Hazine tarafından temyiz edilen, tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescili davasında, önceki ret kararı sonrası zilyetliğin hukuki değerlendirilmesi ve usul aykırılıkları.
Özet: Davacı tarafından murisinden kendisine bağışlanan ve 60 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunan, önceki benzer davanın kesinleşmesine rağmen zilyetliği devam eden tapusuz taşınmazın kendi adına tescili talep edilmiş; ilk derece mahkemesi taşınmazın imar ihya edilerek 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamıştır; ancak Yüksek Mahkeme, tapusuz taşınmazın kazanılmasına ilişkin davalarda, hakkında tutanak düzenlenmeyen veya kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların genel mahkemede görülmesi gerektiği ve kadastro mahkemesinin görevinin kadastro tutanağının tanzimi ve kesinleşmesi arasındaki dönemle sınırlı olduğu vurgusuyla, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/461 E., 2024/1353 K..İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayramiç Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/302 E., 2022/333 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Çanakkale ili ... ilçesi ... köyü 10 95... parseller arasındaki alanda, yaklaşık 1.500,00 - 2.000,00 m² büyüklüğündeki yeri murisi.... tarafından vefat tarihinden çok önce müvekkiline bağışlandığını, müvekkili ve babasının taşınmazı nizasız ve fasılasız olarak en az 60 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olarak kullandıklarını, gayrimenkulün tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili ... tarafından bu haklı durumun tespiti ve gayrimenkulün adına tescilinin sağlanması amacıyla 16.12.1997 tarihinde Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/193 Esas ve 1999/227 Karar sayılı 11.11.1999 karar tarihli dosyasıyla dava açıldığını, hatalı değerlendirme ve gerekçe neticesinde müvekkilinin haklı talebinin reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz yoluna gidilmeksizin 13.09.2000 tarihinde kesinleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin kararının kesinleşmesinin üzerinden geçen 20 yılı aşkın sürede müvekkili ...'ın taşınmazdaki nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tapuya müvekkili adına tesciline, karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu tapusuz taşınmazın en eski tarihli 1962 yılı hava fotoğrafında bahçe olduğu ve kadimden beri bahçe olarak kullanıldığı, 1995, 20 04... tarihli hava fotoğraflarında (A) harfiyle gösterilen taşınmazın, tarımsal olarak kullanıldığının ve imar - ihya edildiğinin bildirildiği, yine taşınmaz üzerindeki muhdesatların yaşları ile dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından işbu muhdesatların davacı ve onun babası tarafından meydana getirildiği de beyan edilmekle eklemeli zilyetlik yoluyla günümüze kadar kullanılageldiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından öncesinde Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada 1997/193 Esas ve 1999/227 Karar sayılı davanın reddine ilişkin kararın 13.09.2000 tarihinde kesinleştiği ve zilyetliğe dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasının reddinin kesinleşme tarihinden mahkemede açılan işbu davanın açılış tarihi olan 31.12.2020 tarihine kadar da 20 yıllık sürenin dolduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazda dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetlikle emek ve masraf sarfı ile imar ihya şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kabulüne; fen bilirkişisi... tarafından düzenlenen 06.12.2021 tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen 1.412,16 m²lik kısmın davalı adına olan kaydının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 06.12.2021 tarihli raporun ve ekindeki krokinin kararın eki sayılmasına, karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı .... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın zilyetliğe ve zilyetliğin başlangıcına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, tescil harici bırakma işleminin aynı zamanda taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, taşınmazın çekişmeli hale gelmesinin zilyetliği kestiğini, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, dosya içindeki mevcut ve getirtilmesi gerekirken getirtilmeyen/dayanılması gerekirken dayanılmayan belgelere göre (en eski hava fotoğrafları, komşu parsel tutanaklarının taşınmazı ne okuduğu gibi) davanın ret olması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemece verilen karar, usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) Asliye Hukuk mahkemesinde (genel mahkeme) görülmesi gerekir. Kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince “Kadastro müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili tüm tapu, vergi harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine verir. Kadastro müdürü, bu listedeki taşınmaz malların tespiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.” davalı taşınmaz mal tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesinde de bu tür yerler için kadastro tespit tutanağının ne şekilde düzenleneceği belirlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince;“Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur." 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinin (C) bendi hükmüne göre ise; "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde uyarınca kadastro mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar.” Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, davanın temyiz aşamasında, 3402 sayılı Kanun'un 22-a ve geçici 8. maddelerine göre 2025 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki dava, kadastro tespitine itiraz mahiyetinde bir dava olup İlk Derece Mahkemesince, dosyanın görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.