Yanlış hasım gösterilmesi nedeniyle reddedilen taş ocağı patlaması kaynaklı haksız fiil tazminat davasında HMK 124 ile taraf değişikliği imkanı değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, taş ocağı işletmesinden kaynaklanan patlamalar nedeniyle evinde oluşan hasarların tazmini için dava açmış, ancak mahkeme, yanlış tüzel kişiliğe husumet yöneltildiğini ve ıslah yoluyla taraf değiştirmenin mümkün olmadığını belirterek davayı pasif husumet yokluğundan reddetmiştir; temyiz incelemesinde ise, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin bu tür uyuşmazlıklarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 124. maddesi kapsamında, usul ekonomisi ilkesi gereği gerçek tarafın davaya dahil edilerek taraf değişikliğinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2023/13498 E.  ,  2025/15140 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2011/146 E., 2011/501 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacının ikametinin yakınında bulunan taş ocağı işletimini yapmakta iken, kayaların parçalanması için patlayıcı madde kullanması neticesinde müvekkili ve müvekkili dışındaki yakın evlerin duvar ve zeminlerinde ciddi zararların meydana gelmesine sebebiyet vermesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydı ile Sulh Hukuk Mahkemesince tespit edilen 9.567,90 TL tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafça tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin .. yolu üzerinde değil .. Yolu 5. km. de faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin belirtilen yer ile her hangi bir alakasının olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, açılan davada asıl dava açılması gereken ve borçlu olduğu iddia edilen tüzel kişiliğin .. Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. değil, .. İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. olması gerektiği, .. Ticaret Sicil Memurluğundan alınan 28.06.2011 tarih ve 2011/4464 sayılı yazısından anlaşıldığı üzere her iki şirketin tüzel kişiliğinin ve ticaret ünvanlarının farklı olduğu, ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin sicil numarasının .. olduğu, ticari ikametgahının .. Köyü, .. Yolu üzeri, Merkez, .. adresi olduğu, ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin ise sicil numarasının .. olduğu, ticari ikametgahının .. .. Caddesi .. .. .. yanı, ... Apt. Kat .. No: . .. olduğu, faaliyet alanlarının farklı olduğu, TMK.nun 47. vd. maddeleri kapsamında birbirinden bağımsız kişiliği olan tüzel kişiler oldukları, davacı vekilinin dava dilekçesinde yanlış tüzel kişiliğe husumet yönelttiği, ıslah yolu ile davalı tarafın değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olayda temsilcide yanılma bulunduğunu, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava dilekçesi başlığında, ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin davalı taraf olarak gösterildiği, asıl dava açılması gereken ve borçlu olduğu iddia edilen tüzel kişiliğin ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olması gerektiği, davacı vekilince davanın doğru hasma yöneltilmesi talebini içeren dilekçe sunulduğu, mahkemece davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraf sıfatı, dava konusu yapılan subjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade etmekte olup, dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması, kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere yöneltilmesi gerekir.
Hukukumuzda taraflar bakımından şekli taraf teorisi kabul edildiğinden, dava dilekçesinde davacı veya davalı olarak gösterilen kişiler şekli anlamda taraf konumunu elde etmekte ise de bu kişiler hakkında esasa ilişkin olarak yargılama yapılabilmesi ancak davanın gerçek tarafı olmaları hâlinde mümkündür. Bu nedenle gerçek hasmın doğru şekilde tespit edilerek davanın o kişiye yöneltilmesi gerektiği gibi dava dilekçesinde davacının adı ya da unvanının da doğru şekilde gösterilmesi gerekir. Ancak bazı durumlarda hukukî veya fiili hata sonucunda davanın taraflarının yanlış ya da eksik gösterilmesi mümkündür. Bu gibi durumlarda, kanun koyucu tarafından usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 124 üncü maddesinde belli koşullar altında davada taraf değişikliği yapılmasına imkân tanınmıştır. Çünkü, açılmış olan bir davada yanlış taraf yerine gerçek tarafın geçerek davayı sürdürmesi ve eski tarafın yerini alması daha basit, daha ucuz ve daha pratik bir çözüm yoludur.
