Resmi görevli polis aracının karıştığı ölümlü trafik kazası sonrası destekten yoksun kalma, manevi tazminat ve idare sorumluluğunun değerlendirildiği dava.
Özet: Bu dava, görevli bir polis memurunun neden olduğu iddia edilen trafik kazasında ölen bir kişinin yakınları tarafından destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle açılmıştır; davacılar, polis memurunun hız ve kırmızı ışık ihlaliyle ölüme yol açtığını ileri sürerek maddi ve manevi kayıplarının tazminini talep ederken, davalı polis memuru ise olayın mesai sırasında gerçekleştiğini, fren arızası olduğunu, maktul ve çevresel faktörlerin de kusurlu olabileceğini iddia ederek husumet nedeniyle davanın reddini talep etmektedir.

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/28 - 2022/968İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye (Ticaret) Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/6 03... /293 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacıların müşterek murisi ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki araca İç İşleri Bakanlığı ... İl Emniyet Müdürlüğü personeli ...'ın sevk ve idaresindeki aracın D-330 ... yolu kavşağında çarpması sonucu müvekkili davacıların müşterek murisi ...'ın ağır yaralandığını ve tüm müdahalelere rağmen hayati tehlike nedeniyle ...'a sevk edildiğini ve ... Hastanesinde 06.09.2015 tarihinde tüm tedavi ve müdahalelere rağmen kurtarılamadığını, hayatını kaybeden ...'ın ailenin bekar ve evde yaşayan tek çocuğu olup anne ve babasının bakımı ve maddi ihtiyaçlarını karşıladığını, müşterek murisleri ...'ın ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını maddi olarak şu an ve ileriye dönük zarar gördüklerini, müteveffanın ölümüne sebep olan aracın davalı ... şirketinin ... poliçe numaralı sigortalı aracı olduğunu, trafik kazasına karışan ve tam kusurlu olan aracın davalı ... tarafından her türlü maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatlarına karşı sigorta poliçesi kapsamına alındığını, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktarın ölüm halinde kişi başına 268.000,00 TL olduğunu, trafik kazasında tam kusurlu olan ve müteveffanın ölümüne sebebiyen veren araç sürücüsünün ... İl Emniyet Müdürlüğünde görevli memur olduğunu, trafik kazasının resmi araç ile gerçekleştiğini, şoförün aracı kontrolsüz şekilde aşırı hızlı kullandığı ve kavşakta mevcut trafik ışıklarına uymayarak kırmızı ışıkta geçtiğini ve bu şekilde müteveffanın ölümüne sebebiyet verdiğini, bu nedenle müteveffanın murislerinin uğradığı maddi ve manevi kayıplardan diğer davalılarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek destekten yoksun kalınan maddi tazminatın tam ve kesin tespitininin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza neticesinde vefat eden ...'ın ölüm (06.09.2015) tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsil sorumlu davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, davacı murislerin ve diğer aile fertlerinin bu acı ölüm neticesinde yaşadıkları manevi çöküntünün bir nebze dindirilmesi için davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davacı Anne ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın vefat eden ...' ın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsil sorumlu davalı TC ... ve ... 'tan alınarak müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat taleplerini artırmıştır.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayın gerçekleştiği sırada müvekkilinin ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak çalıştığını ve olayın mesai saaatleri içerisinde müvekkili görevdeyken gerçekleştiğini, Anayasa'ya ve Devlet Memurları Kanununa göre ancak idare aleyhine dava açılabileceğini, kazaya konu aracın sigortalı olduğunu, hükmedilecek tazminatın öncelikle sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, SGK tarafından ödenen bir sermaye payı ödemesinin olması halinde bunun hükmedilecek tazminattın indirilmesi gerektiğini, Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/79 Esas numaralı dosya içerisinde bulunan kusur oranına ilişkin raporun eksik ve hatalı değerlendirmeler neticesinde tanzim edildiğini, kusur oranına ilişin raporun tanzimi sırasında müvekkilinin itirazlarının dikkate alınmadığını, kazanın oluşumunda ... ' ın açık bir şekilde belirttiğini, kusur oranına ilişkin alınacak raporda aniden ortaya çıkan motosiklet sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığı ayrıca megafonla uyarıya rağmen gerekli önlemi almayan ...' nun kusuru bulunup bulunmadığı görüş açısını düşüren sanayi sitesi çıkışında bulunan ağaç ve kulübe nedeniyle karayollarının veya başka birisinin kurusu bulunup bulunmadığı ayrıca emniyet kemeri takmamış olan maktulün kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin olası bir terör saldırısına maruz kalmamak için şerit için sabit bir hızla yaklaşık 50-60 km hızla hareket ettiğini, ancak kırmızı ışığı görünce frendeki arıza nedeniyle hızını azaltamadığını, fren tutmayınca megafonla uyarı yaptığını ancak söz konusu kazanın meydana gelmesine engel olamadığını, gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilinin de ciddi olarak yaralandığını, Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/79 esas numaralı dosyasında 3 yıl 4 ay hapis cezası aldığını, bu nedenlerle memuriyetini kaybetme durumu olduğunu belirterek davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tazminat sorumluluğunun tarafların kusur durumları göz önüne alınarak bilirkişi marifeti ile saptanabileceğini, maddi tazminat isteminin nelerden ibaret olduğunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği aksi takdirde herhangi bir belgeye dayanmayan talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacıların manevi tazminat talebine faiz işletilmesinin yerinde olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup ölüm halinde maddi tazminat talepleri için ölen şahıs başına azami poliçe teminat limatının 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, bu tür poliçeler ile üçüncü kişilerin haksız zenginleşmesinin bir yolu olmayıp bu şahısların maruz kaldıkları gerçek zararın teminat altına alındığını, vefat eden şahısla SGK tarafından bir ödeme yapılmışsa bu ödemenin tazminat miktarından mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemekle aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limit ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebi yönünden; davanın kabulü ile toplam 75.779,32 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, davalı ... ve davalı sürücü ... yönünden müteveffanın ölüm tarihi olan 06.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsili ile 42.481,63 TL'sinin davacı ...'a, 33.297,69 TL'sinin davacı ...'a verilmesine; manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın müteveffanın ölüm tarihi olan 06.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı davalı ... ile ...'ndan müteselsilen tahsili ile 30.000,00 TL'sinin davacı ...'a 30.000,00 TL'sinin davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf nedenlerini tekrar ederek; olayın trafik iş kazası niteliğinde olduğunu, ...'ın kusurunun araştırılmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının irdelenmediğini, müteveffanın, davacıların tek çocuğu olmadığını (10 çocuk) kardeşleri ile destek olması gerektiğini, kusura itiraz ettiklerini, kazanın motosikletli şahsa çarpmamak için oluştuğunu, kusurun 3. kişi nedeniyle bölündüğünü veya illiyetin kesildiğini, müteveffanın içinde bulunduğu aracın sürücüsünün kırmızı ışıkta durmayan bir aracın geldiğini görerek yola çıkmaması gerektiğini, kusura ilişkin alınan iki rapor arasında çelişki olduğunu, giderilmesi gerektiğini, manevi tazminatların reddedilen kısımları yönünden lehlerine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeBölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin (2). fıkrası gereği, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyecek olduğunun belirlenmiş olmasına ve davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalı olsa da usul ekonomisi gözetildiğinde aradaki farkın (eksik hükmedilen tutar 300,00 TL olup) yargısal öneminin gözetilmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'ndan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.