Yurt dışı şantiyesinde çalışan işçinin kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları davasında temyiz kesinlik sınırı ile Türk hukukunun uygulanması.
Özet: Yurt dışı şantiyesinde çalışan işçinin kıdem, ihbar, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin açtığı davada, ilk derece mahkemesinin bu alacakları kısmen kabul eden kararına karşı yapılan istinaf sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı işverence temyizinde, temyiz edilen miktarın yasal kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle davalının temyiz dilekçesi reddedilirken, davacı işçinin temyiz dilekçesi kabul edilerek dosyanın esasının incelenmesine karar verilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6139 E.  ,  2025/9413 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/925 E., 2025/1284 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 48. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1233 E., 2024/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın (Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı dikkate alınarak), karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyesinde 16.03.2016-29.07.2020 tarihleri arasında mekanik ustası olarak çalıştığını, ücretinin net 1.800,00 USD olduğunu, çalıştığı süre boyunca ücret alacaklarının eksik ödendiğini, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi yıllık izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.03.2016-29.07.2020 tarihleri arasında Arabistan firması ... Firmasında çalıştığını, söz konusu projede asıl işverenin ise yabancı menşeli başka bir firma olan ... Firması olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının Şubat 2018 dönemine kadar aylık 3.800,00 SAR, Şubat 2018 tarihinden itibaren ise aylık 4.055,00 SAR ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeni ile sonlandırıldığını, davacının çalışma koşullarına ilişkin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalışma yapması hâlinde hak kazandığı fazla çalışma ve diğer alacaklarının ödendiğinin bordrolarla sabit olduğunu, davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığını, kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerin karşılığının da banka aracılığıyla ödendiğini, davacı tarafça talep edilen faizin oranına ve başlangıç tarihine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde 16.03.2016-29.07.2020 tarihleri arasında 4 yıl 4 ay 13 gün çalıştığı, aylık ücretinin 4.055,00 SAR olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde mutad işyeri hukuku olan Suudi Arabistan hukukunun uygulanması talebinde bulunulmadığı, her ne kadar cevap dilekçesinin ıslahı ile Suudi Arabistan hukukunun uygulanması talebinde bulunulmuş ise de davalı tarafça cevap dilekçesinde yabancı hukuk uygulanması itirazında bulunulmamış ise ancak ön inceleme duruşmasında davacı tarafın açık muvafakati ile uygulanacak hukuk konusunda anlaşma yapılabileceği dikkate alındığında ıslah dilekçesine itibar edilmeyerek somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfeti işverene ait olup dosya kapsamına feshe ilişkin bir delil sunulmadığı, ihbar önelinin süresinden az kullandırıldığı dikkate alındığında davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, dinlenilen tanık beyanları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, davalı tarafça fazla çalışma ücretlerinin ödendiği imzalı ücret bordroları ile ispatlanmış ise de hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanmadığı, davalı tarafından dosya kapsamına sunulan ödeme belgelerinden davacının ödenmeyen ücret ve yıllık ücretli izin alacakları bulunmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Ücret bordrolarının hileli olduğunu, bu sebeple fazla çalışma, bayram tatili ile hafta tatili tahakkukları ile toplam miktarın müvekkilinin temel ücreti olarak kabulü gerektiğini, tanık anlatımları, emsal ücret yazı cevapları ve emsal dosyalardaki kabuller ile davacının aylık ücretinin net 1.800,00 USD olduğunun ispatlandığını,
b. Aksini kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bordrolardaki ücret doğru kabul edilse dahi fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, bordrolarda belirtilen fazla çalışma saatleri ile ödenmesi gereken ücretin ve ödenen ücretin çelişkiler içerdiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı ile işçilik alacaklarının hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı tanıklarının elden ücret ödemesi olmadığına ilişkin beyanları, bankaya yapılan ödemeler ve imzalı bordrolarda yer alan tahakkuklar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen aylık ücret miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca davalı tarafça cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle sunulan yabancı hukuk savunmasına itibar edilmeyerek uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması da yerinde olmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordrolar imzalı olduğundan ve bordrolorda her ay over time (fazla çalışma) adı altında tahakkuklar bulunduğundan, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığı kabul edilerek bu alacakla ilgili hesaplama yapılmamıştır.
Hâl böyle olmakla birlikte, dosya kapsamındaki ücret bordrolarının incelenmesinden bordrolarda yer alan saatlik ücretin Suudi Arabistan İş Kanunu hükümleri uyarınca hesaplandığı görülmektedir. Şöyle ki Suudi Arabistan İş Kanunu'nun "Çalışma Saatleri" başlıklı 98. maddesinde "Eğer işveren çalışma saatlerini günlük olarak belirliyorsa işçi bir günde fiili olarak 8 saatten fazla, haftalık olarak belirliyorsa 48 saatten fazla çalıştırılamaz. Ramazan ayında Müslümanların fiili çalışma saatleri azaltılır. Ramazanda günde 6 saatten haftada 36 saatten fazla olamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamındaki ücret bordrolarının bir kısmında da bu düzenleme dikkate alınmak suretiyle günlük ücretin 8'e bölünmesi suretiyle saatlik ücretin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Oysaki uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmış olup 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca günlük ücretin 7,5'e bölünmesi suretiyle saatlik ücretin bulunması gerekmektedir. Buna göre imzalı bordrolardaki fazla çalışma saatleri esas alınmak suretiyle günlük ücretin 7,5'te biri oranında hesaplanacak saat ücretine yüzde %50 zam uygulanmak suretiyle davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.