Yargıtay, avukata hakaret suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığının tartışılmamasını bozma nedeni sayarken, alacak tahsili tehdit suçu yönünden temyiz başvurusunu kesinlik nedeniyle reddetti.
Özet: Sanık hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit ve hakaret suçlarından verilen hükümlerden, tehdit suçu yönünden bölge adliye mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle temyiz istemi reddedilirken, hakaret suçu yönünden verilen kararın, sanığın savunmasında belirttiği gibi olayın katılanın alacağı ödememesi ve hakaret etmesi nedeniyle geliştiği iddiası karşısında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/12125 E.  ,  2025/19541 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/124 E. 2023/1705 K.
SUÇLAR : Hakaret,hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun işlenmediğine, beraat kararı verilmesine,5237 sayılı Kanun'un 129.maddeleri ile, lehe hükümlerin uygulanmasına, yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan beyanı, sanık ikrarı, mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğine, geçmişteki hali, pişmanlığı, tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmaması, cezanın önleyici ve ıslah edici gayesinin infazı ile sağlanacağı, kişilik özellikleri nedenleriyle 5237 sayılı Kanun'un 51.ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin mahkemenin inanç ve kabulü yerinde görülmekle beraat kararı verilmesi yönünde sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
Sanığın aşamalarda “ katılanın avukat olması nedeniyle dosyalarını takip etmesi için kendisine vekalet verdiğine, katılanın dosyalardan tahsil ettiği para ve harcı, vekalet ücretini keserek, kalan parayı vermesi gerektiği halde ödemediğine, kendisine telefonda hakaret edildiğine, bu konuyu konuşmak için telefonla aradığı halde cevap verilmediğine” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsil Amacıyla Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-d maddesinde yer verilen "... ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2025 tarihinde karar verildi.