Kadastro tespitine itiraz davasında Hazine ve diğer taraflar arasındaki zilyetlikle kazanım uyuşmazlığında bölge adliye mahkemesi kararının maddi hatası düzeltilerek onanması.
Özet: Bu kadastro tespitine itiraz davasında, mahkemeler zinciri boyunca, davalı adına yapılan ilk tespitin hatalı olduğu, asli müdahilin zilyetlikle kazanım iddialarının yerinde olmadığı, dolayısıyla taşınmazın Hazine adına tescili gerektiği yönündeki temel hüküm korunmuştur; ancak üst mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki "tespitin iptali" ifadesini "kadastro komisyonu tarafından yapılan tespitin iptali" şeklinde düzelterek, hükmü maddi bir hata giderilmesiyle onamıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/6257 E.  ,  2025/7285 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3505 E., 2023/2576 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/164 E., 2022/98 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı ....nin davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın asli müdahil ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
İstanbul ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 18 33... parsel sayılı 18.796,91 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Tespite karşı davalı ...'ın itirazı kadastro komisyonunca kabul edilmiş, taşınmazın malik sütunu iptal edilerek davalı ... adına tespitin yapılmasına, tutanağın diğer sütunlarının aynen muhafazasına karar verilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 18 33... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ancak davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediğini belirterek, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 1970 yılından günümüze dek kesintisiz ve aralıksız şekilde kullanıldığını, davalının taşınmaz üzerinde zilyet olmadığını, taşınmazın orman sınırları içinde yer almadığını ve müvekkili lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiğini belirterek, taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ve asli müdahil lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle asli müdahil ...'nun davasının reddine; davacı Hazinenin davasının kabulüne, dava konusu 18 33... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin iptali ile tespitteki vasıf ve miktarla ... adına tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulmuş; hükmün, asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; eksiklik bulunmadığı, delillerin toplandığı ancak kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş ve işbu karar, asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asli müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde "Kadastro Komisyonu tarafından yapılan tespitin" iptaline karar verilmesi gerekirken, "tespitin" iptaline karar verildiği, bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı ve bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; asli müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “davalı adına yapılan” ibaresinden sonra "Kadastro Komisyonu" ibaresinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.