İş kazası sonucu vefat eden murisin yakınları için açılan maddi ve manevi tazminat davasında, istinaf sonrası temyiz incelemesiyle kesinlik sınırı ve vekalet ücreti hususlarının değerlendirilmesi.
Özet: İş kazası sonucu vefat eden murisin yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen tazminatlara ilişkin karar Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının reddiyle onanmıştır; davacılar vekilinin eş, çocuk ve kardeşler için hükmedilen manevi tazminatların azlığına dair temyiz talepleri ise, temyize konu her bir manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yasal kesinlik sınırının altında kalması gerekçesiyle Yargıtay tarafından usulden reddedilerek kesinleşmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2024/9823 E.  ,  2025/16542 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1561 E., 2021/1930 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ermenek 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2014/493 E., 2018/236 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilleri, davalı ... vekili ile davalı .... İşl. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; müvekkilleri murisinin meydana gelen iş kazasında vefat ettiği, davalıların kazanın meydana gelişinde kusurları bulunduğundan bahisle eş için 263.729,71 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, çocuk için 91.635,27 TL maddi, 120.000,00 TL manevi, baba için 64.846,45 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşler için 50.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eş lehine 244.722,54 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk lehine 80.610,06 TL maddi tazminat ödenmesine, çocuğun manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı babanın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, kardeşler lehine 40.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı .... İşl. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davacılar eş ..., çocuk ... ve kardeş ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına karşı açılan davanın tefrikine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eş, çocuk ve kardeş ... yönünden hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu, ayrıca maddi ve manevi tazminat yönünden her bir davacı bakımından ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminatın toplam tutarı üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
a.Davacılar eş ..., çocuk ... ve kardeş ... vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre eş için 263.729,71 TL maddi, 200.000,00 TL manevi, çocuk için 91.635,27 TL maddi, 120.000,00 TL manevi, baba için 64.846,45 TL maddi, 60.000,00 TL manevi, kardeşler için 50.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince eş lehine 244.722,54 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, çocuk lehine 80.610,06 TL maddi tazminat ödenmesine, çocuğun manevi tazminat isteminin kabulüne, davacı babanın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, kardeşler lehine 40.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli Kararı ile istinaf yoluna başvuran tarafların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen reddine karar verilen manevi tazminat tutarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davacılar vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
b. Davacılar Eş ..., Çocuk ... ve Kardeş ... vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya kapsamından ruhsat sahibi davalı ... ... Linyit Kömür İşletmesi Limited Şirketi tarafından, olayın gerçekleştiği linyit kömürü maden ocağının bulunduğu ruhsat sahasında önce 2009 yılında 3 yıl süreyle, süre sonunda da 2012 yılında 10 yıl süreyle geçerli olmak ve çalışılacak alanın koordinatları belirtilmek suretiyle kömür çıkarma işinin rödövans sözleşmesi olarak adlandırılmış sözleşmeler ile davalı ... Madencilik Enerji Nakliyat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine verildiği, anılan ruhsat sahası içinde davalı ... Şirketi dışında üç ayrı şirketin daha kömür çıkarma işi yaptığı, bu ruhsat sahasında iş yapan toplam dört şirketle ilgili olmak üzere davalı ... ... şirketinin kaza tarihi itibariyle yetkilisi durumunda olan ... ceza soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan ifadesinde yetkilisi olduğu şirketin pay sahiplerinden madencilikle uğraşmak istemeyenlerin sadece hisseleri oranında hasılat kirası aldıklarını, ruhsatın bölünmesi mümkün olmadığı ve yeni firmalarca o alanda ruhsat alınması yasal olarak imkansız olduğundan davalı ... ... şirketinin işletmeci dört büyük ailesinin ... sahasını dört parça halinde bölüşerek kurmuş oldukları şirketler üzerinden ... olarak madencilik faaliyetlerini yürüttüklerini beyan ettiği, davalı ... şirketine bahsedilen sözleşmelerle verilen çalışma sahası içinde daha önceden 1994-1997 yılları arasında dava dışı Numune ... Madencilik tarafından kullanılmış ancak sonradan kapatılmış başka bir maden ocağı daha bulunduğu, terkedilmiş Numune Ocağın çalışma sahası üzerinde faaliyette bulunulduğunun bilinmesine rağmen, yeni çalışma alanlarını gösterir harita ile eski ocağa ait imalat haritası temin edilip bu iki harita çakıştırılarak, çakıştırılan haritaya göre faaliyet alanlarının belirlendiği imalat haritası hazırlanmadan, kontrol sondajı yapılmayarak çalışma yapılacak bölgenin niteliği, durumu belirlenmeden maden çıkarma faaliyetine devam edildiği, kömürün gevşek geldiği, çalışma alanı olan 3. Başyukarı bölgesinde su sızıntısı olduğu işçiler tarafından dile getirildiği halde aynı koşullarda çalışmaya devam edildiği, olay tarihinde davalı ... şirketi tarafından açıklanan şekilde sürdürülen madencilik faaliyeti sırasında terkedilmiş Numune Ocağı içindeki topuğa tehlikeli biçimde 30 metre paralel olacak şekilde ve 9 metre yaklaşılarak çalışma yapılması sonucu topuğun zayıfladığı, havuz görevi gören eski imalatta yıllar içerisinde su biriktiği, hidrostatik basınç eşik değerini aşan suyun zayıflayan topuktan ocak içerisine aniden boşalması şeklinde meydana gelen iş kazasında 18 işçinin vefat ettiği, Mahkemece kusur oranları ve aidiyetlerinin tespiti için kusur raporu alındığı, raporda kazanın meydana gelişinde kazalıların bir kusurları olmadığı yönünde görüş bildirildiği, kusur taksimatının davalı şirketler ile bunların kaza tarihindeki yöneticileri ve ... Genel Müdürlüğü arasında yapıldığı, kazalılara kusur verilmediğini dikkat alan mahkemenin kusur raporunda belirlenen oranlara itibar etmediği, sorumlular arasındaki kusur dağılımının kendi aralarında ileride açılabilecek rücu davasında yeniden tartışılabileceğini takdir ederek karar verildiği, aynı olaya ilişkin olarak yürütülen ceza yargılamasında davalı şirketlerin yetkililerinin de aralarında bulunduğu bir kısım gerçek kişilerin yargılandıkları, davalı ... ... Linyit Kömür İşletmesi Ltd. Şti. yetkilisi ..., davalı ... Madencilik Enerji Nakliyat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi ... ve diğer bir kısım gerçek kişiler yönünden mahkumiyet kararları verildiği, diğer bir kısım gerçek kişilerin ise beraatlerine karar verildiği, davalı şirketlerinin yetkilileri yönünden verilen mahkumiyet kararlarının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarih, 2018/4573 Esas ve 2018/6919 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, anılan Yargıtay 12. Ceza Dairesi kararında da açıklandığı gibi ... Şirketi tarafından "Taşeronların Dikkatine" başlıklı 10.02.2011 tarihli "Maden Dairesi tutanağının 6. aya yaklaşması sebebiyle tutanakta belirtilen eksikliklerin giderilip giderilmediğinin acil olarak bildirilmesi gerekmektedir" şeklindeki, 10.03.2011 tarihli "Taşeronların Dikkatine" başlıklı şirketlerin derhal oksijen veya karbonmonoksit maske teçhizatlarının tamamlanması şeklindeki, 22.01.2011 tarihli "Taşeronların Dikkatine" başlıklı daha önce bu konu hakkında sizlere bilgi verilmişti ancak halen istenilen durum oluşmamıştır. Her vardiyaya en kısa zamanda bir adet mühendis konularak tarafımıza bildirmeniz gerekmektedir. Aksi halde uygulamaya uymayan ocaklara cezai müeyyide uygulanacaktır“ şeklindeki içerikli yazılar ile rödövans olarak adlandırılan sözleşmenin diğer tarafı olan şirketlere uyarılarda bulunulduğu, 14.10.2014 tarihinde ruhsat sahibi ... Şirketi Ortaklar Kurulunda alınan karar ile şirketlerin çıkarttıkları kömürleri tek elden satışa çıkartmak için ... Şirketi ... Şubesinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Rödövans, maden ruhsat alanlarının maden arama ve işletme ruhsat sahibi tarafından sözleşme ile gerçek veya tüzel bir kişiye bir süre bırakılması, maden ocağının işletilmesini üstlenen gerçek veya tüzel kişinin ise ruhsat sahibine ürettiği her bir ton maden için bir miktar ücret ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmedir. Rödövans sözleşmesi, maden ruhsatının devrini değil bu hakkın bir başkasına belirli bir süreyle kullandırılmasını amaçlar. Bu sözleşmenin yapılması kanunda herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Rödövans sözleşmesinde ..., madeni, sözleşmede belirtilen şartlar çerçevesinde kendi adına işletir. ..., madeni kendi adına işletemiyorsa, üretim, çalışma ve organizasyon açısından ruhsat sahibine tam olarak bağlı ise bu durumda rödövanstan değil, alt işverenlik ya da ihaleden söz edilir.
Somut olayda davalı ... Şirketinin maden üretim faaliyetini bağımsız şekilde yürütmediğinin anlaşılması karşısında şirketler arasındaki sözleşmenin rödövans sözleşmesi niteleği taşımadığı, aradaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar eş ..., çocuk ... ve kardeş ... vekilinin müvekkillerinin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan REDDİNE,
2.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ölenin olayda hiç kusurunun bulunmadığının anlaşılıp kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunanlar arasındaki kusur dağılımının kendi aralarında görülmesi muhtemel rücu davasında yeniden değerlendirilmesinin mümkün bulunmasına, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.