Sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğu trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ve itiraz hakem heyeti kararının temyizi üzerine yapılan Yargıtay incelemesi.
Özet: Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı trafik kazasında sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebiyle açılan davada, uyuşmazlık hakem heyeti maluliyet raporunun usulüne uygun olmaması gerekçesiyle davayı reddederken, itiraz hakem heyeti başvurucunun itirazını kabul ederek 500.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmiş; davalı Güvence Hesabı ise kararı, eksik evrak, belirsiz alacak davası usulüne aykırılık, bilirkişi raporu itiraz süresi, kusur tespiti, illiyet bağı, maluliyet raporu uygunluğu, hesaplama hataları ve davacının kendi kusuru gibi birçok nedenle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/381 D. İş, 2024/382 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-23581SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/52028 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.04.2022 tarihinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen aracın davacının sevk ve idaresindeki aracı sıkıştırması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 240.750,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya çarptığı iddia edilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması, tescilsiz olduğunun veya trafikten men edilmiş olduğunun tespiti halinde davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, tespit edilemeyen araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun olmadığını, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılması gerektiğini, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sağlık raporu ücretinin teminat kapsamında olmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun davacının tek taraflı talebi üzerine tanzim edilmesi nedeniyle hükme esas alınmayacağı ve maluliyet tespitine ilişkin bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu gözetilerek davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Güvence Hesabından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının müvekkili kuruma eksik evrakla başvuru yaptığını, belirsiz alacak davası açılamayacağına yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bilirkişi raporuna itiraz için verilen 3 günlük sürenin HMK'ya aykırı olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, davacının olayla ilgili iddialarını ispatlayamadığını, maluliyet ile bahse konu olay arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının trafik kazası geçirdiği iddialarının dahi ispatlanmış sayılamayacağını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı tarafından aynı olaya dayalı olarak müvekkili aleyhine geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talepli 2023.E.251250 sayılı farklı bir tahkim başvurusu bulunduğunu, faizin tahkime başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunun kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesi kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince dosyaya alınan kusur raporunda ise plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli %75, davacının tali %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İtiraz Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağına neden itibar edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile dosyaya alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza dosyasının da celp edilip incelenerek, kaza tespit tutanağı ve rapor dikkate alınarak, dosyanın konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile kazanın oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre (davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 21.04.2022 tarihinde meydana gelmiştir. Dosya kapsamında, hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 25.04.2023 tarihli raporda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği davacının C5-C6 disk hernisi nedeniyle engel oranının %8 olduğu ve sürekli olduğunun belirlendiği, raporun 1 adli tıp uzmanı, 2 ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar bahsi geçen rapor kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmişse de, davacının maluliyetini belirleyen arazlar dikkate alındığında raporu düzenleyen heyette beyin ve sinir cerrahi uzmanı bulunmadığından raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, yine davacının kaza tarihinden bir gün sonra baş ve koyun ağrısı şikayeti ile hastahaneye başvurup kemik yapıda kırık tespit edilmediği, davacıya ait .. Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin kaza tarihinden sonra 02.05.2022 tarihli muayene formunda "bir başkası tarafından darp veya çarpma" ön teşhisinin kayıtlı olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtilen davacının davaya konu kaza tarihinden 11 ay sonra çekilen davacıya ait .. .. .. Hastanesi'nin 24.03.2023 radyoloji sonucunda C5-6 santral protrüzyon dural keseye bası izlendiği, C6-7 santral ağırlıklı nferiora migrasyon gösteren disk protrüzyonu olduğu, dural keseye bası izlendiği kaydının yer aldığı hususları karşısında davalının, maluliyet ile bahse konu olay arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkin iddiasına yönelik raporda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacıda oluşan arazlar dikkate alınarak kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilip en son film ve grafileri incelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında ve yasal mevzuata uygun şekilde kazadan sonra oluştuğu belirtilen "C5-C6 disk hernisi" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda ve davalının, maluliyet ile bahse konu olay arasında illiyet bağı bulunmadığına ilişkin iddiasına yönelik değerlendirmenin yapılacağı, içerisinde beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.