Kamu görevlilerine yönelik eleştirinin hakaret suçu oluşturmayacağı, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen mahkumiyetin Yargıtayca bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozarak, kamuoyunca tanınan kişilerin ve siyasetçilerin aldığı kararlara yönelik eleştirinin sınırlarının geniş olduğunu, sanığın sözlerinin kişilerin onur ve şerefini rencide edici boyutta olmaması ve siyasi iradenin tercihlerine ilişkin eleştiri niteliği taşıması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını, her ağır eleştirinin hakaret sayılamayacağını ve mahkûmiyetin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/15775 E.  ,  2025/19522 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI :2022/240 E., 2023/1843 K.
SUÇ :Hakaret
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastıyla değil eleştiri kastıyla hareket ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.01.2022 tarih, 2017/1152 E., 2022/28 K. Sayılı kararında belirtilen kriterler değerlendirildiğinde hakaret suçundan mahkûmiyetinin zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelip gelmediği ve gerçekleşmesi amaçlanan meşru amaçla orantılı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işlev nedeniyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda oldukları ve bunlara yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğu her zaman vurgulamıştır. Bu bakımdan olayın gerçekleşme koşulları ile birlikte sanığın amacı da gözetildiğinde sanığın alınan politik karar ve siyasi iradenin tercihlerinden memnun olmadığından hareketle katılanların şahsına değil eylemlerine ilişkin eleştiride bulunduğu ve hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilmelidir. Sanık tarafından katılanlara yönelik sözlerin, katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması, sözlerin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2025 tarihinde karar verildi.