Taraf değişikliği, açılmış ve görülmekte olan bir davada, davanın taraflarından birinin davadan ayrılması ve onun yerini “üçüncü kişinin” almasıdır. Taraf değişikliğinin bu dar tanımının yanında, daha geniş anlamda, mevcut tarafların yanına yenilerinin eklenmesi (tarafın genişletilmesi diyebiliriz) de taraf değişikliği olarak kabul edilebilir. İkinci durumda, davanın bir tarafında taraf sayısında bir artış meydana gelmektedir (Hukuk Genel Kurulu, 06.02.2020 tarih ve 2017/20-1125 E., 2020/91 K.).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesi; “(1)Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2)Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3)Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4)Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde olup maddede taraf değişikliğinin şartları hüküm altına alınmıştır.
Bu düzenlemeye göre bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür (m.124/1). Ancak yasa koyucu bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümleri saklı tutarak (m.124/2) hâkimin izni ile taraf değişikliği yapılabilecek hâllere de yer vermiştir. Maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği gibi, tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması durumunda da hâkimin izniyle taraf değişikliği yapılabilecektir (HMK m.124/3,4). Madde gerekçesinde de taraf değişikliğinde karşı tarafın rızasının arandığı belirtildikten sonra bu kuralın çok katı uygulanmasının, hem şekli taraf teorisinin özünü zedeleyip, amacı dışında çok katı uygulanması sonucunu doğurarak adeta yargılama ilişkisini katı bir forma dönüştüreceği hem de yeni ve aslında gereksiz birtakım yargılamalara yol açarak usul ekonomisi ilkesini zedeleyeceği belirtilmiştir. Yargı kararlarında, bazen çerçevesi de geniş tutularak, temsilcide yanılma ya da maddî hatadan kaynaklanan yanılma olarak nitelenen durumlarda, karşı tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğine izin verilerek, ortaya çıkan bu sakıncanın giderilmeye çalışıldığı, ancak bu içtihatların kanuni düzenleme karşısında sorunu tam olarak çözemediği ve sınırlı kaldığı, bazen de kanuni düzenlemeyi zorladığı, oysa taraflar gösterilirken bazen maddi hata sebebiyle bir yanılgının ortaya çıkabileceği; aslında muhatabı belli olan uyuşmazlığın bu hata sebebiyle mevcut olmayan ya da farklı kişiye karşı yürütülebileceği, böyle bir durumda, mutlaka karşı tarafın rızasını aramanın, yargılamanın kaderini gerçekte muhatap olmaması gereken bir kişinin rızasına bağlamak anlamına gelebileceği ve yargılamanın gereksiz yere uzayabileceği, hatta yeni dava açılması sonucunun ortaya çıkabileceği, bu sebeple maddi hatadan dolayı muhatabın yanlış gösterilmesi hâlinde, diğer tarafın rızası aranmadan taraf değişikliğinin kabul edildiği açıklanmıştır.
Maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliğinde, dava dilekçesinin hazırlanması sırasında, bir tarafın sehven yanlış gösterilmesi nedeniyle oluşan bu maddi hatanın, tarafın isim veya unvanında şekli bir düzeltme yapılarak giderilmesi söz konusudur. Taraflar dava dilekçesinde gösterildiği için davacı tarafta maddi hata yapılabileceği gibi davalı tarafta da yapılabilir. Ancak, maddi bir hatanın var olduğunun kabul edilebilmesi için maddi hata yaptığını iddia eden davacı tarafın, davasını aslında doğru kişi adına açtığı ya da doğru tarafa yönelttiği hususunun dava dilekçesinden anlaşılabilmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu, 21.10.2021 tarih ve 2017/4-2813 E., 2021/1285 K.).
Somut olayda, davacının evinin yakınındaki taş ocağındaki çalışmalar nedeniyle davacının evinde oluşan zararın tahsili istemiyle açılan eldeki davaya ilişkin dava dilekçesinin başlık kısmında davalı olarak ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. gösterilmiş ise de dosya kapsamına kazandırılan belgelerden davanın ... İnşaat Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiği, davanın isim benzerliği nedeniyle ... Beton Mad. Tur. En. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye yöneltildiği ve bunun ticaret sicil kayıtları (özellikle şirket ortak ve yetkilileri ile ticari ikametgahları) birlikte değerlendirildiğinde temsilde yanılma niteliğinde olduğu nazara alınarak davalı olarak ... Beton Madencilik Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yazılması maddi hatadan kaynaklanmaktadır. Mahkemece davalı adındaki maddi hatadan kaynaklanan taraf değişikliği talebinin HMK’nın 124/3 üncü maddesi gereğince kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.