2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile tescili davasında, davacı idarenin yüksek bedel itirazlarına rağmen net gelir esasına göre belirlenen değerlemenin hukuka uygunluğunun Yargıtay tarafından incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile tescili talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesince talebin kabulü ve bedel tespiti sonrası, davacı idarenin bedelin yüksek olduğu gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek, tescil ve harç hususlarında küçük düzeltmelerle yeniden kabul kararı verilmiştir; davacı idarenin temyizi üzerine yüksek mahkeme, arazi niteliğindeki taşınmazın net gelir metodu ve değer düşüklüğü oranıyla değerlendirilmesinin kanuna uygun ve yerinde olduğunu belirtmektedir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1967 Esas, 2025/23 KararKARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ: Şarköy 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/506 Esas, 2023/213 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 16... parsel kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, irtifak hakkı ve pilon yerinin davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, irtifak hakkı ve pilon yerinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ürün net gelirlerinin yüksek alındığını, değer düşüklüğü oranı ve objektif değer artış oranının çok fazla hesaplandığını, bedelin yüksek tespit edildiğini, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin kararı ile, arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak, değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi kurulu raporu ile resmi verilerin uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, bu hususlardaki davacı idare vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediğini, ancak dava konusu taşınmazın pilon olarak kamulaştırılan ve bedeli tespit olunan kısmının tapusunun iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi ve harç yönünden hatalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi gereğince net gelir metoduna göre değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir.3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı, değer düşüklüğü oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.