İşverenin, çalışanların fazla çalışma ücretleri ve çalışma saatleri tespitine dayalı idari para cezasına yol açan iş teftiş raporunun iptali talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesi.
Özet: İşveren şirket, işçilerin gerçek dışı beyanlarına dayanarak hazırlandığını ve muhasebe, montaj ile tanıtım personelleri için belirlenen fazla çalışma ücreti ve prim alacaklarının haksız olduğunu iddia ederek Çalışma Bakanlığı teftiş raporunun iptali için dava açmış; ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, işyeri kayıtları ve tanık beyanlarıyla raporun aksi yönde bir belirleme yapılamadığını, işçilerin çalışma saatleri ve alacakları yönündeki tespitlerin geçerli olduğunu kabul ederek işverenin davasını reddetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8179 E.  ,  2025/9996 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/394 E., 2025/865 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 E., 2024/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; teftiş raporunda çalışma saatlerinin tamamen işçilerin gerçek dışı beyanlarına dayanılarak tanzim edildiğini, muhasebe personelinin en geç saat 18.00'de işten çıktıklarını, 20.00'de çıktıkları iddiasının gerçeği yansıtmadığını, montaj personelinin de en geç 18.00'de işten çıktıklarını, özellikle kış aylarında montaj işi yapılamayacağından fazla çalışma da olamayacağını, tanıtım personelinin fazla çalışma ücretine hak kazanmayacaklarını, serbest zamanlı çalıştıklarını, yaptıkları satış başına prim aldıklarını, müfettiş raporunda tanıtım personeline hem prim hemde fazla çalışma ücreti hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek müvekkili Şirket aleyhine tanzim edilen 29.11.2013 tarihli ve 57 sayılı teftiş raporunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Çalışma Bakanlığı) vekili cevap dilekçesinde; davanın 30 günlük sürede açılmadığının tespiti hâlinde davanın süreden reddi gerektiğini, müfettişlerce hazırlanan raporun işçi beyanları ve işveren vekilince ibraz edilen belgelere dayandığını, işçilerin beyanlarının birbirini doğrular nitelikte olduğunu, tutulan tutanağın işveren vekilince hiçbir itirazda bulunulmadan imzalandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... (İŞKUR) vekili cevap dilekçesinde; davada husumetleri bulunmadığını, dava konusu edilen ve iptali istenen raporun Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığının raporu olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davalı olarak gösterilmesinin usulsüz olduğunu, tespit davasının konusunu işçilik alacağı oluşturduğundan esasen davada Çalışma Bakanlığının da husumeti olmadığını, işverenin davacı, işçilerin ise davalı konumunda olması gerektiğini, raporun aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunu, raporun sadece evrak üzerinden değil, bizzat işyerine gidilerek işyeri gezilip görülerek, işveren vekili ve işçilerle görüşülerek ibraz edilen işyeri kayıt ve belgeleri incelenerek düzenlendiğini, raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerin usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Dâhili davalı ... vekili; müvekkilin davalı işyerinde 01.05.2008-09.01.2014 tarihleri arasında muhasebeci olarak çalıştığını, ücretlerini düzenli ve tam alamadığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, hafta tatili ile yıllık ücretli izinlerin kullandırılmadığını, iş sözleşmesini de bu nedenlerle haklı olarak feshettiğini, 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, bir dönem çalışmasının gece 22.00-22.30'lara kadar da devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Diğer dâhili davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, iptali istenen raporda; işyerinde çalışan işçilerin çalışma saatleri değerlendirildiğinde, muhasebecilerin haftalık 18 saatlik, diğer işçilerin ise haftalık 24 saatlik fazla çalışma ücretlerinin işçilerin işe giriş tarihleri ve 5 yıllık zamanaşımı dikkate alınarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 41. maddesi gereğince normal saat ücretlerinin %50 fazlasıyla ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı ve bu hususun davacı işverene yazılı olarak bildirildiği, müfettiş tarafından tüm işyerine şamil olmak üzere rapor tanzim edildiği, somut olayda davacı Şirketin itiraz sebeplerini, müfettiş incelemesi ile tutulan tutanaklar ve raporla varılan kanaatin aksi yönde olmak üzere, işyeri kayıt ve belgeleri ile somutlaştıramadığı, dinlenen tanık beyanları ve işçilerin açmış oldukları 4857 sayılı Kanun'dan doğan alacaklara dair davalar kapsamında verilen kararlar ile de raporun aksi yönde bir belirleme yapılamadığının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan tüm delillerin incelenmesi sonucu davanın reddine karar verildiği, verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Düzenlenen rapor neticesinde müvekkili aleyhine idari para cezası kesildiğini, dolayısıyla davada müfettiş raporunun iptali istenmekle birlikte aynı zamanda hükümsüz kalacak olan rapor esas alınarak tanzim edilen idari para cezasınında iptalinin istendiğini, salt raporda belirlenen alacaklar göz önüne alındığında idari para cezasının fahiş olduğunu,
2. Müfettişlerce gerçeğe aykırı çalışma saatleri ve prim tutarlarının ortaya konduğunu,
3. İşçilik alacak davaları ve sonuçlarının irdelenmediğini, dosya numaralarının bildirildiği halde hiçbir inceleme yapılmadığını,
4. İdari para cezasının tebligatının Şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan sıradan bir işçiye yapıldığını, bu nedenle itiraz süresinin başladığının kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 29.11.2013 tarihli teftiş raporunun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğine göre dava konusu inceleme raporunu hazırlayanların davalı İŞKUR çalışanı müfettişler olmadığı görülmektedir. Davada, davalı taraf olarak gösterilerek husumet yöneltilen Kurum, raporları düzenleyen İş Teftiş Kurulunun bir organı olmayıp ... teşkilatı içerisinde yer alan tüzel kişiliği haiz, idari ve mali bakımdan özerk bir kamu kurumudur. Buna göre davalı İŞKUR hakkında husumet yönünden ret kararı verilmesi gerekirken esastan ret kararı verilmesi ve yine tutanakta adı geçen işçilerin, şikâyetçi konumunda olmadıklarından, tamamına husumet yöneltilmesi gerekli olmamasına rağmen işçilerin tamamının davaya dâhil edilmesi hatalı ise de yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiğinden ve ayrıca temyiz edenin sıfatı da gözetilerek bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta yer alan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.