SGK hizmet tespiti davasında kiraz tarlasında çalıştığını iddia eden davacının bağımlılık unsuru eksikliği nedeniyle reddedilen hizmet sözleşmesi talebinin temyizi.
Özet: Davacı, davalıya ait kiraz tarlasında 2007-2015 yılları arasında kesintisiz çalıştığını ve hizmet akdine dayalı sigortalılık tespiti ile eksik primlerinin ödenmesini talep ederken; davalı, çalışmanın mevsimlik, hatır işi ve bağımlılık unsuru içermeyen bir ilişki olduğunu savunmuştur. İlk derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi değil, eser veya vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bağımlılık unsurunun bulunmadığını ve yapılan ödemelerin bu tür sözleşmelerden kaynaklandığını belirterek sigortalılık tespiti talebini reddetmiş; davacı ise tanık beyanları ve düzenli banka ödemeleri gibi delillerle hizmet akdi ilişkisini kanıtladığını iddia ederek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/4124 E.  ,  2025/11733 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2875 E., 2024/3272 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/61 E., 2023/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, diğer davalı ...’e ait kiraz tarlasında 2007-2015 Kasım Ayı tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalıştığını ancak SGK'ya olması gerektiği gibi bildirilmediğini, davacının Haziran 2011 - 22.03.2012 tarihler arasında cezaevinde olduğunu sadece bu tarihler arasında çalışmalarını şahsen yerine getiremediğini, bu sürede davacının akrabalarının tarla ile ilgilendiğini, geri kalan dava konusu 2007- Kasım 2015 yılları arasında tarlanın tüm işleri ile kesintisiz olarak şahsen çalışıp ilgilendiğini, davacının cezaevinden çıkana kadar gördüğü hizmet karşılığı olarak 600.00-TL, cezaevinden çıktıktan sonra ile 700,00-TL ücret aldığını, geçimini sağlamak için bazı dönemlerde ek iş yaptığını, ek iş yaptığı dönemlerde davalı yanında çalışmasına ara vermediğini, bırakmadığını beyan ederek davacının davalı yanında hizmet akdine bağlı olarak 2007 yılından Kasım 2015'e kadar sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, eksik ödenen sigorta primlerinin tespiti ile davacı tarafa eksik sigorta primlerinin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddini, süre ve husumet yönünden itirazlarının olduğunu, davacının müvekkili yanında çalışmasının dönemlik olduğunu, sadece bakım ve gözetim anlamında saati ve zamanı belli olmayan yılda en fazla üç - beş hafta, birkaç saat çalışmak suretiyle yaptığı bir yan iş olduğunu, davacının esas olarak bir dönem evinin yanındaki bir okulda hademe olarak çalıştığını, sonrasında demir yolunda bekçi olarak çalıştığını, SGK hizmet dökümü incelendiğinde bu çalışmaların görülebileceğini, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, tarlada çok fazla çalışma olmadığını, iki - üç yıl boyunca dalından hiç bir meyvenin toplanmadığını, davacının üstlendiği işi tam olarak yerine getirmediğini, davacının davalı yanında sadece hatır üzerine bakım yaptığını beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde,
"Taraf beyanları ve tüm tanık beyanlarının geneline göre davacının söz konusu tarlada tek başına çalıştığı, davalının şehir dışında yaşadığı, davalının davacıya emir ve talimat vermediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında hizmet sözleşmesi yerine eser veya vekalet sözleşmesi kurulduğu kanaati oluşmuştur. Gerçekten de tüm dosya kapsamına göre davalının söz konusu tarlayla ilgili işleri bir bütün olarak davacıya devrettiği, davacıya emir ve talimat vermediği, yalnızca tarlanın bakımı sonucu elde edilecek sonuç ile ilgilendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu ilişkide hizmet sözleşmesinin unsurlarından bağımlılık unsuru yer almamaktadır. Davacı taraf davalının ücret ödediğini iddia etmiş ise de mahkeme kanaatine göre bu ödemelerin taraflar arasındaki eser veya vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Toplanan delilleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın hizmet sözleşmesi bulunduğunu her türlü şüpheden uzak ve somut olarak ispat edemediği, mahkemece resen topmanan deliller ile dinlenilen tanık beyanlarına göre de bu hususun tespit edilemediği, taraflar arasında hizmet sözleşmesi yerine eser veya vekalet sözleşmesi benzeri bir ilişkinin mevcut olduğu göz önüne alınarak davanın reddine karar vermek gerektiği" belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1.Dosya kapsamında dinlenen tüm kamu tanıklarının iddialarını doğruladığını, tanıkların hemen hemen hepsinin davalıya ait yerde çalışanın davacı olduğunu, beyan ettiklerini,
2.Bu hususun ... Bankası hesap hareketlerinden de anlaşıldığını, düzenli ödemeler olduğu gibi yine masraflar için de düzenli olarak değişen miktarda para gönderiminin sağlandığını, bir kimsenin sürekli ve düzenli olarak çalışmaksızın her ay birinin hesabına ödemesi yapıyor olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu ödemelerin tek amacının davacının verdiği hizmetin karşılığı olduğunu,
3. Eser veya vekalet sözleşmesinden kaynaklı bir durum için her ay ödeme yapılıyor olmasının akla ve mantığa aykırı olduğunu, Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Eldeki davada, davacının, Ankara'da yaşayan davalıya ait Denizli/... İlçesi ... Mevkiinde bulunan kiraz bahçesinin bakım/ilaçlama vs. işlerini yapmak suretiyle çalıştığı, dinlenen tanıkların da davacının fiilen kiraz bahçesinde tarımsal faaliyetleri sürekli olarak yerine getirdiğini beyan ettikleri, davacının banka hesap hareketlerine göre davalı tarafından sürekli ödemelerin yapıldığı, ... Bankası aracılığıyla yapılan ödemelerin 10.06.2010 tarihinde başlayıp 2011,2012,2013, 2014, 2015 yıllarında devam ettiği, en son 21.10.2015 tarihinde gönderilen 1.000 TL ödemenin açıklamasında "...'a ameliyat için gönderilen yardım parası" yazıldığı, 2015 yılının 7,8 ve 9. Aylarında "Maaş ve sigorta ücreti" olarak açıklama yazıldığı, diğer aylarda açıklama bulunmadığı anlaşılmış olup, bu hale göre davacı ile davalı arasındaki ilişkide istisna ve vekalet akdinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3. Diğer taraftan, davacının başka iş yerlerinden bildirilen çalışmaları ile ilgili olarak Mahkemece yapılan araştırma da yeterli değildir. Davacıdan söz konusu çalışmalar hakkında açıklamada bulunması istenmiş olup sadece Denizli'de çalıştığını, çalışmalarının da kısmi olduğunu ve davalının bahçesinde çalışmasına engel olmayacak şekilde olduğunu bildirmesi karşısında bu iş yerlerinden tanık dinlenmek suretiyle aynı anda iki işte çalışmanın mümkün olup olmadığı, davacının bu iş yerlerindeki çalışmalarının kısmi olup olmadığı belirlenmelidir. Davacının Aydın ilinden bildirilen çalışmalarının gerçek çalışma olup olmadığı, eğer gerçek çalışma değilse davacı tarafından bu çalışmaların iptalinin istenip istenmediği sorulup, gerçek çalışma olmadığının belirtilmesi halinde bu hususun araştırılması için iptali istenen çalışmada işveren davaya dahil edilerek delilleri sorulup toplanmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının çalışmalarının kısmi çalışma olup olmadığı, mevsimlik çalışma olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.