Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, belirlenen bedelin kesin süre içerisinde depo edilmemesi nedeniyle verilen usulden ret kararının istinaf incelemesi ve onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen bedelin davacı idarece süresinde depo edilmemesi gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi üzerine, hem davacı hem de davalı vekillerinin istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararının onanması üzerine, davacı idare vekili tarafından kamu yararı, usul ekonomisi ilkeleri ve kamulaştırma işleminden vazgeçilmediği gerekçeleriyle bu ret kararı temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6591 E.  ,  2025/13891 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2480 Esas, 2025/403 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/349 Esas, 2024/271 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili ... köyü 1 36... parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, kamulaştırmadan artakalan alanda değer düşüklüğü oluşacağını, idarece takdir edilen bedelin düşük olduğunu, kapitalizasyon faizinin yüksek oranda belirlendiğini, %500 objektif değer artışı oranının uygulanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, gerçek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, kamu yararı adına davalıların dava süresince ve halen taşınmazları üzerinde tasarruf etmesinin yasak olduğunu, davacı kurumun kamulaştırma işleminden vazgeçmediğinden süresinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, mahkemece belirlenen kamulaştırma fark bedelinin depo edildiğini, kamulaştırılan taşınmazın gerçek bedeli belirlenirken hem kanun hem de Yargıtay İçtihatlarının dikkate alınması ve gerçek bedele ulaşmak için hakkaniyete uygun olarak bedel belirlenmesi gerektiğini, acele el koyma kararı nedeniyle davacı kurum tarafından el atılan taşınmazın kamulaştırma işlemi devam ettiğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin hatalı ve düşük tespit edildiğini ve kabul etmediklerini, bedelin depo edilmesi durumunda işin esasına girilmesini talep ettiklerini, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın ... Belediyesi sınırları içerisinde olduğunu ve belediye hizmetlerinden yararlandığını ve yerleşim merkezine çok yakın olduğunu, çevresinde fabrika ve bir çok tesis bulunduğunu, taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %3 olması gerekirken bilirkişi heyetince %4 olarak alınmasının yerinde olmadığını, objektif değer artışının en az %1000 olması gerektiğini, günümüz yüksek enflasyon oranları karşısında kamulaştırma bedelinin önemli derecede değer kaybettiğini ve bu kaybın karşılanması gerektiğini ve taşınmazın bulunduğu bölgedeki güncel değerlere uygun bir değer belirlenmesini talep ettiklerini, mahkemenin faize hükmederken kamu alacakları için ön görülen en yüksek oranda faize hükmetmesi gerektiğini, yargılamanın uzamasında davalının kusuru bulunmadığını, davalının mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince belirlenen kamulaştırma fark bedeli olan 2.253.656,19 TL'nin depo edilmesi için davacı tarafın yokluğunda usulüne uygun olarak 06.03.2024 tarihli muhtıra ile süre verildiği ve 02.05.2024 tarihli celse ile kanuna uygun olarak kesin süre verildiği ve buna ilişkin ara kararın davacı tarafa tebliğ olunduğunun anlaşıldığı, anılan bedel depo edilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verildiği, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra bedelin depo edildiğinin dosyaya sunulan dekonttan anlaşıldığı ancak İlk Derece Mahkemesinin kanuna uygun olarak verdiği kesin sürelerde yatırılmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunda bedelin sonradan yatırılmasına muvafakat edildiği belirtilmişse de davalı asil tarafından sunulan 18.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile "işin esasına girilmesi yönündeki muvafakatinden vazgeçtiğini belirterek, yerel mahkemece verilen ret kararının onanmasını" talep ettiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 26.07.2024 tarihinde depo kararını yerine getirdiği; ancak. davalı asılın 19.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile geç bloke edilen bedeli kabul etmediğini beyan ettiği gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.