Satış müdürü olarak çalışan işçinin, işveren tarafından haksız feshedildiği iddia edilen iş sözleşmesi nedeniyle talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatının, Yargıtay tarafından bölge adliye mahkemesi kararının onanmasıyla kabul edilmesi.
Özet: Davalı işverenin, satış müdürü olan davacının astının müşteri hattında yaptığı değişiklikler ve şahsi menfaat sağlama iddiasıyla iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme girişiminin, davacının eyleme katılımının ispatlanamaması, müşterinin zarar görmemesi ve yüksek performansına rağmen haksız olduğu, ilk derece ve istinaf mahkemelerince tespit edilerek kıdem ile ihbar tazminatlarına hak kazandığına karar verilmiş, bu kararlar davalı işverenin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından da onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3053 E., 2025/1073 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş MahkemesiSAYISI : 2019/1582 E., 2021/695 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 04.06.2007-12.05.2015 tarihleri arasında satış müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin kendine bağlı çalışan personelin hatası sebebiyle davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, hata yapan işçinin aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, hata konusu işlemin müvekkilinin onayı ile yapıldığına dair hiçbir bilgi ve belge olmadığını, aynı müşteri ile davalı Firmanın çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendine bağlı çalışan personele müşterinin bilgisi dışında müşteri hatları ile ilgili işlem yaptırarak müvekkili Şirketin müşteri nezdindeki itibarını zedelediğini, müşterinin hat kapatma talebine rağmen davacının bu işlemi yapmayıp müşteri bilgisi ve onayı dışında ürün tipi değişikliği gerçekleştirdiğini, bu nedenle müşteri memnuniyetsizliğine sebebiyet verdiğini, davacının kendi prim alacağını düşünerek hareket ettiğini, bu hususların işyeri denetim raporu ile tespit edildiğini, feshe konu olayın davacı ile ilgili tek denetim süreci olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ürün tipi değişikliği yapılmasını talep ettiğine dair dosyada delil bulunmadığı, bulunsa dahi müşterinin bu hususla ilgili zararının bulunmadığı ve davalı Firma ile çalışmasına devam ettiği, tanık beyanları ile müşteri kaybetmeme amacıyla söz konusu işlemin yapılabildiğinin anlaşıldığı, bu sebeple davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği ileri sürülmüş ise de ilgili dönemde davacının performans puanının %152 olduğu ve en yüksek performans primine hak kazandığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.