çalıştığını, nedenini anlaşılamaz bir şekilde 6,5 yıl önce meydana gelen bir olayın "iş kazası" olduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davaya konu olayın davalıya ait iş yerinde değil, ... dairede meydana geldiğini, söz konusu daire sahibinin davadan haberdar edilmesi gerektiğini, işbu davada yalnızca davalının değil, söz konusu dairenin olay tarihinde ki maliki de taraf olduğunu, davalının bildirilen adreste site yönetim işleri ve emlak danışmanlığı yaparak faaliyette bulunduğunu, temizlik şirketi olmadığını, müşterilerinin evlerini toparlamaları istenildiğini, davalının yanında çalışan işçilerini işyerlerine yönlendirirken hangi işi yapması gerektiği hususunda bilgi ve talimat verdiğini, rutin işlerin dışında herhangi bir işin çıkması halinde ise kendisine bilgi verilmesini bütün çalışanlarına izah ettiğini, davaya konu olayda davacı riskli bir bölgede çalışacağı hususunda davalıya bilgi vermediğini, davacının balkona çıkarak pencerede temizlik yapması tamamen kendi inisiyatifini kullanarak yaptığı bir hareket olduğunu, davacının iş tecrübesi olan biri olduğunu, işin risklerini bilebilecek durumda olduğunu, davacının, olayın başının dönmesi sonucu meydana geldiğini ifade ettiğini, iş güvenliği ile ilgili donanım ve malzemeler davacıya verildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;".davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine, Maddi tazminat talebi yönünden;1-821.770,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Manevi tazminat talebi yönünden;3-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,4-Ulaşım gideri alacak talebinin feragat nedeniyle reddine,." karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..A) Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine,B) Davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,C) 1.Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile - 821.770,97 TL maddi tazminatın kaza tarihinden (05.03.2010'dan) itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,- 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (05.03.2010'dan) itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,- Ulaşım gideri alacağı talebinin feragat nedeniyle reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; aktüer hesap raporunda maddi hatalar yapıldığını ve bu hesap esas alınarak hatalı hüküm kurulduğunu belirterek temyiz talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olmadığını, bu yönde bir SGK tespiti bulunmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine rahatsızlığının kazadan çok önceye dayandığını, öteden beri şikayetinin var olduğunu ve bu konuda tedavi gördüğünü, davacının açtığı tespit davasında belirlenen % 20 oranındaki meslekte kazanma gücü kaybı halini kabul etmediklerini, kusur yönünden hükme esas alınan SGK raporunu ve bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, aktüer hesap raporunda bilinmeyen döneme ilişkin her yıl için % 5 artırım ve % 5 indirim yapılmasını kabul etmediklerini, davacının zararının asgari ücretin yürürlüğünün sona ereceği 2024 yılı sonuna kadar belli olduğu kabulüyle bu dönem için iskonto yapılmadığını, yapılan hesaplamayı bu şekilde kabul etmediklerini, hesaplamanın fahiş olduğunu, yine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin davalı kusuruna karşılık gelen kısmının zarardan indirilmesine ilişkin hesaplamayı kabul etmediklerini, davacıya ödenen miktarın bu tutardan çok daha fazla olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, hükmedilen karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri miktarlarının hatalı olduğunu belirterek temyiz talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekili ve davalı vekilinin vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.