Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunda İlk Derece Beraatin İstinafla Kaldırılıp Mahkûmiyete Hükmedilmesi Sonrası TCK 191/5 Uygulaması Değerlendirmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan istinaf mahkemesince mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, TCKnın 191/5. maddesinin uygulanabilirliğinin doğru tespiti için, sanığın suçu daha önceki bir tedavi/denetimli serbestlik tedbiri veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediği ve varsa önceki davanın sonucunun araştırılması gerektiğini; bu detaylı inceleme sonucunda, koşullara göre mevcut davanın düşürülmesi veya yargılamanın TCK 191 hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğine işaret ederek, alt mahkeme kararını bu yönde eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         2021/17410 E.  ,  2025/12789 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/1539 E., 2018/255 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak; mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraatine karar verilmiştir.
B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62, 53, ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken,
Öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bendlerinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanık hakkında incelemeye konu 12.04.2016 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği doğrudan açılan kamu davaların bulunup bulunmadığının araştırılması da gerekmekle birlikte;
Sanığın 22.12.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 30.10.2014 tarihli; 22.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle de 26.05.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verildiği; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, ayrıca incelemeye konu suç tarihi olan 12.04.2016 tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.12.2025 tarihinde karar verildi.