Televizyon yorumcusunun iş sözleşmesinin haksız feshinden doğan bakiye süre maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ve manevi tazminatın reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir spor yorumcusu ile televizyon kanalı arasındaki sözleşmenin haksız feshi iddiasıyla açılan davada, yorumcu kalan sözleşme süresine ilişkin maddi tazminat, manevi tazminat ve diğer alacaklarını talep etmiş; ilk derece mahkemesi, önceki bozma kararına uyarak bilirkişi raporları doğrultusunda, haksız fesihten kaynaklanan 190.000 TL maddi tazminat talebini kısmen kabul etmiş, ancak manevi tazminat talebini kişilik hakları ihlalinin ispat edilememesi nedeniyle reddetmiştir; Yargıtay ise mahkemenin bozma kararı kapsamındaki "iş bulabileceği makul süre" tespiti ve bu sürede elde edilen kazançların tazminattan mahsubu gibi hususları daha detaylı değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/1996 E.  ,  2025/5844 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/95 Esas, 2024/189 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 211.792,00 TL'nin altında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait "..." isimli televizyon kanalında 01.08.2012 tarihinde çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde, yorumcunun, kanalın yayın hakkı sahibi olduğu televizyon kanalı ... için hazırlanan, yayın günleri ve saatine kanalın karar vereceği ... isimli spor programında 2 yıl süre için yorumcu olarak görev alacağının belirtildiğini, davalı tarafın sözleşmeyi 27.11.2013 tarihinde tek taraflı feshettiğini ileri sürerek iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle bakiye sözleşme süresine ilişkin ücret bedellerinin, 6 aylık manevi tazminatın, eksik ödenen kıdem ve yıllık izin ücreti tutarları ile ödenmeyen reklam ücretinin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının alacaklarının tam olarak ödendiğini, eksik ödenen veya zamanında ödenmeyen herhangi bir bedelin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacı ile yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirildiği, yeni raporda haksız fesihten kaynaklandığının düşünülmesi halinde yoksun kalınan kazancın 287.000,00 TL olabileceği ve kasıt olduğu kanaati oluşursa tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50. ve 51. maddeleri hükümlerine göre tayin edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, dosya kapsamında hesaplamaya emsal alınabilecek yorumcu ücretinin 15.000,00 TL olarak tayin edildiği, aynı dönemde davacı ücretinin 50.000,00 TL olduğu, davalı tarafça sunulan tediye makbuzu ibareli belgenin bakiye ödeme ibaresi dışında somut veri içermemesi karşısında davaya konu sözleşme ilişkinin fesihten sonraki dönem ödemesi olarak kabulüne yeterli olmadığı saptanmış olup taleple bağlılık ilkesi gereğince de davacının haksız fesihten dolayı bakiye süreye denk gelen 190.000,00 TL maddi tazminat isteminde haklı olduğu, davacı tarafın feshin kişilik haklarına aykırı olması iddiasına dayalı olarak manevi tazminat istemi mevcut ise de davacının kişilik haklarına hukuka aykırı eylem ile manevi zarar verildiğini ispata yeterli delillerin dosya kapsamında bulunmadığından manevi tazminat talebinin sübut bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 190.000,00 TL maddi tazminatın 27.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan itirazları yerinde değildir.
2.Uyuşmazlık, haksız fesih nedeniyle yoksun kalınan kazancın belirlenmesinde sözleşmeden bakiye kalan sürenin mi yoksa iş bulmak için gerekli olan makul sürenin mi dikkate alınacağı, davacının yorumcu olarak katıldığı TV programlarından elde etmiş olduğu kazancın tazminat bedelinden mahsubunun gerekip gerekmediği, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile manevi tazminat talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmıştır. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak bilirkişi raporları aldırılmış, davacının haksız fesihten dolayı bakiye süreye denk gelen 190.000,00 TL maddi tazminat isteminde haklı olduğu, davacı tarafın feshin kişilik haklarına aykırı olması iddiasına dayalı olarak manevi tazminat istemi mevcut ise de davacının kişilik haklarına hukuka aykırı eylem ile manevi zarar verildiğini ispata yeterli delillerin dosya kapsamında bulunmadığından manevi tazminat talebinin sübut bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra bozma ilamında belirtilen kapsamda inceleme yapılarak ona göre karar verilmesi gerekir. Dairemiz bozma ilamında davacının sözleşmenin feshi sonrasında iş bulabileceği makul süre tespit edilerek bu konuda farklı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davacının yorumcu olarak katıldığı başka TV programlarından aldığı gelirler araştırılarak muhtemel gelirinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmişse de bozma sonrası mahkemece davacının sözleşmenin feshi sonrasında iş bulabileceği makul süre netleştirilmediği gibi yorumcu olarak katıldığı programlardan aldığı ücret de tazminatın belirlenmesinde dikkate alınmamıştır. Oysa bu husustaki belgelere ulaşılamasa dahi ilgili piyasadaki ortalama yorumcu ücretlerinin heyete sektör bilirkişisi dahil edilmesi suretiyle belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
3.Sözleşmenin haksız feshedilmiş olması nedeni ile sözlemede bakiye kalan sürede, fesihten zarar görenin de zararının artmaması için çaba göstermesi gerekmekte olup bu bağlamda kendisi de iş bulma için girişimlerde bulunmalıdır. Bu nedenle TBK'nın 114/2 hükmü uyarınca makul sürenin mutlaka belirlenip tazminatın da buna göre hesaplanması gerekmektedir. Zira anılan hüküm uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. Hal böyle olunca iş bulma için gereken makul süre belirlenip sonucuna göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmeden bakiye kalan süre dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.