Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında cari hesap, açık hesap ve mahsuplaşma iddialarının bilirkişi raporuyla detaylı incelenmesi.
Özet: Davacı, ticari alım satım ilişkisinden doğan 1.009.114,47 TL bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı ise cari hesap ilişkisi olmadığını, açık hesap bulunduğunu, borcun mevcut olmadığını, bazı borç kayıtlarının taşınmaz satışı kaynaklı mahsuplaşmalardan kaynaklandığını savunmuştur. Mahkemece görevlendirilen mali müşavir bilirkişinin raporunda, tarafların defter kayıtlarına göre davacının alacaklı veya borçlu olduğuna dair çelişkili bakiyeler tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/346 EsasKARAR NO :2026/51DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:11/06/2024KARAR TARİHİ:20/01/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların Talepleri Davacı vekilinin 11/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında geçmişten gelen ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu ticaret ilişkisi kapsamda müvekkili şirketin davalı şirketten 1.009.114,47 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkilinin davalı yandan bu alacağının tahsilini çeşitli iletişim kanallarıyla talep etmiş ise de bir sonuç elde edilemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü 2024/... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, açıklanan sebeplerle itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin 05/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını, açık hesap ilişkisi olduğunu, açık hesap ilişkisine cari hesap hükümleri uygulanamayacağını, müvekkilinin açık hesaptan da davacı şirkete borcu bulunmadığını, cari hesap sözleşmesinin yazılı olmadıkça geçerli olamayacağını, davacının dilekçesi ekinde sunduğu hesap listesinde yer alan; -17.01.2019 tarih ... Belge nolu 600.000 TL tutarlı; 17.01.2019 tarih ... Belge nolu 60.000 TL tutarlı; 02.11.2020 tarih ... Belge nolu 100.000 TL tutarlı; 03.11.2020 tarih ... Belge nolu 300.000 TL tutarlı borç kayıtlarının sebebi ve kaynağının müvekkili şirketçe bilinmediğini, davacının bu miktarlara ilişkin müvekkil şirkete bir bilgi ya da belge vermesinin de söz konusu olmadığını, tahminlerine göre davacının hesabındaki borç bakiyesi, davacı tarafından müvekkili şirkete iade edilen çeklerin alacak yazılmasından kaynaklandığını, taraflar arasında bir adet "açık hesap", bir adet de taşınmaz satımından kaynaklanan ayrı bir hesap tutulduğunu, açık hesaba dahil olup, müvekkili şirkete iade edilen ve satım hesabından tahsil edilen bir kısım çeklerin söz konusu olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık dışında, davacı tarafın, kendisine ait taşınmazı 2017 tarihinde müvekkiline adi yazılı olarak sattığını, bir kısım bedellerini tahsil etmiş olmasına rağmen, tapuyu devretmediğini, bunun akabinde davacı tarafın taşınmaz satım sözleşmesini feshettiğini, haksız fesih nedeniyle davacı tarafa açılan ve nakit ödemelerin iadesini içeren İstanbul 7 ATM 2018/... dava dosyası görülmeye devam ederken, tarafların kısmi mahsuplaşma yaptığını, satım sebebiyle davacı tarafa yapılan ödemelerden 1.000.000, TL tutarında ödemenin açık hesaba dahil edildiğini, davacı ile kısmi mahsuplaşma yapıldığını ve bu nedenle bir kısım çeklerin davacı tarafından, taşınmaz satımı sebebiyle yaptıkları nakit ödemelerin iadesine matuf olarak müvekkili şirkete iade edildiğini, bu mahsuplaşmanın davacı tarafın da kabulünde olduğunu, yani bu çeklerin açık hesaptan, satım hesabına aktarılmış olduğunu, netice itibariyle taraflar arasında bir cari hesap ve cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, açıklanan sebeplerle davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve GerekçeDava, ... