T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacı tarafından sağlanan inşaat projesi Manitou hizmeti bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, davacının davalıya inşaat projesinde manitou (vinç) hizmeti sağladığı iddiasıyla, ödenmeyen hizmet bedeli için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebiyle ilgilidir. Davacı, hizmetin teslim fişleriyle belgelendiğini ancak kısmi ödeme çekinin karşılıksız çıktığını belirtirken, davalı ise hizmeti almadığını ve faturaya süresinde itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemektedir. Yapılan inceleme ve bilirkişi raporu, taraflar arasında uzun süreli bir iş ilişkisi bulunduğunu ve davalının itiraz etmediği 73.150 TL tutarındaki 2023 yılına ait teslim fişlerinin varlığını göstermekle birlikte, bu döneme ilişkin fatura düzenlenmediği tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/861 Esas
KARAR NO : 2026/19
Bakırköy ... İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2024
KARAR TARİHİ : 12/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında, davalı şirketin, yükleniciden aldığı inşaat işinde, manıtou (vinç, katlara inşaat malzemesi verme) hizmetinin davacı tarafından verilmesi konusunda anlaşma yapıldığın ve davacı tarafından, davalı şirkete manıtou hizmeti sağlandığını, davacı tarafından, davalıya sunulan hizmetler karşılığı olarak, davalı şirket şantiye görevlisinden teslim fişleri alındığı, davalı şirket tarafından, hizmet bedelinin bir kısmı için ...bank ... Şb. 24.04.2023 tarih ve 45.100,00 TL tutarlı bir adet çek verilmiş ise de bu çekin ödenmediğini, davalı şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan icra takibine, davalı şirket tarafından itiraz edildiği ve icraya konu fatura karşılığında, davacı şirketten hizmet almadığının ileri sürüldüğünü, davalı şirketin itirazının tamamen süreci uzatmaya yönelik olduğunu, davalı şirketin ödeme yapmaması ve haksız itiraz ile icra takibini durdurması sonrasında zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşmama olarak sonuçlandığını, itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine açılan Bakırköy ... icra Müdürlüğünün ... Es sayılı ilamsız ödeme emrinin itirazları üzerine takibin durduğunu, icra dosyasından tebliğ edilen ödeme emri içeriğinde yer alan borcun sebebi olarak gösterilen 23.07.2024 Tarihli ... Numaralı 104.220.TL bedelli 'Monito Çalışma Bedeli' açıklamalı fatura muhteviyatı ve içeriğinin müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyerek itiraz edildiğini, daha önce ihtarname eşliğinde müvekkili şirkete tebliğ edilen 23.07.2024 tarihli ... numaralı 104.220.TL bedelli fatura içeriği ve muhtevasına karşı TTK'nın m.21/f.2 uyarınca itiraz edildiğini, ve bu itirazın Bakırköy .... Noterliğinin 25 Temmuz 2024 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile alacaklı olduğunu iddia eden tarafa tebliğ edildiğini, kanıtlanmayan alacak iddiası hakkında müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle alacak miktarının %20 sinden az olmayacak şekilde müvekkili şirket kazancına icra inkar tazminatına hükmedilmesini davanın reddini istemiştir.
DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, Vergi Daireleri, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi, Büyükçekmece .... Noterliği, Bakırköy .... Noterliği yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 104.220,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 08.05.2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Tarafların iş ilişkisinin 2022 yılından bu yana devam etmekte olduğunu, ancak ihtilaf konusu olayın 2023 ve 2024 yılını kapsamakta olduğunu, davacının 2023 yılına ait bir kısım makbuzlar sunduğu; bu makbuzlar üzerinden teslim alan ve teslim eden kısmında bir kısım isim ve imzalar olduğunun görüldüğünü, davalı yanın da itirazı olmadığı görülen bu makbuzların toplamının 73.150,00.-TL olduğunu, ancak davacının 2023 yılında fatura düzenlemediğini, dosya kapsamında 2023 yılında yapıldığı anlaşılan ... yazışmalarının mevcut olduğunu, bu yazışmaların davalı ile yapıldığının Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde davalının 45.100.-TL değerindeki 24.04.2023 tarihli ...bankası çekini davacıya verdiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, fakat davacı defterlerinde bu çekin kaydının bulunmamakta olduğunu, davacının, 2024 yılında 1 adet satış faturasını davalı adına keşide ettiğini, e-arşiv fatura olan bu faturanın davalıya tebliğinin gerçekleştirilmiş olduğunu, davalının ise yasal süresinde bu faturaya itiraz ettiğini, davacı yanın yasal defterlerine göre davalıdan kaydi olarak takip tarihinde ve halen 104.220.-TL (KDV hariç 86.850.-TL) alacaklı durumda olduğunu ve davalının bu borca yönelik ödeme yapmamış olduğunu,
Davalının, defter ve belge sunmamış olduğu, davacı yanın defterlerinin dikkate alınıp alınmaması husunun takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı tanığı .... beyanında; "Ben ... operatörüyüm, davacının yanında 2022 yılı mart ayından buyana çalışmaktayım, davalı firma ile 2022 ve 2023 yıllarında çalışıldı, ana firma .... İnş. İdi davalı ... İnş. Onun taşeronuydu, davalı için katlar arasında kalıp alma tuğla verme çimento ve kum taşıma işleri, iskele malzemesi işleri yapıldı, ben rakam olarak iş bedellerini bilmiyorum, fişlerde bedelleri bellidir, 2022 yılında yapılan işler için davalı taraf ödeme yaptı, fakat 2023 yılı için ödeme yapılmadı, ödeme yapılması için bir girişimde bulunulup bulunulmadığını ben bilmiyorum, ödeme yapılmayan işler hatırladığım kadarıyla 2023 yılının Ocak ayına aitti, davalı şirketin işi için birden fazla operatör çalışıyordu her birimiz farklı günlerde çalışıyorduk hatta davacı da kendisi makine ile gidip çalışmıştı, ...isminin yazılı bulunduğu fişlerdeki imzalar bana aittir, yapılan her iş için fiş kesilmekte idi, fişin üzerinde çalışma saati ve karşılığı olan ücret yazmaktaydı, ilk saat ayrı devam edilen saatler ayrı olacak şekilde fişin üzerinde yazılıdır, ayrıca toplam bedel de fişte yazılıdır, fişte teslim alanın da imzası bulunmaktadır, yapılan ödemeler hakkında benim bir bilgim yoktur," beyanında bulunmuştur.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 104.220,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, ayrıca dinlenen tanık beyanı ve iş teslim makbuzları ile davacı yanca hizmetin verildiği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 20.844,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 7.119,24 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.258,72 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.860,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.258,72 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.686,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.958,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır