İş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, kusur oranları, asıl/alt işveren sorumluluğu ve tazminat hesaplama yöntemlerine yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu içtihat metni, iş kazası neticesinde oluşan sürekli iş göremezlik hali nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin bir davalı hakkındaki husumet yokluğu kararı ve diğer davalılar aleyhine hükmettiği tazminat ile bu kararı onayan Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesini konu almaktadır; taraflar, davacının kusur oranı, işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı, davalı şirketlerin sorumluluk durumu ve maluliyet ile tazminat hesaplamalarına ilişkin hatalar olduğu gerekçesiyle kararların bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1323 E., 2023/1353 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 54. İş MahkemesiSAYISI: 2021/24 E., 2022/723 K.Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili, davalılar ... Grup .. Şti., ... Perakende ..A.Ş., ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar ... Grup Şti., ... Perakende ..A.Ş., ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalılardan ... Perakende şirketi vekili tarafından duruşma talep edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 19.03.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... Perakende Gıda San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı ... Grup Müh. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanarak, gelen avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra murafaaya son verilerek ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin iş göremezliğe uğradığından bahisle asıl dava dosyasını ... Şirketi ile ... Şirketine karşı, birinci birleşen dava dosyasını ... Şirketine karşı, ikinci birleşen dava dosyasını sigorta şirketine karşı açarak 1.117.120,25 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalılar özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazası nedeniyle %19,00 oranında iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %20, alt işveren olarak nitelendirilen davalı ... Şirketinin %80 oranında kusurlu oldukları, davalı ... Şirketinin asıl işveren olarak sorumluluğunun bulunduğu kabulünden hareketle davalı ... Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davalı ... Grup Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müvekkiline atfedilen %20 oranındaki kusurun hatalı olduğunu ve müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, tahkikat raporu ile mahkemece alınan kusur raporları arasında açık bir çelişki bulunduğunu, nitekim tahkikat raporunda müvekkiline %10 oranında kusur izafe edildiğini, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davanın kabul edilerek müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, zira müvekkili şirket tarafından işin anahtar teslim olarak diğer davalı şirkete verildiğini ve bu nedenle asıl işveren–alt işveren ilişkisinin oluşmadığını, ayrıca İlk Derece Mahkemesince Harçlar Kanunu’nun 28. maddesine aykırı şekilde harç alındığını, temyiz başvurusunda anılan madde uyarınca harcın 1/20 oranında yatırılması gerektiğini, bu itibarla harca ilişkin olarak aksi yönde tesis edilen kararların da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... Grup Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacıya izafe edilen kusur oranının az olduğunu, olayda kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınması gerektiğini, davacının maluliyet oranının hatalı belirlendiğini ve buna bağlı olarak hatalı hesaplama yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalının 60 yaşına kadar aktif çalışacağının varsayılmasının ortalama yaşam tablolarına ve Türkiye koşullarına uygun olmadığını, gerçek zararın hesaplanmasında zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş göremezlik durumu ve karşılıklı kusur oranları gibi tüm verilerin hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiğini, buna karşın raporun Yargıtayın yerleşik içtihatlarında öngörülen ölçütlere uygun şekilde hazırlanmadığını ve bu hususların yeterince irdelenmediğini, bilirkişi raporunda iskontolu dönem için %5 artırım yapılarak hesaplama yapılmasının ve ayrıca AGİ eklenerek hesaplama yapılmasının yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, sigortalının fiilen bir gelir kaybı bulunmamasına rağmen maluliyet oranının %100 kabul edilmesinin hatalı olduğunu, yalnızca tanık beyanlarına dayanılarak davacı işçinin günlük yevmiyesinin 100 TL olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hesaplamalarda poliçe kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından ve SGK tarafından kazazedeye ödenen peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi giderleri karşılığı olarak toplam 31.893,30 TL ödeme yapıldığına ilişkin beyanlar dikkate alınmaksızın davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açıldığını, bu hususların hiçbirinin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı şekilde, poliçe teminat limitini aşacak nitelikte tazminata hükmedildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına sigortalısı adına 10.11.2021 tarihinde ve 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu uyarınca, SGK tarafından kazazedeye ödenen peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi giderleri ve benzeri kalemlerin karşılığı olarak toplam 31.893,38 TL tutarında ödeme yapıldığını, yargılama devam ederken davacı vekili ile müvekkili şirketin poliçeden sorumluluğu kapsamında kalan bakiye teminat limiti olan 168.106,62 TL asıl alacak üzerinden sulh müzakereleri yürütüldüğünü ve sözlü mutabakata varıldığını, ancak sulh görüşmeleri devam etmekteyken 20.12.2022 tarihli duruşmada dosyanın karara çıkarıldığını, taraflarınca daha önce yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve yapılandırma planları dosyaya sunulmuş olmasına rağmen müvekkil şirketin poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumluluğu gözetilmeksizin hüküm kurulduğunu, yerel Mahkemece müvekkili şirketin fahiş ve sorumlu olmadığı miktarda faizden de sorumlu tutulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, birleştirilen davanın ikame tarihinin 18.02.2019 olmasına rağmen kaza tarihi olan 13.06.2014’ten itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin kaza tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasının hukukun genel ilkelerine aykırı bulunduğunu, müvekkil şirketin asıl alacak ve fer’iler dahil toplam sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı bakımından uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kurul marifetiyle kusur incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş ve taraflarına tebliğ edilmiş geçerli bir maluliyet belgesinin bulunmadığını, bu nedenle davacının zararını ispatlayamadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, yargılama sırasında davacının kaza nedeniyle elde ettiği tüm gelir ve tazminatların belirlenerek müvekkil şirket aleyhine hükmedilecek olası tazminattan mahsup edilmesinin zorunlu olduğunu, tazminat hesabının teknik uzmanlık gerektirdiğini, bu nedenle Hazine Müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer bilirkişiye hesaplama yaptırılması gerektiğini, hukukçu bilirkişilerce yapılan hesaplamalara itibar edilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre davalı ... Sigorta Şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulduğu, poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, bu sorumluluk tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.b.Davacı vekili, davalılar ... Grup Şirketi ve ... Şirketi vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre, temyiz eden taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamından davalı ... Şirketi yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verildiği, ne var ki hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "1-Asıl dava dosyasında davalı ...'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine,2-Diğer davalılar yönünden asıl ve birleşen davaların kabulü ile-1.117.120,25-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2014 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... Grup Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)-30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... Grup Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere)" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,4.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Davacı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, davalılardan ... A.Ş. ile davalı ... Grup ... Ltd. Şti. avukatları yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.