Belediye başkan ve encümen üyelerinden oluşan ihale komisyonunun sosyal tesis kiralama ihalesinde fesat karıştırarak yol açtığı kamu zararına ilişkin rücuen tazminat davası.
Özet: Bir kamu kurumu, sosyal tesis kiralama ihalesinde usulsüzlük yaparak bir istekliyi haksız yere eledikleri ve ihaleyi başka birine verdikleri, bu suretle 1.825.600,00 TL kamu zararına yol açtıkları gerekçesiyle, ihale komisyonu başkan ve üyeleri hakkında açılan ceza davasında verilen hükme dayanarak, müteselsilen zararın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalılar ise ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, ihalenin usule uygun olduğunu ve kurumun henüz fiili bir ödeme yapmadığı için zararının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1946 -2022/2740İLK DERECE MAHKEMESİ :Aksaray 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/ 51... /135 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davalılar vekili Avukat ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.11.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili kurumun 06.06.2017 tarihinde yapılan ".. Sosyal Tesisleri Kiralama İhalesi" işinde ihale komisyon başkan ve üyeleri olduğunu ...'ın belediye başkanı, diğerlerinin ise encümen üyeleri olduğunu, ihalede ...'ın 8 yıllığına 2.168.000,00 TL, ...'ın ise 8 yıllığına 3.993.600,00 TL teklif verdiklerini, komisyonun çeşitli gerekçelerle ...'ı ihaleden elediğini, ihaleyi ...'a verdiğini, ...'ın ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesi ile ihale komisyon başkan ve üyelerinden şikayetçi olduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığınca Yargıtay 5.Ceza Dairesinin uygulama ve içtihatları gözetilerek dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçisi bilirkişilerden oluşan kurula tevdi edildiğini, alınan raporla 1.825.600,00 TL kamu zararı olduğunun tespit edildiğini, akabinde davalılar hakkında ihaleye fesat karıştırmaktan ceza davası açıldığını, yargılama sonunda verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davalıların kötü niyetli olduğunu, müvekkili kurumun zararını talep ettiğini ve kendilerine ihtarname gönderdiğini, davalıların ise reddettiklerini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.825.600,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen ihale tarihi olan 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkili kuruma verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; kanun yararına bozma ve Anayasa Mahkemesi başvurularının sonuçlarının beklenilmesi gerektiğini, her ne kadar ceza mahkemesince müvekkilleri hakkında karar verilmiş ise de müvekkillerince kanun yollarına başvurulduğunu, Anayasa Mahkemesince hak ihlali olduğu yönünde bir karar verilmesi veya dosyanın olağanüstü kanun yolu olarak kanun yararına bozulması halinde eldeki mahkeme kararını da etkileyeceğinin ortada olduğunu, başvuru sonuçlarının beklenilmesini talep ettiklerini, tazminat koşullarının oluşmadığını, ortada hukuka aykırı bir fiil bulunması gerektiğini ve fiil işleyenin kusuru olması gerektiğini ve hukuka aykırı eylem nedeniyle bir zararın doğması gerektiğini, doğan zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun nedensellik bağı olması gerektiğini, tümünün bir arada bulunmadığı bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini, dosyaya sunulu uzman görüş raporuna göre ihalenin usule uygun olduğunun tespit edildiğini, raporda dava dışı ...'ın ihale dışı bırakılmasının 2886 sayılı Kanun'un 37.maddesinde belirlenen kurallar dahilinde yapıldığını, düzeltme işlemi hususunda kriminal rapor alınmadığının vurgulandığını, bu hususun yargılama sırasında tespit edileceğini, kriminal rapor talepleri olduğunu, kusur olarak nitelenen ihale sonrası düzenlenen sözleşmenin davacı tarafından iptal edilmediğini ve halen yürürlükte olduğunu, zarar ve miktarının somut olarak tespit edilmesi gerektiğini, davanın rücuen tazminat davası olduğunu, rücu hakkının başkasına ait borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğunu, davacı ... bütçesinden herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, fiilen zarar koşulunun gerçekleşmediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepleri ile birlikte reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;".. İli .. İlçesi .. Belediyesi Başkanlığının 2886 sayılı Kanun'un 35.maddesinin a fıkrası uyarınca kapalı teklif usulüne göre 8 yıllığına yapılan ve muammen bedeli 2.122.624.00 TL olarak belirlenen ... Sosyal Tesislerini Kiralama İhalesi için 06.06.2017 tarihinde ihale yapıldığı, İhale Komisyonun davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğu, ihaleye iki isteklinin katıldığı, ihale komisyonunca 06.06.2017 tarihinde oy birliği verilen karar ile son teklif ile 2.168.000,00 TL'ye kiralamayı taahhüt eden ...'a ihalenin bırakıldığı, dava dışı ...'nın ihale için 3.993.600 TL teklif mektubu sunmasına rağmen teklif zarfında belirtilen hususların kanunda belirtilen hususlara uygun olmadığı ve ihaleye sunulan teklif mektubunun hatalı olması, ihaleye sunulan teklif hesaplamalarının ve teklif miktar yazımının hatalı olduğu gerekçeleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 37.maddesine istinaden ihaleye sunduğu teklifin ihale komisyonunda bulunan sanıklarca reddedildiği, soruşturma aşamasında dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçi bilirkişilere tevdii edilerek rapor aldırıldığı, dava dışı ...'ın teklif mektubunun 2886 sayılı Kanun'un 37. maddesine aykırılık bulunmadığı ve ihale üzerinde kalması gereken kişinin kanunsuz bir şekilde teklifinin yok sayılarak davalıların kamu zararına neden olduklarının tespitiyle, davalıların kamu görevlisi olması nedeniyle usulüne uygun soruşturma izinin alınarak davalılar hakkında kamu davasının açıldığı; Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/968E-2020/862K sayılı dosyasında: ... Belediye Başkanlığınca ...'a ait teklif mektubunun aslının getirtilerek alınan bilirkişi kurul raporunda, davalıların kamu görevlisi oldukları ve dava konusu ihalenin ihale komisyonunda yer aldıkları, ihalede karar alma ve ihale tekliflerini değerlendirme yetkisinin kendilerinde oldukları, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, kamu davasına konu ihalenin 2886 sayılı Kanun'a tabi bir ihale olduğu, ihaleye katılan ...'nın teklif mektubunu usule aykırı olarak kabul etmedikleri, teklif mektubunda herhangi bir kazıntı, silinti ve düzeltmenin bulunmadığının sabit olduğu, dava dışı ...'ın teklifininin kabul edilmesi gerekirken daha düşük teklif veren diğer bir kişinin teklifinin kabul edildiği, davalıların geçerli teklifi engelleyerek 1.825.600,00 TL kamu zararına neden oldukları, sanıkların hileli davranışlarla ihaleye katılma yeterliliğine ve koşullarına sahip olan kişilerin ihale veya ihale sürecindeki işlemlerine katılmalarının engellendiğinin tespit edilmesi üzerine davalılar hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 2020/2008E-2020/1998K sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği ve davalıların kanun yararına bozma taleplerinin de reddedildiği, bu haliyle Mahkememizin mahkumiyet kararıyla bağlı olup davalıların kusurlu olduğunun sabit olduğu, bunun yanında ceza mahkemesi tarafından ve savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporlarıyla da davacı idarenin 1.825.600,00 TL zarara uğradığı anlaşılmıştır. Davalılar her ne kadar davacı idarenin ihaleyi fesih etmeyerek zararın artmasına sebep olduğunu iddia etmiş iseler de; ... ve ...'ın 09.06.2017 tarihinde davacı idareye ihaleye itiraz ederek kamunun zarara uğratıldığı şeklindeki ihalenin feshi talebinin 12.06.2017 tarihinde davalı ve o dönem Belediye Başkanı olan ... tarafından reddedildiği, bu haliyle davalıların zararı devam ettirdikleri ve davacı idarenin ihalenin üzerinden uzun bir zaman geçtikten ve davalılar yönetimden uzaklaştırıldıktan sonra her an için ihaleyi feshetmesinin mümkün olmaması ve ihale alıcısına karşı tazminat sorumluluğunun doğma ihtimali de dikkate alınarak davacı idarenin zararı arttırıcı herhangi bir kusuru bulunmadığı anlaşılarak davanın kabulü ile, 1.825.600,00 TL kurum zararının suç tarihi olan 06.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalılar vekili temyiz dilekçesinde; adli yardım talebinde bulunulduğu halde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, davalıların ... Belediyesi ihale komisyon üyeleri olmaları nedeni ile her biri hakkında ayrı ayrı dava açma imkanı bulunmadığını, davalılar arasında zaruri dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilmeden her biri bakımından ayrı ayrı istinaf karar ve ilam harcı alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmaksızın davacı idare ile davalıların haksız fiil teşkil edecek eylemlerindeki kusur durumları, doğmuş ise zarar ile eylemler arasındaki illiyet bağının da araştırılması gerektiğini, ihalenin feshine neden olan teklif mektubu üzerinde kriminal inceleme yapılması gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, haksız fiil unsurlarının tümünün bir arada bulunmadığını, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ile iki teklif arasındaki bedel farkının kamu zararı oluşturduğunun kabul edildiğini, ihaleye sunulan teklif mektubunun hatalı olması, ihaleye sunulan teklif hesaplamalarının ve teklif miktar yazımının hatalı olduğu, silinti ve kazıntı bulunduğu gerekçeleri ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 37. maddesine istinaden ihaleye sunduğu teklif geçersiz sayılarak reddedildiğini, 2886 sayılı Yasa'nın emredici hükmüne uygun davranılarak teklifi yasal zorunluluk gereği reddettiklerini, tanık olarak bildirdikleri kişilerin dinlenmediklerini, ortaklardan ...'ın "teklif mektubunu kendisinin hazırladığını, teklif mektubunda yıllık miktarla 8 yıllık toplam miktarda bir yanlışlık olduğunu o hatayı da kendisinin yaptığını " beyan ettiğini, dosyaya sundukları uzman görüş raporunun yok sayıldığını, müvekkillerinin kusurlu bir davranışından bahsedilemeyeceğini, iki teklif arasındaki farkın kamu zararı olarak kabul edilemeyeceğini, zarar ve miktarının tespit edilmediğini, iç ve dış mali denetim organlarınca somut zarar tespiti ve sorumluları ile sorumlu oldukları miktarları belirten bir tespit yapılmadan dava açılamayacağını, davacı ... bütçesinden herhangi bir ödeme gerçekleşmediği için kamu zararının söz konusu olmadığını, fiilen zarar koşulunun gerçekleşmediğini, TBK 52. maddesinin mahkemece gözetilmesi gerektiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ihalenin ihaleye fesat karıştırıldığı ceza mahkemesi kararı ile de tespit edildiği halde davacı idarece iptal edilmediğini, geçersiz ihaleye dayanılarak yapılan sözleşmenin gecikmeksizin derhal feshedilerek ikinci bir ihale yapılması ve iki ihale tarihi arasında oluşan zararın giderilmesi gerektiğini, tanık dinletme ve bilirkişi inceleme taleplerinin reddedildiğini, uzman görüşlerinin dikkate alınmadığını ve savunma haklarının kısıtlandığını, zararın başlangıç tarihinin de ihale tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihale tarihinden 2,5 yıl beklendikten sonra kamu davası açıldığını, dava konusu taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin (05.01.2023) eylemli olarak feshedildiğini, kira sözlşemesi sona erdiğinden zarar miktarının değiştiğini, taşınmaz davacı idareye teslim edilerek kira sözleşmesi sonlandırıldığına göre artık 8 yıllık zarardan bahsetmenin mümkün olmadığını, kusur ve hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müvekkillerinin ekonomik durumları itibari ile yargı harçlarını ödeyecek güçleri bulunmadığından adli yardım taleplerinin kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ihalede usulsüzlük nedeniyle davacı belediyenin zarara uğratıldığı iddiasıyla zararın ihale yetkilisi olan belediye görevlilerinden tazmini istemine ilişkindir.Davalılar vekilinin temyiz dilekçesiyle yaptığı adli yardım talebi 6100 sayılı HMK 336/3 maddesi uyarınca değerlendirilerek;Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan davalıların olay nedeniyle işlerinden ayrılmış olmaları ve haklarında başlatılan icra takipleri nedeniyle geçimlerini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun oldukları anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılarca geçersiz sayılan ikinci teklifin gerçekte geçerli bir teklif olduğunun kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit kabul edildiğinin ve ceza dosyasında sunulan uzman bilirkişi raporları ile iki teklif arasındaki 1.825.600 TL farkın kamu zararı olduğunun belirlenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.