Kuveytte Türk şirketi adına çalışan işçinin pandemi nedeniyle feshedilen sözleşmesi sonrası kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının Kuveytte bir Türk şirketi bünyesinde kaynak ustası olarak çalıştığı dönemdeki kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve Kuveyt kanunlarından kaynaklanan toz parası, ev yıpranma tazminatı, ramazan sosyal ödeneği gibi işçilik alacakları ile haksız fesih iddiasına ilişkin uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesi davalı şirketin husumet itirazını reddederek, davacının devamsızlık nedeniyle feshine dair savunmaları Türkiyede olduğu tespit edildiğinden itibara almamış ve çalışma süresi ile uygulanacak hukukun Kuveyt hukuku olduğunu belirlemiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/5875 E.  ,  2025/9432 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1229 E., 2025/1089 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/1376 E., 2023/645 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 08.08.2018 tarihinde davalı Şirketin Kuveyt hükümetinden almış olduğu Kuveyt uluslararası havalimanı inşaatında çalışmak için Kuveyt’e gittiğini, kaynak ustası olarak çalışmaya başladığını ve aylık ücretinin 1.700,00 Amerikan doları (USD) olduğunu, 10.03.2020 tarihinde izne geldiğini, akabinde pandemi sebebiyle uçuşların iptal olması nedeniyle çıkış yapamadığı için iş sözleşmesinin davalı tarafça 2020 yılı Haziran ayında feshedildiğini, pandemi koşullarında hâlihazırda kötü olan çalışma şartlarının daha da ağırlaştığını, gerekli tedbirlerin alınmadığını, aralarında müvekkilinin de bulunduğu işçilerin 05.05.2020 tarihinde hak ettikleri işçilik alacakları ödenmeksizin Türkiye'ye gönderildiklerini, bu sırada içeriğini bilmedikleri bir kısım evrakın okuma ve müzakere etme imkânı tanınmadan imzalatıldığını, iş sözleşmelerinin fiilî olarak haksız bir şekilde sonlandırıldığını, davacının çalışma süresi boyunca tatil günlerinde çalıştığını ve fazla çalışma yaptığını, ancak karşılıklarının ödenmediğini, Kuveyt kanunlarınca garanti altına alınan sosyal yardımların ve toz parası, ev yıpranma tazminatı alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, Kuveyt tarafından ödenen toz parası ve yıpranma tazminatı alacakları ile yine Kuveyt tarafından ramazan ayı boyunca işçiye ödenmek üzere işverene ücret adına ödenen sosyal ödenek alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep konusu yapılan alacakların zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının, müvekkili Şirket işçisi olmadığını, müvekkilinin Kuveyt'te havalimanı inşaatı adı altında herhangi bir şantiyesi bulunmadığını, davacının müvekkili Şirketin ortağı olduğu dava dışı ... İnşaat ... SPC Şirketinde çalıştığını, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuveyt arasında imzalanan İş Gücü Değişimi Hakkında Anlaşma uyarınca uyuşmazlığın Kuveyt iş mevzuatına göre çözümlenmesi gerektiğini, özlük dosyalarının incelenmesinde davacı işçinin arka arkaya yedi gün devamsızlık yaptığı, ihtara rağmen işbaşı yapmadığı, bu nedenle hakkında tutanak tutularak iş görme edimini kendisine hatırlatılmış olmasına rağmen yerine getirmediği için iş sözleşmesinin dava dışı işveren Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, iddia olunan çalışma şeklinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve işin gerektirdiği hâllerde fazla çalışma yapılması durumunda karşılığının ödendiğini, hafta tatillerini kullandığını, ulusal bayram genel tatil alacağı bulunmadığını, talep edilen faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, bu bağlamda Türkiye'deki emsal ücretin araştırılması ve Türk lirası üzerinden hesap yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dacının ... SPC Firması çalışanı olduğunun davalı tarafça kabul edildiği, Türkiye İş Kurumundan gelen müzekkere cevabında davacı tarafından imzalı herhangi bir yurt dışı iş sözleşmesinin bulunmadığının belirtildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesi ile talep döneminde sigortalılık kaydının bulunmadığı, 14.08.2018 başlangıç tarihli İngilizce ve Arapça dilleri ile hazırlanmış iş sözleşmesinin sunulduğu, emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile Kuveyt Uluslararası Havalimanı yapım işinde çalışan işçiler bakımından davalı ile ... İnşaat ... SPC Firması arasında bağ bulunduğu olgusu kabul edilmekle davalının husumet itirazının reddi gerektiği, davacının yurda giriş ve çıkış kayıtlarının incelenmesi ile 10.03.2020 tarihinde yurda giriş yaptığı ve tutanak ve fesih bildirim tarihlerinde davacının Türkiye'de olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davalı tarafça sunulan fesih bildirimi ve tutanaklara itibar edilmediği, davacının feshe ilişkin iddiası Haziran 2020 olmakla banka kayıtlarında görülen son ödemenin de 07.06.2020 tarihli olduğu gözetilerek çalışma süresi ... kayıtları da dikkate alınarak 08.08.2018-07.06.2020 tarihleri arasında olduğu, mutad işyeri olan işin görüldüğü yer hukukunun uygulanması ilkesi gereğince ve davalı taraf cevap dilekçesi ile yapılan savunma, davacının Kuveyt hukukuna göre yapılan hesaplamalar dikkate alınarak ıslah talebinde bulunulduğu da gözetildiğinde uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, pandemi nedeni ile işyerine dönüş yapamayan davacının kusurundan bahsedilemeyeceğinden davalının fesih gerekçesini ispat edemediği, davalı tarafça sunulan payroll belgeleri ile banka kayıtları dikkate alındığında talep edilen alacaklara ilişkin davalı tarafça ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla davacının bakiye alacağının bulunmadığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelere süresinde itiraz etmediği anlaşılmakla banka kayıtlarına yönelik davacı taraf itirazına itibar edilmediği, toz parası, yıpranma tazminatı ve sosyal ödenek alacaklarının varlığına dair delil sunulmamakla ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin ... kayıtlarına göre 08.08.2018-07.06.2020 tarihleri arasında 1 yıl 10 ay kabul edilmesi ve uyuşmazlıkta Kuveyt hukukunun uygulanmış olmasının yerinde olduğu, emsal kararlarla organik bağ bulunduğu olgusu kabul edilmekle davalının husumet itirazının reddi gerektiği, uyuşmazlık konusu yapılan ve kabulüne karar verilen alacak kalemlerinin dosya içeriğine göre ispatlanmış olduğu, Türk lirası üzerinde hüküm kurulmuş olmasının yerinde olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin çalışma süresince hafta tatili kullanmadan 07.00-21.00 saatleri arasında fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, ancak bu çalışmaları karşılıklarının ödenemediğini,
b. Sosyal yardım alacağı taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, zira somut olayda müvekkilinin yurt dışı çalışmaları hususunda davalı işverenin mezkur dosyaya hiçbir bilgi ve belgeyi sunmadığını, bordro, çalışma belgesi ve buna benzer hiçbir belgeyi vermediğini,
c. Dava dilekçesinin "Konu" ile "Sonuç ve İstem" başlıklı kısmında müvekkilinin işçilik alacaklarının USD kuru üzerinden hesaplanması hususunun talep edilmesine, dava dilekçesi içeriğinde bu hususa yer verilmesine, ücretin USD olduğunun açıkça belirtilmesine rağmen Türk lirası üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
d. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ... formatında hazırlanmış, üzerinde hiçbir imza ve kaşe olmayan belgelerin hukuken delil olarak kabulü mümkün olmamasına rağmen bu belgelere itibar edilerek hesaplama yapıldığını,
e. Çalışılan ülkenin doğal coğrafi örtüsünün çöl olması ve bu coğrafi şartların ağırlığı sebebiyle, ülkeyi çalışma için cazibe merkezi hâline getirmek amacıyla, işçiler arasında toz parası-yıpranma tazminatı olarak telakki edilen ve bir nevi yıpranma tazminatı olan alacağın ödenmesi gerektiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkili Şirkete husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığını,
b. Davacının iş sözleşmesinin işvereni Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, iş görme edimini kendisine hatırlatılmasına rağmen yedi gün üst üste yerine getirmediğini, davranışı neticesinde iş sözleşmesinin Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 42. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(h) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini,
c. Uygulanacak hukukun Kuveyt hukuku olması karşısında hükmedilen alacak kalemlerine yazılı şekilde faiz işletilmesinin kabul edilemez olduğunu beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, hüküm altına alınan alacakların hangi para birimi üzerinden kabulü gerektiği, husumet, fesih, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabı ile bu alacakların davalı tarafça usulüne uygun biçimde ödenip ödenmediği, Kuveyt ülkesi tarafından sağlanan sosyal yardım alacaklarının varlığı, faiz tür ve başlangıç tarihlerinin doğru belirlenip belirlenmediği konularına ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça talep olunan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil calışması ile hafta tatili ücreti alacağı talebinin reddine karar verilerek buna gerekçe olarak da davalı tarafça sunulan payroll belgeleri ile banka kayıtları dikkate alındığında bilirkişi raporları ile yapılan hesaplama gereğince davalı tarafça ödemelerin yapıldığının anlaşıldığı; davacının, cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelere süresinde itiraz etmediği gerekçesiyle bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davacı tarafın banka kayıtlarına yönelik itirazına itibar edilmediği belirtilmiştir. Ancak Mahkemenin ret gerekçesi dosya kapsamına uygun olmadığı gibi usul ve kanuna da uyarlık göstermemektedir. Zira dosya içeriğinde, davacıya cevap dilekçesi ekinde belge tebliğ edildiğine dair bir bilgi veya belge bulunmadığı gibi tebliğ mazbatasında da bu hususta bir açıklık yer almamaktadır. Kaldı ki aksi kabulde dahi tarafın tebliğ edildiği iddia edilen belgeye itiraz etmemesi bilirkişi raporuna itiraz etmesine engel teşkil etmeyeceğinden, davacı tarafça ileri sürülen iddia ve itirazlar karşılanmadan sonuca gidilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde hatalı olmuştur.
Diğer taraftan hükme dayanak tutulan bilirkişi raporlarının söz konusu alacak talepleri bakımından denetime elverişli olmadığı; davacının hak tutarına nazaran hangi belgelerle ne tutarda ödeme yapıldığının rapor içeriğinden anlaşılamadığı gibi söz konusu belgelerin sıhhatine ilişkin de yeterince araştırma yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şu hâlde yapılması gereken iş, davacı tarafın beyan ve itirazlarını karşılar mahiyette denetime elverişli ve net tespitler içeren yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak ödeme belgelerinin geçerli olup olmadığının tespiti ile bu belgelere göre hangi alacak kalemi için ne tutarda ödeme yapıldığının denetlenebilecek şekilde açıklığa kavuşturulmasıdır.
Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre tarafların temyiz konusu yaptığı diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.