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe itiraz iptali ve icra inkar tazminat talepli davadır. Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede ... İcra Dairesinin 2024/... Esas ayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ...hazırladığı 07/01/2025 tarihli raporda; "ibraz edilen taraflara ait defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, ibraz edilen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Davacı defter kayıtlarına göre davacının 2.048.974,44 TL alacağının bulunurken, davalı defter kayıtlarına göre davacının 2.140.296,28 TL borcunun bulunduğu görülmüştür. Defter kayıtları arasında toplamda 4.189.270,72 TL farkın olduğu, Farklı olan kayıtların raporun 5-Genel Değerlendirme bölümünde detaylı olarak listelendiği, Farklılığın 3.943.560,01 TL’lik kısmının davacının “01.07.2017 ila 30.06.2021 tarihleri arası kira geliri” açıklaması ile tanzim ettiği kira faturasından kaynaklandığı, iş bu faturanın davalı kayıtlarından yer almadığı, davacının huzurdaki davada talep ettiği alacağın kira dışı ticari faaliyetten kaynaklandığını beyan ettiği, bu beyan esas alındığında davacının ticari faaliyetten kaynaklı alacağının olmadığı, Davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği 1.060.000 TL tutarlı borç kayıtlarına ilişkin tarafımca yapılan incelemede işbu kayıtların çek iadesinden kaynaklandığı, iade edilen çeklere ilişkin davacı tarafın tarafıma ibraz ettiği imzalı çek iade bordrolarının yer aldığı," şeklinde mütalaada bulunmuştur. İtirazlar üzerine bilirkişi 31/08/2025 tarihli ek raporda; Tarafların ticari defterlerine göre farklı zamanlarda kayıt edilen çek iade vs. kayıtlarda davalı lehine olması nedeniyle davacı kayıtlarının esas alınabileceği değerlendirilmiştir. Bu kayıtlar Davalı lehine 1.303.500 TL lik Alacak kaydı davalı kayıtlarında 1.045.000 TL olarak gözüktüğü, Davalı lehine gözüken 65.400 TL'lik Alacak kaydı davalı kayıtlarında da borç kaydı kaydı yapılması gerekirken Alacak kaydı yaparak davacı alacağını artırmıştır. Davacı kayıtları davalı lehine olması nedeniyle davacı kayıtları esas alınmıştır. Bu durumda davacı vekilinin farklılıklara ilişkin sunduğu bilgi ve belgelere göre taraflar arasındaki en önemli farklılığın ... nolu “01.07.2017 ila 30.06.2021 tarihleri arası kira geliri” kira bedellerine ilişkin topluca tanzim edilen 3.943.560,01 TL’lik kira faturasından kaynaklandığı görülmüştür. iş bu kira faturasının kabulü halinde davacının bakiye alacağının 2.048.974,44 TL olduğu, ancak davacının takip talebinin 1.009.114,47 TL olduğu şeklinde mütalaada bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle cari hesap tutulduğu, bunun yanı sıra kira ilişki çerçevesinde defterlerde takip edilen bir alacak-borç ilişkisinin de bulunduğu, davacının cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla işbu davaya konu takibi başlattığı, davalı borçlunun itirazı üzerine duran takibin canlandırılması amacıyla işbu davanın ikame ediliği anlaşılmakla tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmış, mahkememizce alınan ikinci bilirkişi raporu ile taraflar arasında tutulan hesaplara ilişkin kayıtların kapanarak ilerlediği tespit olunmakla davacının ticari defterlerine göre alacaklı olarak göründüğü ,ancak davacının davalıdan alacaklı görünmesinin sebebinin kira alacağına ilişkin fatura olduğu anlaşılmakla kira alacağına ilişkin alacak taleplerinin icra takibine konu edilmediği, icra takibinde cari alacak talebinde bulunulduğu, itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek cari hesaba ilişkin alacak ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 17.233,16TL peşin harçtan düşümü ile artan 16.501,16TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 157.367,17TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır