Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçunda TCK m.43ün zincirleme suç olarak hatalı uygulanmasıyla verilen fazla cezayı bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum edilen sanık hakkında, fiziki takip ve kullanıcı beyanları ışığında iki ayrı kullanıcıya ayrı ayrı uyuşturucu madde verdiğine dair şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmamasına rağmen Türk Ceza Kanununun 43. maddesinin zincirleme suç hükümleri uyarınca uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle bölge adliye mahkemesinin sanığın istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4282 E., 2025/450 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir.III. GEREKÇEİlk derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.Sanığın ikameti çevresinde uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde istihbari bilgi üzerine, olay günü sanığın park halinde olan aracının sürücü koltuğunda oturduğunun görülmesi üzerine kolluk tarafından fiziki takibine başlanıldığı, sanık ile haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen ... ve ...'ın buluştukları, sanığın aracına binen ... ve ...'ın araçtan indikten sonra durdurulduklarında üstlerindeki metamfetaminleri rızaen teslim ettikleri olayda; gerek fiziki takip tutanağında sanığın kullanıcı şahıslara ayrı ayrı uyuşturucu madde verdiğinin görülmemesi, gerekse sanığa ait araçtan inen ... ve ...'in aralarında bir şeyler yaptıktan sonra ayrıldıklarının görülmesi ve müdafii eşliğinde olayın sıcağı sıcağına alınan emniyet beyanlarında sanığın kendilerine tek paket uyuşturucu verdiğini ve aralarında bölüştüklerini belirtmeleri karşısında; sanığın savunmasının aksine, her iki kullanıcı şahsa ayrı ayrı uyuşturucu madde verdiğine yönelik şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.